Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "öpücük"

Lernen Sie, wie man öpücük in einem Türkisch Satz verwendet. Über 97 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye şefkatli bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir öpücük almayı umuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin yanağına bir öpücük kondurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir öpücük istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye bir öpücük attı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, Mary'ye öpücük attı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sen bana bir öpücük borçlusun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom göz kırptı ve bir öpücük attı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye göz kırptı ve ona bir öpücük attı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir öpücük bekliyordu, bu yüzden öne doğru eğildi ve dudaklarını buruşturdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye sarıldı ve yanağına küçük bir öpücük kondurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye sarıldı ve ona uzun tutkulu bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye romantik bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye sarıldı ve bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye tutkulu bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şimdi ihtiyacın olan şeyin bir öpücük olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye doğru döndü ve ona iki öpücük verdi, her yanağına bir tane.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O öpücük şaşırtıcıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öpücük şaşırtıcıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye büyük bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük veririm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a benim için bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, Mary'ye bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir öpücük ver!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gel ve bana bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye yanağından bir öpücük verdi ve sonra gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Seninle olamayacağım için, sana bir öpücük gönderiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir öpücük vermeyecek misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona hızlı bir öpücük kondurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana bir öpücük vereyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hadi, bana bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir öpücük alabilir miyim?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babana bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Buraya gel ve bana bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir öpücük mü iki mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir öpücük mü yoksa iki öpücük mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin ona bir öpücük vermesini istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım bir öpücük söz konusu değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi ve kapıdan çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bıyıksız bir öpücük tuzsuz bir yumurta gibidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bıyıksız bir öpücük bir kase tuzsuz çorba gibidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye bir öpücük yolladı, arabasına bindi ve uzaklaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona bir öpücük ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Anneye bir öpücük vermeye gel.

Pekala, bana bir öpücük ver.

Ona benim için bir öpücük ver.

Öpücük için teşekkürler.

Tom Mary'ye formalite icabı bir öpücük verdi.

Julia kızına bir öpücük veriyor.

Onlar en uzun öpücük için yeni bir rekor kırdı.

Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük vereceğim.

O ona büyük bir öpücük verdi.

Bir öpücük için harika zamandı.

Kahve bir kızın ilk buluşmasındaki öpücük kadar sıcak, o gece kızın kucağı kadar yumuşak ve annesinin kızı bulduğu zaman ettiği küfürler kadar siyah olmalıdır.

O aniden bana bir öpücük verdi.

Bir öpücük için mükemmel bir an.

O ondan bir öpücük çaldı.

Mary Tom'u kucakladı ve ona bir öpücük verdi.

O ona uzun ve tutkulu bir öpücük verdi.

Buna öpücük mü diyorsun?

Sana bin tane öpücük gönderiyorum.

Tom Mary'ye yanaktan hafif bir öpücük verdi.

Tom "En iyi öpücük" ödülünü kazandı.

Bir öpücük yaşamın en değerli armağanlarından biridir.

Mary onun yanağına küçük bir öpücük verdi.

Birbirlerine hızlı bir öpücük verdiler.

Tom, Maria'yı kollarına aldı ve ona yanağından bir öpücük verdi.

O ona bir öpücük attı.

Bu gerçek bir öpücük değildi.

Bu asla bir öpücük değil.

Tom, Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.

Mary Tom'a yanağından hızlı bir öpücük verdi.

Sana bir öpücük verebilir miyim?

Bir öpücük istiyorum.

Bir öpücük ödünç alabilir miyim? Onu geri vereceğime söz veriyorum.

O ona hızlı bir öpücük verdi.

Ve sonra ona öpücük verdi.

Leyla, Sami'ye bir öpücük sözü verdi.

Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi ve otobüse bindi.

Tom Mary'ye bir öpücük verdi ve arabadan indi.

Bugün doğum günü olanlara ve onu kutlayanlar için bu sözler var: Sevdiğim, doğum günün kutlu olsun. Dünyanın tüm güzellikleri senden taraf olsun ve daha nice yıllarda her şey gönlünce olsun. Sana ömür boyu mutluluklar diliyorum. Seni çok seviyorum. İyi ki varsın. Maalesef seninle olamayacağım için, sana kocaman bir öpücük gönderiyorum ve tüm kalbimle harika bir gün diliyorum.

Tom Mary'ye bir öpücük verdi ve otobüse bindi.

Tom, Mary'ye sıkıca sarıldı ve bir öpücük verdi.

Tom Mary'ye yanağından kocaman bir öpücük verdi.

Tom, Mary'ye yanağından küçük bir öpücük verdi.

Tom Mary'ye bir öpücük verdi ve arabasına bindi.

Bana bir öpücük daha ver.

Bana küçük bir öpücük ver.

Bana küçük bir öpücük daha ver.

Küçük kız, kendisine çiçek teklif etmiş olan çocuğa bir öpücük verdi.

Janos, ayrılmadan önce Martha'nın dudaklarına bir öpücük koydu.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen