Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "asker"

Lernen Sie, wie man asker in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Acemi asker skandalı kamu görevlilerini ve rüşvet olarak RecruitCoscom'dan gizli payları alan politikacıları ilgilendiren bir rüşvet skandalıdır. Hisseler sürekli yükseliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İki asker kapıda nöbet tuttu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Binlerce asker ve sivil ölüyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her iki tarafta da milyonlarca asker ölüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Binlerce ve binlerce asker hayatlarını kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yaklaşık dört bin asker öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dört asker ve on iki sivil öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Altı yüz bin asker öldürüldü veya yaralandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

14.000 asker neden kayboldu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ordu, madencileri uzaklaştırmak için asker gönderdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker cesurca davrandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker, tüfeğiyle düşmana ateş açmayı reddetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker bacağından yaralanmıştı ve hareket edemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker bacağından yaralandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker eylemde öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker yerde yaralı yatıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker onun adını verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker yaralarını hafife aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarası önemsizmiş gibi asker devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker zerre kadar ölmekten korkmuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker uzanmış ölüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker silahsız bir düşmana ateş etmeyi reddetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker yatakta acı içinde uzanıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker bana su verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaşta çok sayıda asker yaralandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker mızraklarla ilgili endişeleniyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker uzaklaşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Olay, Yemen'in güneyindeki El-Mukalla şehrindeki başkanlık sarayını hedefleyen ve 30 asker ve subayın ölümüyle sonuçlanan saldırının sorumluluğunun El Kaide tarafından yayınlanan bir bildiri ile üstlenilmesinden sonra meydana geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada bir sürü asker öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker acı ile inledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker silahını adama doğrulttu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yaralı asker güçlükle yürüyebiliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

II. Dünya Savaşı'nda birçok asker öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Saldırıda birkaç asker yaralandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bir asker değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz asker değiliz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir paraşütçü asker miydi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir asker kaçağı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker elleri cepte yürür mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker bacak bacak üstüne atar mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir asker.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asker koştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

"O kim?" "Savaşacak bir asker."

Artık bir asker değilim.

Asker miydin?

Asker miydiniz?

Asker bir öğretmen oldu.

Tom bir asker oldu.

Burada bir sürü asker öldü.

Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.

Asker ayrılmak için resmi izin aldı.

Asker oyuncakları dükkanlarca bolca bulunur.

Şu adamlar asker.

Tom bir asker değildi.

Asker kökenli misin?

Tom geçen haftadan beri asker kaçağı.

Henüz senin dışında bir asker yapacağız.

Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.

Asker kendi hayatı pahasına arkadaşını kurtardı.

Onlar gerçekten asker mi?

O adam bir asker.

Savaşta binlerce asker öldü.

Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.

Onun cesur bir asker olduğuna inanılır.

Tom benim bir asker olmamı istemiyordu.

Savaş alanındaki her asker eve döneceğine inanmalı.

Asker bayrağı kaldırdı.

Bush, Irak ve Afganistan'da paralı asker kullanmak istemiyor.

Diğer koloniler yardım etmek için asker göndermeye başladı.

Tom akvaryumu için birkaç asker balığı aldı.

Ben orada tereddüt ederek ayakta dururken, bir grup asker restorana girdi, belki sekiz ya da dokuz genç adam.

Her iki asker öldü.

Kaç asker savaştı?

Biz hepimiz asker olduk.

Onlar asker kaçağıydı.

Binlerce genç asker savaşa hazırlanıyor.

Üç asker bizi korurken öldü.

Gerçekten bir asker olmak ister misin?

Tom'un bir asker olmasını istemiyorum.

Asker talebi reddedemediğine karar verdi.

Benim oğullarım asker.

Üç asker yaralandı.

Bir sürü asker burada öldü.

Özel kuvvetlerden çok az asker evlenirler.

Bir müfrezede yaklaşık otuz asker vardır.

Asker, annesine bir mektup yazdı.

Yakışıklı genç bir asker, bir hemşireye aşık oldu ve savaştan sonra onunla evlendi.

Tom bir grup paralı asker tarafından yakalandı.

Yirmi altı asker, firar nedeniyle idam edildi.

Karargahta birkaç gönüllü asker var.

Asker sipere sığındı.

Onların yarısından daha az sağ kalanı ile beş yüz asker şehre gönderildi.

Beş yüz asker kente gönderildi ve onların yarısından daha azı hayatta kaldı.

Son yıllarda, bir asker olarak hizmet etmenin itibarı sürekli düşürüldü.

Tom hâlâ bir acemi asker.

Savaş bittiğinde, birkaç asker eve döndü.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen