Lernen Sie, wie man ıslak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 99 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim pantolon ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu tür ayakkabı ıslak zeminde kayma eğilimindedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, masanın üstünü ıslak bir bez ile temizledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom eve sırılsıklam ıslak vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zemin ıslak görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kediler ıslak olmaktan hoşlanmazlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dikkatli ol, yer ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zemin hâlâ ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Elbiseniz ıslak boyaya dokunuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ıslak mayosunun suyunu sıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçı ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köpekler ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cadde ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İç çamaşırım ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun hepsi ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çünkü o, kirli ve ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçım hâlâ ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cadde ıslak ve kaygandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yol ıslak ve kaygan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim külodum ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ıslak havluyu çantaya koyma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mürekkep hala ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un saçı ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un saçı yağmurdan ötürü ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neden ıslak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gece yağmur yağmış olmalı, sokak ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom banyodan henüz çıktı ve saçları hâlâ ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un hâlâ ıslak saçı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçın ıslak bile değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ıslak kıyafetleri vucuduna yapıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen ıslak şemsiyeyi bu çantaya koy.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Battaniye hâlâ ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buhar ısı uygulanmasıyla bir gaz formuna dönüştürülebilir sudur. Bu da, ya doymuş, kızdırılmış, kuru ya da ıslak olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kermes için biraz ıslak kek yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İç çamaşırı hala ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçın hâlâ ıslak mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dört çekerli arabalar kaygan ve ıslak düzeylerde direnebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ıslak çoraplarını çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ıslak çoraplarını çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçım ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Havlu ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ıslak tişört yarışmasını kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
AC güç kablosunun fişine ıslak ellerle dokunmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer suya düşersen tüm ıslak giysileri çıkarmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir cennet kuşu yakalayamıyorsan bir ıslak tavuk alsan daha iyi olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden herkes ıslak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin kedin ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok ıslak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annem ıslak saçla dışarı çıktığım için nezleye yakalandığımi söyledi.
Tom ve Mary ıslak çimentoda el izleri yaptı.
Tom ıslak giysilerini kuru bir şeyle değiştirmek istiyor.
Tom, Mary'nin alnına ıslak bir havlu koydu.
Kapının üzerinde ıslak boya var.
Tom ıslak elbiselerini kurutucu içine itti.
Bornoz hala ıslak.
Bu mumu yakamıyorum. O ıslak.
Kız, göz yaşlarıyla hâlâ ıslak yüzünü kaldırdı.
Bu çok ıslak.
Bu ıslak havluyu torbaya koymayın.
Tuvalet kağıdı yerine ıslak mendil kullanıyorum.
Benim hâlâ ıslak saçım var.
Dikkat: ıslak zemin.
Çimen hâlâ biçmek için çok ıslak.
Tom masayı ıslak bir bezle sildi.
Tom ateşi ıslak bir battaniye ile örterek söndürdü.
Elbiselerim ıslak.
Elbiseleriniz ıslak.
Tom ıslak değil.
Şu ıslak kıyafetleri değiştir.
Tom tamamen ıslak.
Zemin ıslak ve kaygan. Dikkatli ol!
Yer ıslak ve kaygan.
Yerler ıslak ve kaygan.
Çoraplarım ıslak.
Spor ayakkabılarım ıslak.
Yer çok ıslak.
Zemin çok ıslak.
Hiç ıslak rüya gördün mü?
Yağmur yağıyor. Yollar ıslak.
Yerler ıslak, gece yağmur yağmış.
Yerler ıslak, dikkat et de kayma.
Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.
Kalsın o don ıslak.
Karnımı ıslak hamburgercide doyuruyorum.
Odunlar ıslak.
Neden her şeyin ıslak olduğunu bilmiyorum.
Dışarısı oldukça ıslak.
Zemin hala ıslak.
Su ıslak mıdır?
Su gerçekten ıslak mıdır?
"Su gerçekten ıslak mıdır?" "Evet, su ıslaktır."
Ayakkabılarım ve çoraplarım ıslak.