Lernen Sie, wie man öfkesini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O artık öfkesini tutamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ken öfkesini kolayca kaybeden insan tipi değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini yönetmeyi öğrenmek için ders aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini bastıramadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini dizginleyemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini zaptedemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bob öfkesini kontrol edemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini Mary'den gizledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kontrol edemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini tutamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, öfkesini kontrol edemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini Mary'den çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, öfkesini dizginlemeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öfkesini dinleyiciden sakladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Spiker seyircinin öfkesini tahrik etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öfkesini kontrol edemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini gizleyemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini gizlemeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini güçlükle kontrol altına alabildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini saklamaya çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kontrol etmeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öfkesini gizlemeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öfkesini dindirmek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini dizginlemeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kaybetmeden asla tartışmaya girmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini bastırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini oldukça kolay kaybeder.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kaybetmeye eğilimli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kontrol etmeyi başardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kolayca kaybeden kişi türü değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini saklayamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cennetin Oğlunun öfkesini duydun mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sık sık öfkesini gösterir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her zaman öfkesini açıkça gösterir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sadece öfkesini göstermek için tabağı kırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben onun öfkesini anlıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Allah öfkesini kontrol edebilenleri sever ve kasıtsız ihmali affeder.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dan öfkesini kaybedip Linda'ya hakaret etti ve ayrıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un, öfkesini kaybetme alışkanlığı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öfkesini bastırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O öfkesini kontrol edemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary öfkesini tutamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok sıcak huyludur ve kolayca öfkesini kaybedebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fırtına onun öfkesini azalttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun sürekli hakaretleri onun öfkesini uyandırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, öfkesini bastırmaya çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom öfkesini kontrol etmekte güçlük çekiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sami öfkesini kontrol edebilir.
Sami öfkesini nasıl kontrol edeceğini öğrenmek istiyordu.
Sami, öfkesini Leyla'nın çocuklarından çıkarmaya başladı.
Sami öfkesini tutamazdı.
Sami'nin aldatması, Leyla'nın öfkesini körükledi.
Kararlı fakat dayatmasız tavrı öfkesini gizliyor.
Öfkesini kontrol altında tutamadı.
Janos öfkesini gizlemedi.
Öfkesini ondan gizledi.