Lernen Sie, wie man ölüme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Kaza birçok ölüme neden oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dikkatsiz araba kullanması onu ölüme götürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köpek ölüme yakındır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ölüme terk ettik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yargıç onu ölüme mahkûm etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kurban dövülmüş ve ölüme terk edilmiş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ölüme mahkûm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ölüme terk edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dirençli bakteri çoğalmaya devam etmekte ve hastalığın daha uzun sürmesine hatta ölüme yol açmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ölüme mahkûm edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un ölüme yakın bir deneyimi oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hitler'e göre Paulus onurlu bir ölüme sırt çevirmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ya hayata tutun ya da ölüme teslim ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu adam ölüme mahkûm edilmelidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizi burada ölüme terk etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ölüme yaklaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O gıyaben ölüme mahkum edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ölüme terk edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bazı hatalar ölüme yol açar özellikle de trafikte yapılan hatalar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kendimi unutmak için müzik, dans, seks, uyku ve ölüme ihtiyacım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hepiniz ölüme mahkumsunuz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O vuruldu ve sokakta ölüme terk edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Jackson'ın suçu kanıtlandı, ölüme mahkum edildi ve idam edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen bizi ölüme gönderiyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ölüme yakın deneyiminden sonra Tom daha sevgi dolu ve daha ön yargısız bir insan olmuştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çölde ölüme terk edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Belki ölüme meydan okumamalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben onları ölüme terk edemem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben onu ölüme terk edemedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ölüme yakın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary ölüme yakın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
ABD'de, morfin türevi ilaçlar trafik kazalarından daha fazla ölüme neden olmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşlı adam ölüme yakın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sapıklık bazen insanların ölüme mahkum edildiği bir suçtu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mahkeme adamı öldürücü iğneyle ölüme mahkûm etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sigara içmek yavaş ve ağrılı bir ölüme neden olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Test pilotları sürekli ölüme meydan okuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şistozomiazis milyonlarca insanı etkileyen ve ağır sakatlıklara ve hatta ölüme yol açabilen tropikal bir hastalıktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ölüme terk edemezdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ölüme terk ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dün gece iki kez ölüme yaklaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ölüme çok yaklaştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mahkeme onu ölüme mahkum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fadıl, Dania cinayeti nedeniyle ölüme mahkûm edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fadıl ölüme mahkum edilecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her ikisi de ölüme mahkûm edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom muhtemelen ölüme mahkûm edilecek.
Dr. Sadık o ölüme neyin neden olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığını daha sonra itiraf etti.
Leyla ölüme mahkum edilen ilk göçmen kadındı.
Sami ölüme mahkûm edildi.
Ben ölüme mahkum edildim.
Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.
Sami daha sonra ölüme mahkum edildi.
Sami, Leyla'yı ölüme terk etti.
Ölüme çare yok.
Beni burada ölüme terk edemezsin.
Tom ölüme yakın bir deneyim yaşadı.
Tom geçen yaz ölüme yakın bir deneyim yaşadı.
Hiç ölüme yakın bir deneyim yaşadınız mı?
Yaşamın her anı ölüme doğru atılan bir adımdır.
Ölüme mahkum edildi.
Ölüme en yaklaştığın an neydi?
Ne ölün ölüme, ne dirin dirime.
Ne ölüme, ne ölüne.
Ne ölüme, ne ölüsüne.
Onu ölüme bırakamayız.