Lernen Sie, wie man altından in einem Türkisch Satz verwendet. Über 90 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Gemi köprünün altından geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Masanın altından bir kedi çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Maru emekleyerek masanın altından geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sağlık altından daha değerlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kupa altından yapılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Demir altından daha serttir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Altından tut.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, arabanın altından çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tekne köprünün altından geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nehir köprünün altından akar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary'nin alyansı saf altından yapılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dostluğun değeri altından daha fazladır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Özgürlük gümüş ve altından daha değerlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kralın tahtı som altından yapılmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un altından bir kalbi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar masa altından ayakla birbirlerini taciz ediyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dikenli telin altından sürünerek geçtiğinde, pantolonuyla takılıp kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eşeğe altından semer vursan, yine eşektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dilinin altından baklayı çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Su köprünün altından akar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bıyık altından gülüyorlar sana, bilesin!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tişört ve gömlek altından sütyen görünmesi normal.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Aba altından değnek göster.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çitin altından süründüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dostluk, Altından daha değerlidir .
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu heykel som altından yapılmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun altından bir kalbi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saatim altından yapılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Aniden zemin ayaklarımın altından kayboluyor gibi görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir zamanlar alüminyum altından daha pahalıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sezar, Kleopatra'nın altından bir heykelini dikti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arabanın altından bir kedi çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kadeh altından yapılmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çitin altından sürünmek zorunda kaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sağlık, altından daha önemlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Masanın altından dışarı çık!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un durumun altından kalkabilmesi pek mümkün olmayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedim masanın altından çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yatağın altından bir kutu çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kraliçe'nin tacı altından yapılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biri koltuğun altından uzaktan kumandayı çıkarmama yardım edebilir mi? Cidden sıkışmış oraya.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Alüminyum altından daha pahalı hale geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Altından yapılmış bir haç istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Prenses altından yapılmış bir arabaya bindi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bana altından yapılmış lüks bir saat erdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gümüş altından daha ucuza mal olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sikke, altından yapılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sahip olduğum saat altından yapılmıştır.
Tom çitin altından sürünerek geçti.
Saatin akrep ve yelkovanı altından yapılmış.
Aşk altından daha değerlidir.
Demir altından çok daha faydalıdır.
Ona el altından ödendi.
Özgürlük Anıtı altından yapılsaydı ne olurdu?
Onu paltosunun altından çıkardı.
Onun saçı şapkasının altından çıktı.
Askerler düşman ateşi altından geldi.
Sanki dünya onun ayağının altından kaybolmuş gibiydi.
Biz altından kalktık.
Tom Mary'yi sol kulağının tam altından boynundan öptü.
Demir altından daha faydalıdır.
Tom el altından para verdi.
Kertenkele kayanın altından kaçtı.
Onlar ayrıldığından beri köprünün altından çok sular aktı.
İyi sağlık, altından daha değerlidir.
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.
Ali topu ayağının altından kaçırdı.
Köprünün altından çok sular aktı.
Fırsat sakal altından geçer.
Bunlar hep senin başının altından çıkıyor.
Tüm bunlar Tom'un başının altından çıkıyor.
Akşam yemeğinde masa altından ayaklarınızla oynaşıyor muydunuz?
Tom aba altından sopa gösterdi.
Hangi Rus'u kazısan altından Tatar çıkar.
İşin altından başka iş çıktı.
İşin altından başka şeyler çıktı.
Hangi taşı kaldırsam altından Ali çıkıyor.
Her taşın altından Ali çıkıyor.
Halının altından kablo geçiyor.
Yüzük 24 ayar altından yapılmış.
Bu ürünün kilogram fiyatı altından daha yüksek.
Zarfı kapının altından içeri attı.
Ders kitapları çok pahalı olduğu için bir kırtasiyeden el altından fotokopi kitap aldı.
"Bütün bunların senin başının altından çıktığı söyleniyor. Doğru mu?" "Öncelikle kestane balının diyarından selamlar."
Odanızı toplamazsanız olacaklara karışmam diyerek aba altından değnek gösteriyordu.
Hangi taşı kaldırsan altından o çıkar!
Dünyada hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı siyasi ve toplumsal bir yükü tereddüt etmeden sırtlandık.
Köprünün altından geç.