Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "öylesine"

Lernen Sie, wie man öylesine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Hikayeye inanacak kadar öylesine aptal değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine sıcak bir gündü ki yüzmeye gittik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine bir şeyi bir kez çok sık yaparsın ve cezalandırılırsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Anladığım kadarıyla, öylesine bir plan imkansızdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Erkek kardeşim okumaya öylesine dalmıştı ki odaya girdiğimde beni fark etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Niçin öylesine eski bir arabayı istiyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine haksız bir şey yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu öylesine hüzünlü bir hikaye.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O ve ben öylesine yakın arkadaşlarız ki neredeyse birbirimizin aklını okuruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom öylesine kısa sürede bir çocuk bakıcısı bulamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, Mary'nin öylesine iyi bir aşçı olduğunu bilmiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine bir plan kesin başarısız olacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, öylesine aptal bir şey söylemiş olamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine bir şoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine parlak bir çocuktu ki diğerleri ona hayrandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine büyük bir malikhâneyi nasıl idare edeceğimi bilmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine eski bir şarkı ki onu herkes bilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine sıkıcı bir konuşmaydı ki uyuyakaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Thomas A. Edison işini öylesine sever ki ortalama olarak 24 saatte 4 saatten daha az uyur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnsanın beden ve aklı birbirine öylesine bağlıdır ki birini etkileyen diğerini de etkiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom öylesine yaşlıydı ki köydeki en yaşlı bile önceleri onu yaşlı bir adam olarak biliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim müthiş büyükannem dil için öylesine titizdi ki ne zaman birinin "Can I.."ile soru sorduğunu duysa onların sözünü keser ve ani reaksiyon gösterirdi, "ben bilmiyorum, sen? Neyi yapabildiğini kendin bilmiyorsan ben nasıl bilirim? Eğer izin istiyorsan 'May I...' de"
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cidden bölüm 21 beni öylesine çok güldürdü ki neredeyse ağlayacaktım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine bakınıyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine vazgeçemezsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine ağzımdan çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada öylesine emirler vermezsin!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine uğrayıverdiğim için kusuruma bakma, ama cebin kapalıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylesine yorgunum ki...
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, öylesine kötü bir fikir değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu öylesine basit bir fikir gibi görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Belki de o öylesine iyi bir fikir değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Belki de bu öylesine iyi bir fikir değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu öylesine iyi bir fikir değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu öylesine iyi bir fikir olmayabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunun öylesine parlak bir fikir olduğundan emin misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Güzel kadınlar genç ölür- ya da öylesine demişler. Eğer öyleyse benim karım uzun bir hayat yaşayacak.

Öylesine soğuk bir gündü ki caddede hiç kimse yoktu.

Öylesine yapabilirsin,bu nasıl yapıldığını bildiğin anlamına gelmez.

Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.

Öylesine soğuk bir gündü ki dışarı çıkmamaya karar verdik.

Bu üç yıl daha ya da öylesine olmayacak.

Bu nehir öylesine kirli ki, balıklar artık onun içinde yaşayamıyorlar.

Biz öylesine şaşkındık ki yanıt bile veremedik.

Unzen dağı öylesine güzel bir yer ki birçok insan orayı ziyaret eder.

Öylesine güzel bir gündü ki birçok çocuk parkta oynuyordu.

O bize öylesine komik bir hikaye anlattı ki biz hepimiz güldük.

Öylesine güzel bir gündü ki biz yürüyüşe çıktık.

Film öylesine sıkıcıydı ki seyirciler tek tek ayrılmıştı.

Tren öylesine kalabalıktı ki Ueno'ya kadar bütün yol boyunca ayakta durmak zorundaydım.

O öylesine güzel bir kızdı ki o geçerken herkes ona bakmak için döndü.

O öylesine uzun boylu bir adamdır ki tavana erişebilir.

Kendisini Beatles dinlemeye öylesine kaptırmıştı ki onunla olan randevusunu kaçırdı.

Tom öylesine sarhoştu ki kapıyı bile açamadı.

Bunun kasıtlı olarak yapılmadığına, kesinlikle ama kesinlikle öylesine denk geldiğine inanıyorum.

Chris'in yüreği öylesine örselenmiş ve boşluktaydı ki düzelebilmesi mümkün olmadı.

Ağrı öylesine şiddetliydi ki uyuyamadım.

Bu sahne öylesine duygu yüklüydü ki gözyaşlarıma engel olamadım.

Bir önemi yok, öylesine sormuştum.

Bar öylesine duman altı olmuştu ki gözlerimde batma hissi olmaya başladı.

Öylesine kötü biri miyim?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen