Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "aşkın"

Lernen Sie, wie man aşkın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünyada yedi bini aşkın dil vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın kör olduğunu söylüyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünyada 2.500'ü aşkın yılan türü bulunmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O kendini aşkın ellerine bırakıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın ince olduğu yerde hatalar kalındır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bob, Mary ile bir yılı aşkın bir süredir nişanlıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom otuzu aşkın olamaz O yaklaşık on sekiz gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İlk aşkın ne zamandı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın gözü kördür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın verdiği acı herhangi bir zevkten daha tatlıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın ölçüsü ölçüsüz sevmektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın gelmesini beklemekteyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın var olduğuna inanıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İşim başımdan aşkın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fransızca aşkın dilidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın ilk nefesi aklın son nefesidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın ne olduğunu anlamayacak kadar genç değiliz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkese aşkın dilinde konuş. Sesini yükseltme. Küfretme. Tatsızlık çıkarma. Gözyaşlarına sebep olma. Diğerlerini yatıştır ve iyilik göster.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın ne olduğunu biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben senin aşkın değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın rengi yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek aşkın ne yeri ne zamanı vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın ne olduğunu bilmek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın tadı acıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın sonsuza kadar sürmesi gerekiyor mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom otuz yaşını aşkın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şehvetin adını aşk koydular; eğer şehvet aşk olsaydı, eşekler aşkın şahı olurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek sevgi ve aşkın değeri paha biçilemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sen aşkın ne olduğunu biliyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jane şişman ve kaba ve çok sigara içiyor. Fakat, Ken onun güzel ve çekici olduğunu düşünüyor. Aşkın gözü kördür demelerinin nedeni bu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kedi, fare deliğinin önünde on dakikayı aşkın bekledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz otuz yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

300'ü aşkın insan tutuklandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom 30 yılı aşkın süredir Boston'da şartlı tahliye memurluğu yapıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütün istediğim senin aşkın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın gücüne inanıyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek aşkın ne olduğu hakkında hiçbir fikrin yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Senin aşkın ne kadar derin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Senin aşkın ne kadar içten?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary aşkın gücüne inanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İtalyanca, aşkın dilidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mary 30 yılı aşkın süredir evliler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.

Aşkın hüznünü bilmeyen insanlar aşkın deneyiminden bahsedemezler.

On yılı aşkın bir süredir onu ilk kez gördüm.

Benim zaten işim başımdan aşkın.

Aşkın tadının acı olduğu söylenir.

Artık aşkın ne olduğunu biliyorum.

Kral, insanlarının ona gösterdikleri aşkın sonsuza kadar süreceğini umut ediyor ve inanıyor.

Senin aşkın olmadan hayatım çok kederli olurdu.

Ben aşkın değilim.

Aşkın ne olduğunu bilmiyorum.

Aşkın ne olduğunu bana göstermeni istiyorum.

Şimdi işimiz başımızdan aşkın.

Şu sıralar işim başımdan aşkın.

Tom ve Mary otuz yılı aşkın bir süredir evliler.

Otuz kilogramı aşkın kutuları kaldıramam.

Göklerde ve yerde aşkın veremeyeceği hiçbir şey yok.

İlk aşkın kimdi?

Aşkın trajedisi ilgisizliktir.

Tom ona duyduğu ölümsüz aşkın bir simgesi olarak Mary'ye bir sonsuzluk yüzüğü satın aldı.

Yüzü aşkın insan buraya geldi.

En iyi arkadaşın, büyük aşkın gibidir. Sadece daha iyi!

Bir aşkın ölümü başka bir şey doğurur.

Biz aşkın nasıl olduğunu söylemek için çok genç değiliz.

Aşkın olmadığına inanıyorum.

Aşkın zevki geçicidir; pişmanlığı sonsuzdur.

Sanırım gerçek aşkın ne olduğunu tam olarak anlamaya başlıyorum.

Aşkın kör olduğunu anlayabiliyorum.

40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.

Bana senin aşkın gerek.

Maria, 35 yılı aşkın bir süredir arazide istihdam edildiği için, sütçülük hakkında her şeyi bilir.

O bir yıldan aşkın bir süre önce oldu.

Bir tablodaki bir gül genellikle aşkın sembolüdür.

Kendim gençtim ve aşkın etkisini hissettim.

Tom aşkın ne olduğunu bilmiyor.

Tom ve Mary otuz yılı aşkın bir süredir beraberler.

Aşkın beni canlı tutan tek şey.

Aşkın gözü kördür derler.

Esperanto aşkın dilidir.

Tom'un bugün işi başından aşkın gibi duruyor.

Belki ilk aşkın, ilk öpücüğün veya ilk randevun olmayabilirim fakat her şeyde son olmak isterim.

Ali'nin derdi başından aşkın.

İtalyanca aşkın dilidir.

Aşkın gözü mü daha kördür, yoksa paranınki mi?

Aşkın hatırı, yıktırır yatırı.

Aşkın olmadığı bir dünyada yaşamak istemezdim.

Evlilik aşkın bitmesinden değil, arkadaşlığın olmamasından biter.

Tom üç yılı aşkın süredir klarnet çalmakta.

Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bir asrı aşkın kanlı tarihimizle yüzleşmemiz gerekiyor.

Aşkın öğrettiği yerde sopanın hükmettiğinden daha çok şey öğrenilir.

"Aşkın gözü kördür" deyimi nereden geliyor?

Ermeni Soykırımı'nın gerçekleşmesinin üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Türkiye, bunu hâlen tanımamaktadır.

Aşkın tarifi yoktur, sadece iyi malzemeler vardır.

Aşkın olayım.

Aşkın varlığına inanıyorum.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen