Lernen Sie, wie man şüpheli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Öğrencilerin şüpheli yerlerden uzak kalması bekleniyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli suçla ilgili masumdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli sonunda itiraf etmeye başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli üç haftadır dağlarda saklanıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli suçunu itiraf edene kadar üçüncü dereceden suçlu sayıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli müfettişe bir yalan söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli tutuklanmaktan kaçınmak istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir cinayet davasında bir şüpheli olarak tutuklandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şüpheli olarak gözaltına alındı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom polise şüpheli bir şey görmediğini söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bayan Harris oğlunun geleceği hakkında çok şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'la ilgili özgeçmiş kontrolü biraz şüpheli çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O şüpheli görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yağmur yağıp yağmayacağından şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu şüpheli görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun gelip gelmeyeceği şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunun işe yarayıp yaramayacağı şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Davada bir düzine şüpheli vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu metodun işe yarayıp yaramayacağı şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu konuda yapılan araştırma oldukça şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bizim tek şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli bir şey fark ettin mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, şüpheli bir adam gördüğünü söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli ve kararsız insanlar sizce değersiz midir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şüpheli olabilirim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir şüpheli mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli kalırım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şüpheli görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şüpheli kalıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şey şüpheli kalıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir resmin genel anlamı açık görünse de, buna rağmen, onun içeriğinin tam çözümü şüpheli kalır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom başka birinden daha şüpheli değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar şüpheli olacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok şüpheli olmayı bırak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Seni ne şüpheli yaptı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden beni bir şüpheli gibi gördünüz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un gelip gelmeyeceği şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un işi yapmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşabilip konuşamadığı şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Patlamadan hemen önce, şüpheli bir biçimde davranan bir adam görüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli miyim?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli birini gördün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilginin doğruluğu şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her şüpheli eylemi hemen rapor et.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu gece gelip gelemeyeceğim şüpheli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, şüpheli görünmüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şüpheli bir şey fark etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kadar şüpheli olmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheli bir şey gördünüz mü?
Polis, Dan'ın odasında şüpheli hiçbir şey bulmadı.
Şüpheli bir şey görmüyorum.
Tom şüpheli oldu.
Sen şüpheli görünüyorsun.
Şu anda iki şüpheli var.
Onlar şüpheli değiller.
Şüpheli görünüyorsun.
Tom Mary'nin öldüğü sabah şüpheli bir şey gördüğünü söyledi.
Burada bir şeyin büyüyeceği şüpheli.
Tom'un orada olup olmayacağı şüpheli.
Bugün burada bir şey yapılacağı şüpheli.
Onun hakkında şüpheli bir şey yok.
Ben bir şüpheli miyim?
Herkes şüpheli.
Bill'in gelip gelmeyeceği şüpheli.
O şüpheli.
Şüpheli itiraf etti.
Bu şüpheli.
O şüpheli değil mi?
Bunun hepsi, elbette, son derece şüpheli.
Polis Tom'u şüpheli olarak düşünüyor.
Bir şey şüpheli görünüyor mu?
O bana şüpheli görünüyor.
Kimse şüpheli değil.
Dan Linda'nın öldüğü sabah şüpheli bir şey gördü.
Ben bir şüpheli değilim.
O bana şüpheli görünüyor
Onun çocukları hastaneye geldiğinde Tom'un hala hayatta olacağı şüpheli.
Şüpheli bir şey fark etmedim.
Şüpheli bir şey görmedim.
Tom artık bir şüpheli değil.
Sen bir şüpheli değilsin.
Eski arabamızı gerçekten satıp satamayacağımız şüpheli.
Üç şüpheli gözaltına alındı.
Birçok insanın davranışları şüpheli.
Bir şeyin şüpheli olduğunu düşünmedim.
O polis tarafından baş şüpheli olarak kabul edilir.
Şüpheli, silahlı ve tehlikelidir.
Onların her ikisi de şüpheli.
Tom bir şüpheli değil.
Onun benim önerimi kabul edip etmeyeceği şüpheli.
Şüpheli en son mavi kot pantolon ve turuncu bir kazak giyerken görüldü.
Bu soygun suçundan dolayı çoğu şüpheli tutuklandı.
Tom şüpheli insanlar için her zaman uyanık.
Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.
Onun şüpheli göründüğünü düşündüm.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.
Şüpheli bir şey var.
Tom tek şüpheli.