Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "şiddet"

Lernen Sie, wie man şiddet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 98 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, siyahların şiddet olmaksızın eşit haklar için mücadelelerini kazanabileceklerine inanıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnsanlara sokaklardaki şiddet nedeniyle evde kalmaları söylendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Doğrusunu söylemek gerekirse, ben şiddet filmlerinden bıktım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom şiddet filmlerini izlemekten hoşlanmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz şiddet sevmeyiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Küçük çocuk üvey annesinden şiddet gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet, üç gün sürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom şiddet filmleri izlemeyi sevmiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet iki hafta sürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet daha sonra arttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet olayında elli beş kişi öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Son karikatürlerde çok fazla şiddet ve müstehcen sahne var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni karikatürler çok fazla şiddet ve cinsel sahneye sahip.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sonuçta, o şiddet suçu sebebiyle beş yıl hapis yatmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Göstericiler gerçekten şiddet uyguladı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom şiddet istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birini öldürmeye, gidip ona fiziksel şiddet uygulamaya mı kalkardım?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu arada kimseye fiziksel ve ruhsal şiddet uygulamayacağımı kesin olarak söyleyebilirim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cesar Chavez çiftlik sahipleri ve onların destekçileri bazen şiddet kullansalar bile greve katılanların sessiz kalmalarını istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom herhangi bir şiddet eğilimi sergilemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet tolere edilmeyecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir durumdan çıkış olarak, şiddet kullanma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Okullardaki şiddet olaylarından göçmenler sorumlu tutuluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hepsi şiddet ortamında büyümüş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu filmi izleyemem, çok fazla şiddet var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hayatında hiç şiddet yaşadın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet, toplumumuzun kanseridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ve şiddet sessizliğe neden olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet son yıllarda arttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sokaklarda şiddet ve kaos var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herhangi bir şiddet beklemiyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birine karşı şiddet kabul edilemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç şiddet yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddet daha fazla şiddeti doğurur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kan ve şiddet onları büyülüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir şiddet suçuydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok ebeveyn televizyonda çok fazla şiddet olduğunu düşünüyor.

Sabrın bittiği yerde şiddet başlar.

Şiddet mutlaka en iyi şey değildir ama bazen bir çözümdür.

Sonunda o şiddet suçu için beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Tecavüz her zaman bir şiddet suçudur.

Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.

Şiddet onların anladıkları tek dildir.

Bugünün filmlerinde çok fazla seks ve şiddet vardır.

Şiddet, beceriksizin son sığınağıdır.

Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.

Şiddet suçu banliyölere yayıldı.

Neden dünyada bu kadar çok şiddet var?

Şimdiye kadar şiddet neyi başardı?

Tom şiddet içeren video oyunlarını çalmak ve yok etmek için gençlerin evlerine girmeyi sever.

Fadıl'ın şiddet konusunda bir ünü vardı.

Fadıl'ın kesinlikle şiddet geçmişi yoktu.

Şiddet beni şaşırtmaz.

Şiddet daha fazla şiddete neden olur.

Tom şiddet konusunda bir üne sahiptir.

Sami birkaç kez şiddet kullandı.

Günümüzde filmler seks ve şiddet dolu.

Hiçbir önemli şiddet bildirilmedi.

Futbol bir şiddet sporudur.

Şiddet tek cevaptır.

Şiddet eylemlerine göz yummuyorum.

Şiddet, Tom'un tek endişesi değildir.

Sebepsiz şiddet uyguluyorlar.

Şiddet onların anladıkları tek şeydir.

Sami'nin şiddet içeren cinsel istekleri porno siteleri tarafından harekete geçirildi.

Sami'nin şiddet içeren fantezileri vardı.

Şiddet asla kabul edilemez.

Şiddet, bir sevginin olmamasıdır.

Sami oğluna şiddet uyguluyordu.

Sami'nin şiddet öyküsü vardı.

Şiddet asla cevap değildir.

Sence filmlerde çok fazla şiddet var mı?

Televizyonda çok fazla şiddet olduğunu düşünüyor musun?

Sami aile içi şiddet nedeniyle altı kez tutuklandı.

Sami ev içi şiddet nedeniyle altı kez tutuklandı.

Sen hiç şiddet suçu kurbanı oldun mu?

Sami bütün Müslümanların kadınlara şiddet uyguladığını düşünüyordu.

Fransadaki şiddet arttı.

Irkçılar sokakta şiddet eylemleri gerçekleştiriyor.

Hiç şiddet gördün mü?

Aile içi şiddet ciddi bir sorundur.

Bazı Hindu liderler Müslümanlara şiddet çağrısı yapıyor.

Pek çok şiddet olayını ifşa ettik.

Gözlerini kan ve şiddet bürümüş.

Tom durumu şiddet kullanmadan çözdü.

Her yerde şiddet var.

Vücudunda herhangi bir şiddet izi yok.

Kadına yönelik şiddet insanlık haklarının ihlalidir.

Kadına yönelik şiddet günümüzde dünyanın en yaygın problemlerinden biri olarak sürmektedir.

Mennad aile içi şiddet nedeniyle tutuklandı.

Şiddet, Gazze ve Batı Şeria'nın ötesine yayılabilir mi?

Boşananlar şiddet kullanımından bahsediyorlar

Siz hiç şiddet suçu kurbanı oldunuz mu?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen