Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bağımsız"

Lernen Sie, wie man bağımsız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O günlerde, Amerika Birleşik Krallık'tan bağımsız değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eğer üniversiteye gidebilirse ebeveynlerinden ekonomik olarak bağımsız olabileceğini düşündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

1847 yılında, onlar kendilerini bağımsız ilan ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

John ailesinden tamamen bağımsız olmak istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rusya'daki gazeteciler özgür değil, bağımsız değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kenya 1963'te bağımsız oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mali açıdan bağımsız oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ebeveynlerinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ülkeniz ne kadar süredir bağımsız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona ailesinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amerika İngiltere'den ne zaman bağımsız oldu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O dışa bağımsız yaşamaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

1991 Sovyetler Birliği dağıldığında Ukrayna tekrar bağımsız oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Vatikan bağımsız bir ülkedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bağımsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Apartmanında tek başına olduğunda, bağımsız hissedersin. Odanda tek başına olduğunda, özgür hissedersin. Yatağında tek başına olduğunda, yalnız hissedersin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bağımsız olmayı severim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bağımsız olarak zengin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bağımsız olarak zengin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary güçlü, bağımsız bir kadın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Porto Riko bağımsız bir devlet değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O daha bağımsız olmak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Güney Afrika 1961'de bağımsız oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Anne babasından ekonomik olarak bağımsız değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bağımsız bir film yapıcısı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

1962'den beri Cezayir bağımsız bir devlet olmuştur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

2006'dan beri Karadağ tekrar bağımsız bir devlet.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dick ebeveynlerine bağlıydı fakat o şimdi onlardan bağımsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların bağımsız işlerinin farkında mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu, birazcık bağımsız olduklarını ispatlamaya çalıştıkları içindir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

2014 yılında İskoçya bağımsız bir devlet olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bağımsız bir düşünür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir bağımsız düşünürdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom mali olarak bağımsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünyada kaç tane bağımsız ülke vardır?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok bağımsız film düşük bütçelerle yapılmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendi ayakların üzerinde durmak bağımsız olmak anlamına gelir.

Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.

Türk ülkeleri bağımsız kaladuracaklar.

Milliyetlerinden bağımsız olarak herkes çok hoş karşılanıyor.

Tom bir bağımsız yazar.

Sen bağımsız mısın?

Angola 1975'te bağımsız oldu.

Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.

İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?

Aachen kenti bağımsız bölge olarak yönetilmiş.

Gençler ailelerinden bağımsız olmak istiyorlar.

Bahamalar 1973'te bağımsız oldu.

O bağımsız bir düşünürdür.

Antigua ve Barbuda bağımsız bir ülkedir.

O bağımsız bir film.

Bağımsız Kafkaslar!

Demokrasilerde, basının bağımsız olması önemlidir.

Kesinlikle ailesinden bağımsız.

Kosova artık bağımsız bir ülkedir.

Dünya tarihinin bu aşamasında Amerika Birleşik Devletlerinde bağımsız bir basın diye bir şey yoktur.

Bu bağımsız bir makinedir.

Onlar insanların bağımsız olmalarını istemiyorlar.

Ben her zaman bağımsız bir düşünür oldum.

O, anne ve babasından bağımsız olmak istiyor.

Ben çok bağımsız biriyim.

Tom çok bağımsız fikirli.

Zengin olmak zorunda değilsiniz, daha ziyade, bağımsız olmanız gerekmektedir.

Bangladeş 1971'de bağımsız oldu.

Düğün töreni hava koşullarından bağımsız olarak düzenlenecek.

Bağımsız bir soruşturmaya ihtiyacımız var.

Fadıl daha bağımsız olmak istedi.

Leyla, arkasında 3 tane felaket evliliği olan bağımsız bir kadındı.

Tom daha bağımsız olmak istedi.

Mary çok bağımsız bir kadındır.

Bağımsız olmak istiyorum.

Tom bağımsız fikir sahibi bir adamdır.

Hiçbir bağımsız onay yoktu.

Türkiye 29 Ekim 1923 tarihinde bağımsız bir cumhuriyet oldu.

Tom bağımsız bir kişidir.

Mary çok bağımsız bir kızdır.

Tom bağımsız, değil mi?

Bir işim olduğu için ailemden bağımsız olabilirim.

Tom çok bağımsız bir insandır.

İtalya'nın içinde iki bağımsız devlet vardır: San Marino ve Vatikan.

O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak.

Bu ilke, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir.

İngiliz koruyuculuğu altında bir bağımsız Kürdistan kurulması ile ilgili propaganda ve bu amacı güdenler saf dışı edildi, Kürtler Türklerle birleşti.

Bağımsız ol!

Bin dokuz yüz altmış bir yılı, birçok Baptist'in devletin din karşıtı düzenlemelerine uymayı reddedip bağımsız bir kilise kurduğu, Rus Baptist Kardeşliği'nin uyanış yılı olarak adlandırılır.

Bağımsız yargı, işleyen bir demokrasinin olmazsa olmazlarındandır.

Cezayir tam bağımsız bir ülke.

Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye!

Karar sana ait, bu tamamen benden bağımsız bir hadise.

Tom bugünlerde sosyal mesafeyi korumak için hava durumundan bağımsız olarak protokol şemsiyesi taşıyor.

Diğer üç koltuk bağımsız adaylara gitti.

Boskovski bağımsız aday olarak yarışıyor.

On iki tane de bağımsız aday var.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen