Lernen Sie, wie man arazi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok fazla arazi tutuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Engebeli arazi yürüyüşçülerin ilerlemesini frenledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi Tom'a aittir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi çok fazlaya mal olmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uzakta arazi gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dük bir sürü arazi tutuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi Bay Ikeda'ya aittir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir arazi aracına ihtiyacım yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi kimin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi 8 parçaya bölündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi iyi ürün verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi benim mülkiyetimdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi dağlık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar arazi sahibi olmak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yıl arazi ekili değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekilebilir arazi mahsul yetiştirilebilen arazi demektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi bize ait.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi onlara ait.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi bana ait.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi ona ait.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi okula ait.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi kraliyet ailesi'ne aittir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim arazi devralınıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Boston'a yakın biraz arazi aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden bu arazi geliştirilmedi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden bu arazi henüz gelişmedi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi bir köy oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biraz arazi almam gerekiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Düz arazi hiçbir dağ veya tepeye sahip değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom üç yıl önce satın aldığı arazi üzerinde bir ev inşa etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse ülkemden arazi satın almak istemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu ev ve bu arazi benimdir!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim emekliliğim için sekiz dönüm arazi satın aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu arazi parçası hiçbir şeye değmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dan annesinden miras kalan arazi üzerinde vergilendirilmek istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi çok verimlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arazi fiyatları yükselecek gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun üzerinde bir ev inşa etme planıyla bir arazi satın aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dan, Nevada'da bir dönüm arazi satın aldı.
Arazi bir park haline dönüştürüldü.
Onlar birçok arazi sahibiler.
Tom, Boston yakınlarında arazi aldı.
Dedesinden birkaç hektar arazi miras aldı.
O, bir ev inşa etmek amacıyla arazi satın aldı.
Bu arazi parçası benim malımdır.
Arazi neredeyse tamamen yabani böğürtlen çalılarla kaplanmıştı.
Bu arazi halkım için kutsaldır.
Arazi bir gecekondu oldu.
Burada satılık bir arazi var mı?
Yabancı bir arazi yok; yalnızca yabancı olan seyyah budur.
Arazi güzel yeşil çimlerle kaplıdır.
Gökdelenler ve çok katlı binalar çok verimli bir arazi kullanımıdır.
Görünüşe göre, bütün bu arazi Tom'a ait.
Ben Boston yakınlarında biraz arazi satın aldım.
Bu arazi ona aittir.
Bu arazi Tom'undur.
Tom'un sınıfı geçen pazartesi bir arazi gezisine çıktı.
Arazi burada düz.
Ali arazi oldu.
Tom'a arazi miras kaldı.
Uzay arazi arabaları, Mars yüzeyinde en az 90 gün dayanacak şekilde dizayn edilmişlerdi.
Yanni, Cezayir'de daha fazla arazi satın alıyordu.
Arazi şu anda karla örtülü.
Bölgenin imar planı değişince dededen kalma zeytinlikleri, otel ve turistik tesis yapmak için müteahhitlerin kapmaya hatta çökmeye çalıştığı bir kupon arazi hâline geldi.
Arazi küçük, iz ara.
İşte, bu evlerin olduğu yerler, ekilebilir arazi idi.
Bu arazi dağlarla doludur.