Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ödül"

Lernen Sie, wie man ödül in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Bir ödül hatası yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

1990'dan beri on bir kız öğrenci ödül aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, yarışmayı kazandığı için bir ödül aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Siz bir ödül alacaksınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir ödül kazanmak için yeterince yükseğe zıplamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary şiiri için çok sayıda ödül aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom yazım yarışmasında bir ödül kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öğretmen John'a bir ödül verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül parası dünya gezisine gitmeme olanak sağladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül ona verilmeyecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her iki çocuk da bir ödül kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların her birine bir ödül verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

On takım ödül için yarıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül için birbirimizle yarıştık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar ödül için birbiriyle yarıştılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, geçen hafta ödül kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, ödül kazanmaya eğilimlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Köpeğimi bulan kişiyi burada bir ödül bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar ödül için yarışıyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İyi puanlar için bir ödül aldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Üç çocuktan her biri bir ödül aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herhangi bir tür ödül asla kazanmadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Üç kızdan her biri bir ödül aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül almaya hak kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona bir ödül olarak altın bir saat verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herhangi bir ödül kabul edemeyecek kadar gururluydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül kazanmayı severim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül parasını bankaya yatırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül almak için elinden gelen her şeyi yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun başına ödül kondu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O büyük bir ödül.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül ona gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödül aldığına gerçekten şaşırdım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ölümü bir ceza olarak kullanmaya karşıyım. Onu bir ödül olarak da kullanmaya karşıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Becerikli genç buluşu için bir ödül kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yazma yarışmasında bir ödül kazandın, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un Mary'nin ödül aldığını görmesi için burada olmaması bir utanç
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunun için bir ödül hak ediyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir ödül var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Büyük bilimci onuruna bir ödül verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç ödül beklemiyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Risk yoksa ödül de yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary ünlü bir ödül avcısıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Geçen ay bir ödül kazandığınızı duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Başıma ödül koymuşlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların hepsi bir ödül alacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç ödül kazandın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, ödül almak için çok çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bill özel bir ödül için seçildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aslına bakarsanız Hawaii gezisini bir ödül olarak kazandım.

Ödül yanlış.

Kaybettiği parayı geri getiren kim olursa olsun ödül verilecek.

Birkaç takım ödül için yarışıyor.

Bir ödül alır mıyım?

Mary "Gizli aşk" adlı kompozisyonu için bir ödül aldı.

Tom'un bir ödül avcısı olduğundan emin misin?

Senin ödül istemediğini sandım.

Ödül benim olmalı!

Onlar ödül aldı.

Ödül en iyi öğrenciye verilecek.

Bilim ödülünü kazanan ödül parasını hayır kuruluşuna vermeye karar verdi.

Büyük ödül prensesten bir öpücüktü.

Ben de bir ödül kazandım.

Hem Tom hem de Mary ödül kazanan gazeteciler.

Tom birçok ödül aldı.

Tom'un meslekdaşı, araştırması için şimdi bir ödül daha aldı.

En son ne zaman bir ödül kazandın?

Yazım yarışmasında bir ödül kazandım.

O, yazım yarışmasında bir ödül kazandı.

Tom kaç tane ödül kazandı?

Tom ölümünün ardından ödül aldı.

Tom hiç ödül almadı.

Bu yılki ödül için altı aday var.

Kendinizi ödüllendirmeyi deneyin ve ödül için başkalarına güvenmeyi denemeyin.

Bir ödül sunuluyor.

Eğer her zaman başkalarından ödül beklersen sen bir köpek gibisin.

Çoğu insan için ödül başka insanlardan gelir, kendilerinden değil.

O bir ödül kazanacak gibi görünüyor.

O, dört ödül kategorisinde aday.

Ödül on tane sendika üyesi arasında eşit olarak bölündü.

Bu sayı bir ödül kazandı.

Mimar prestijli bir ödül almış olduğuyla övündü.

Mary yazım yarışmasında bir ödül kazandı.

O bir ödül avcısına av oldu.

Başımıza konmuş bir ödül var.

Hala başımıza konmuş bir ödül var.

Tom kaybettiği köpeğinin getirilmesi için bir ödül önerdi.

Tom'un başına ödül kondu.

Tom bir ödül hak etti.

Üç çocuğun her biri bir ödül aldı.

Onlar ona ödül vermeyecekler.

Sen yazım yarışmasında ödül kazandın, değil mi?

Bir ödül olarak altın bir saat aldı.

Bu şimdiye kadar ilk kez bir ödül kazanışım.

Ödül paranızı nasıl harcayacaksınız?

Ben bir ödül kazandım.

O bir ödül kazandı.

Ben bunun için bir ödül kazandım.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen