Lernen Sie, wie man cam in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Erken Ortaçağ cam üretimi Roma cam teknolojisinin bir devamı mıdır?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam kırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir cam parçası ile parmağını kesti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam dokunmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O cam bölmeyi kim kırdı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam kim tarafından kırıldı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam kolayca kırılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam kumdan yapılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam parçalara bölündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kırık cam üstüne basmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmalılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam kırılabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam vazolardan birini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir cam parçasıyla sağ elimi kestim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sınıfta bir cam kırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Suç mahallinde çok fazla kan ve kırık cam bulundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Okulda dört çöp kutusu vardır: kağıt için bir, plastik için bir ve cam ve metal için iki tane daha.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz çöktü ve kırık cam parçalarını aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, kırılmış cam parçalarını yerden aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir cam kırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam biri tarafından kırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kâğıt, karton, cam ve bahçe artıkları ayrı alınır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
On dakika önce cam kırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam ne zaman kırılmış?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arabanın anteni, ön cam içinde monte edilmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Camın içine sıcak su dökmeyin yoksa cam çatlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Türkiye'de, çağdaş anlamda ilk cam fabrikası, 1934 yılında İstanbul Paşabahçe'de kuruldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom cam vazolardan birini aldı ve onu Mary'ye fırlattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Süt cam şişeler içinde satılıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Süt cam şişelerde satılırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam sileceklerimi değiştirtmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bahçede cam bir heykel var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom cam kapıdan bakıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mutluluk cam gibidir: kırılgandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Rafta bir sürü boş cam kavanoz var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her yerde kırık cam vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un sağ elinin arkası bir cam kıymığı tarafından yaralandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zeminde her yerde kırık cam vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bir cam mozaik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben cam kesiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben cam kestim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu cam kurşun geçirmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir cam kırıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Camımdaki karı temizlemek için cam sileceğimi kullandım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sıcak yüzünden cam açık yattım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cam, saydam ve çok kırılgan bir maddedir.
Cam şişeler artık çok kullanılmaz.
Kızım bir cam parçası ile damarlarını kesti.
Tahta bacaklı ve cam gözlü bir anne geliyor.
Hayatın karayolunda bazen böcek olacaksın başka zamanlar ön cam olacaksın.
Yerde kırık cam parçaları vardı.
Kırık cam tahta kaplandı.
Ben cam bir vazo aldım.
Bir şey göremiyorum. Ön cam çok kirli.
Kahkaha bir cam sileceği gibidir. Yağmuru durduramaz, ancak seni ileri doğru hareket ettirir.
Cam basınç altında kırılma yeteneğine sahiptir.
Her yerde parçalanmış cam vardı.
Kırık cam parçaları güneşte parlıyordu.
Amcamın cam gözü ve tahta bacağı vardır.
Mataralar cam veya plastikten mi yapılmış?
Kağıt, cam ve plastik geri dönüştürülebilir malzemelerdir.
Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.
Tom dizlerini cam sehpa üzerine çarptı.
Yerde kırık cam vardı.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.
Cam üfleme teknikleri icat edildiğinde cam Roma döneminde önemli ölçüde gelişti.
Deniz cam kadar pürüzsüzdü.
Duvarın üstünde kırık cam vardı.
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.
Cam sileceklerini ne sıklıkta değiştiriyorsun?
Cam sileceklerin ne kadar yeni?
Tom üç cam kırdı.
Hemşire hastaya portakal suyunu bir cam tüp vasıtasıyla verdi.
Cam sileceklerini açmalısın.
Tom bir cam eriticidir.
Tom cam pencereye doğru yürüdü.
Bu cam kirli mi?
Tom cam kırıklarının üzerine bastı.
Cam kenarı koltuk istiyorum.
Sami cam kenarında oturuyordu.
Henüz yeni cam sileceklerine ihtiyacım yok.
Tom cam açık uyudu.
Cam cama, can cana.
Ali'nin dedesi cam ustasıydı.
Tom cam kenarında oturuyordu.
Ali cam fanusta yaşıyor.
Cam gibi gençlerdik; kırdılar, keskinleştik.
İnsanın cam tavanları görecek kadar siyaset ve tarih bilinci olmalı.
Cam kettle hem daha şık hem daha sağlıklı.
Mutfak balkonuna cam taktırdılar.
Yağmurlu havada cam silinmez.
Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.
Cam önemli bir malzemedir.
Cam önemli bir maddedir.
Maden suları neden daha çok cam şişede satılıyor?
Boş cam şişeleri geri dönüşüm konteynerine attı.
Ön cam mükemmel görünüyor.