Lernen Sie, wie man şeklinde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 68 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Sizinkinin şeklinde bir ceket istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mike öneri şeklinde birkaç kelime söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun konuşma şeklinde tonlama bulunmamaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, kalp şeklinde küpeler taktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz daire şeklinde oturduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kurabiyeler yıldız şeklinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konuşmasını özet şeklinde parçalara ayırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu bulut balık şeklinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim dilimde "," virgül, ";" noktalı virgül, ":" iki nokta üstüste, "..." üç nokta şeklinde adlandırılır ve bu cümle bir noktayla biter.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer dünya şimdiki şeklinde olmasaydı herhangi birine güvenebilirdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biraz sincap şeklinde kurabiyeler yaptık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tavşan şeklinde bazı kurabiyeler yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sağanak şeklinde yağmur yağıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üç tip güneş tutulması vardır: toplam, kısmi ve halka şeklinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ken'nichi Geneva gölü şeklinde bir havuz yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uranüs'ün kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, on bir bilinen halkası vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konuşulmayacak kadar aptalca olan bir şey şarkı şeklinde söylenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen pizzayì üç dilim şeklinde kes.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim güneş sistemimiz şekil olarak eliptiktir. Bu onun yumurta şeklinde olduğu anlamına gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yangın fan şeklinde yayıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kek ağaç şeklinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Akbabalar ölü beden üzerinde çember şeklinde hareket ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary yıldız şeklinde kurabiye kesici kullanarak biraz yıldız biçimli zencefilli kurabiye yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öğrenciler daire şeklinde oturuyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fransız kruvasan bir hilal şeklinde pastadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Heykeltıraş ahşabı Buda'nın görüntüsü şeklinde oydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim kare şeklinde bir masamız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buz hokeyi diski top şeklinde değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir buz hokeyi diski top şeklinde değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary kalp şeklinde bir gümüş madalyon taktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary kalp şeklinde bir madalyon taktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun yay şeklinde üst dudak çizgisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ona bir kalp şeklinde kırmızı bir pasta pişirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden gezegenler yuvarlaktır? Neden küp, piramit veya disk şeklinde değildirler?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hamuru top şeklinde biçimlendir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un karısının ona oy vermediği şeklinde söylentiler var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary'ye kalp şeklinde bir balon verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O gelmekten mutluluk duyacağı şeklinde yanıtladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bazı kalp şeklinde kurabiyeler pişirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu dünyada sadece kelime şeklinde ifade edilemeyen şeyler vardır.
Her şeyi son dakikaya bırakma şeklinde kötü bir alışkanlığım var.
Bunun iyi bitmeyeceği şeklinde bir hissim var.
Mary kalp şeklinde küpeler takıyordu.
Nauru, Naurucada "Naoero" şeklinde adlandırılıyor.
Bence Tom'un onu yapmayacağı şeklinde bir ihtimal var.
Öğretmen öğrencilerin sandalyelerini yarım daire şeklinde yerleştirmelerini istedi.
Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.
Mary sandalyeleri yarım daire şeklinde yerleştirdi.
O, Telefon dinlemesinin üstlerinin emirleri ile yürütüldüğü şeklinde ifade verdi.
Her zaman Tom ve Mary'nin bir şeyler sakladıkları şeklinde bir hissim vardı.
Tom'un orada olabileceği şeklinde bir hissim var.
Tom'dan hoşlandığım şeklinde bir numara bile yapamam.
Hayvanların bir dini olsaydı şeytanı insan şeklinde tasvir ederdi.
Çocuklar daire şeklinde oturdular.
Amcam bana hikayeyi fıkra şeklinde anlattı.
Minör gamların hep hüzünlü tınladığı şeklinde bir gerçeklik olmadığı gibi, majör gamlar da her daim neşeli hissettirmeyebilir.
Bu dilde, fonem olan /b/ bir kelimenin sonunda geçtiğinde [p] şeklinde telaffuz edilir.
Lavabonun tıpasını çekince su girdap şeklinde hızla boşaldı.
Karnındaki ağrı künt bir ağrı mı, bıçak saplanır gibi mi, yoksa kramp şeklinde ya da başka türlü bir ağrı mı?
Ağrı sabit mi yoksa zonklama şeklinde mi?
Sandalyenin arkası L şeklinde bir metal takviyeye sahiptir.
Umarım kimse hemen az önce ağzımdan bir fısıltı şeklinde kaçan küfrü duymamıştır.
Kesme taştan yapılan çeşmenin lahana şeklinde olan baş kısmı kurşun ile kaplıdır.
Umut'un tüy şeklinde bir küpesi var.
Mars'ın yumurta şeklinde bir yörüngesi vardır.
Mars yumurta şeklinde bir yörüngeye sahiptir.