Lernen Sie, wie man babam in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam genellike eve altıda gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam sıklıkla televizyon izlerken uykuya düşer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam doktor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam çiçekleri suluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam kanserden öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam parkta bir yürüyüş yapıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam istasyona saat beşte varıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam yakında kırk yaşında olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim babam sadece on beş yaşında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam, doğum günüm için bana bir kamera aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bana bir çift eldiven aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam, senin anneni çok iyi tanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon izler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon seyreder.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam genellikle eve yedide gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bana kitabı aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O benim babam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam, doğum günüm için bana birkaç CD aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam Çin'e gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam Çin'e gidiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdi
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam üniversiteye devam etmeme izin vermezdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bana büyük bir servet bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam çok iyi araba sürer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam neden mutfakta?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam ofisine genellikle otobüsle gider.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam beni piyano çalmayı öğrenmek için cesaretlendirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam banka memurudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bir yapı ustasıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam benim köpek bakmama izin vermez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bir iş adamıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam elli yaşında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam gençken iyi yüzerdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annem ve babam ben doğmadan önce evlendiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim babam ne sigara ne de içki içer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annem ve babam ben gelmeden önce ayrılmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam yarın eve geliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam beş yıl önce öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam, evliliğimi kabul etmeyecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam Lego Technic'i sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam o kadar yaşlı ki çalışamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bir lisede İngilizce dersine giriyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam işten çıkarıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bana bir oyun verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana babam tarafından bir bilgisayar oyunu verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam kadar uzun boyluyum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üzgünüm babam dışarıda.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam ve annem bana bir bisiklet aldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam gençtir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam yaşlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam, çok eski bir araba kullanıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam uçak uçurabiliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam yürüyüş yapar.
Babam benim arkadaşım çünkü bana bir sürü oyuncak veriyor.
Babam gerçekten çok konuşmaz.
Babam beni iyi bir azarladıktan sonra ondan vazgeçtim.
Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.
İstasyonda karşılaştığın adam benim babam.
Babam, ben doğmadan önce öldü.
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.
Babam hayatında hiç hasta olmadı.
Benim ailem, babam, annem ve küçük kız kardeşimden oluşmaktadır.
Babam her zaman onu teşvik ediyor.
Babam bahçede.
Babam bana halasının adını verdi.
Babam bana teyzesinin adını verdi.
Babam pirinç yetiştirir.
Babam balık tutmaya gitti.
Babam bizim kampa gitmemizi önerdi.
Babam hava yoluyla dünyanın her yerine seyahat etti.
Babam gençken iyi yüzebiliyordu.
Babam ve büyük erkek kardeşim bu fabrikada çalışırlar.
Babam hatalarını kabul edemeyecek kadar inatçıdır.
Babam öleli üç yıl oldu.
Babam dün bir kalp krizi geçirdi fakat yakınlarda bir kliniğe sahip olduğu için şanslıydı.
Ben, annem ve babam tarafından sevilirim.
Babam parkta yürüyüş yapar.
Babam bir müzisyendi ve ben onun yolundan gideceğim.
Babam bana Bill ile dışarı çıkmama izin vermez.
Babam iş için yılda iki kez Sydney'e gider.
Annem ve babam benim Mary ile evlenmemi onayladı.
Babam içeride.
Babam sigara içer.
Babam dışarıda.
Babam meşgul.
Babam uzun boylu.
Babam meşguldü.
Annem ve babam yaşlı.
Babam bir kamera satın aldı.
Babam, pizza seviyor.
Babam çok iyidir.
Babam tenisi sever.
Babam bir öğretmendir.
Babam bana yardım edecek.
Babam her zaman meşgul.
Babam nadiren sigara içer.
Babam işini seviyor.
Babam çok yorgun.