Lernen Sie, wie man ani in einem Türkisch Satz verwendet. Über 87 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Linda, babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani bir fırtınadan dengesini kaybettiği için, ip cambazı ölümüne düştü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Havada ani bir değişiklik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani hareket yapmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar onun ani ölümüne derinden üzüldüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un cevabı ani oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ultraviyole ışınlarının ani artışı araştırmacıları ozon deliklerinin varlığına inandırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, binaya girdiğinde, ani bir çığlık sesiyle korkutuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ani bir ağrı hissetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ani ölümü bir trajedi idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yan tarafımda ani bir ağrı hissettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani hastalığı buradan gitmesini engelledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ani ölümüyle donakaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani bir plan değişikliği vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ani ziyareti beni şaşırttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir roman yazmak için ani bir dürtü hissetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bill'in ani tavrı onun yanlış anlaşılmasına neden oluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Araba ani bir dönüş yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ani istifası beni şaşırttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ani bir cevap verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şirket ani değişiklerle başa çıkamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ani ölüm haberine şaşırdım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani bir hastalık onu randevusunu iptal etmeye zorladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani bir hastalık oraya gitmesini engelledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dürüst olmak gerekirse, ani kararlarımdan asla pişman olmadığımı söylesem yalan söylemiş olurum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim müthiş büyükannem dil için öylesine titizdi ki ne zaman birinin "Can I.."ile soru sorduğunu duysa onların sözünü keser ve ani reaksiyon gösterirdi, "ben bilmiyorum, sen? Neyi yapabildiğini kendin bilmiyorsan ben nasıl bilirim? Eğer izin istiyorsan 'May I...' de"
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Küçük sağanaklar uzun sürer ama ani fırtınalar kısadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kadar ani istifa etmesinin bir nedeni var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babanızın ani ölümü ne zaman gerçekleşti?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ani ölümünün haberi, güneşli bir günde gök gürültüsü gibiydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani bir plan değişikliği oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ani ses kuşları dağıttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Herkes ani bir kahkaha patlattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İthalatın ani yükselişine şaşırdık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz onun ani ölümünden oldukça sarsıldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ölüm sebebi ani kalp durmasıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden ani tepkin her zaman çok olumsuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Olaydan sonra ilişkimiz ani bir değişim geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.
Ben hiç ani manevra yapmazdım.
Tom ani bir odayı terk etme dürtüsü hissetti.
Ani oldu biraz.
Ani hareketler yapmayın.
O ani hastalığı nedeniyle yurt dışına seyahat etmekten vazgeçti.
Linda babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.
Babaannenin ani ölümünden sonra, büyükbaba hızla yaşlanmaya başladı.
Onun sesinde ani bir değişiklik vardı.
Hikaye çok ani sona erdi.
Bunun hepsi çok ani oldu.
Onun ani ayrılışı hepimizi şaşırttı.
Ani bir dürtü üzerine, memleketime geri döndüm.
Dün gece sıcaklıkta ani bir düşüş oldu.
Onun bu ani başarısının sırrını bilmiyorum.
Neden o bu kadar ani olarak terk etti?
Babasının ani ölümü nedeniyle, ülke dışında yaşama planlarını terk etti.
Ben onun ani ruh hali değişikliğine oldukça şaşırdım.
Ben plandaki ani değişikliğe oldukça üzülmüştüm.
Durumda ani bir değişiklik vardı.
Onun ani gelişi onun dışarı çıkmasını engelledi.
O bir gazeteci tarafından yöneltilen ani soruya şaşırmış görünüyordu.
Ani ses onu korkuttu.
Dürüst olmak gerekirse, ani kararlarımdan asla üzülmediğimi söylersem, yalan söylerim.
Bu biraz ani, değil mi?
Arabaların ani çoğalması her gün çok sayıda trafik kazasına neden oluyor.
O ani kalkış yaptı.
Erkek kardeşinin ani ölümü onları şaşırttı.
Onun ani akıl değişikliğine çok şaşırdım.
Bir şey söyle. Ani sessizliğin beni rahatsız ediyor.
Ani bir panik yoktu.
Ani hareketler yapmamaya gayret ediyorum.
Kendini sıcaklığın ani değişimlerine göre ayarlamak zordur.
Onun ani hastalığı bizi seyahatten alıkoydu.
Karısı onun ani ölümünü duyunca deliye döndü.
Anadoluspor rakibi üzerine çekip ani kontrataklarla etkili olmaya çalışıyor.
Dünya fâni, ölüm ani.
Ani kararlar alma.
Yolda ani duruş yaptı.
Yokluğunda ani ve korkunç bir felaketin meydana geldiği çok açıktı.
Hayat fani, ölüm ani.
Musluğa ani su ısıtıcı taktım.
Eğer ani fren yaparsan, fren sistemindeki yıpranmayı arttırırsın.
Ani hareketlerden kaçın.
Ani hareketlerden kaçının.
Tom, Mary'nin ani hareketine şaşırdı.