Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çoktan"

Lernen Sie, wie man çoktan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Eve ulaştığında saat çoktan on ikiydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çoktan varmış olmalıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tren çoktan hareket etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çoktan geldi mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tuhaf değil mi? Biz çoktan varmış olmalıydık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İstasyona vardığımda, tren çoktan gitmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben istasyona vardığımda, tren çoktan hareket etmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kısa eteklerin modası çoktan geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary çoktan yola çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Otobüs çoktan gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İstasyona vardığımızda, tren çoktan gitmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oraya gittiğimde dans çoktan başlamıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çoktan burada, ama Bill henüz gelmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada olmanın vakti çoktan geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan eve gitme zamanı geldiğine inanamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un oradan çıkmasının zamanı çoktan gelmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom neler olduğunu fark etmeden önce polis Mary'yi çoktan tutuklamıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben içeri girdiğimde, Kuniko çoktan yemişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom sadece birkaç gün önce bir kamera aldı fakat çoktan kaybetti bile.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çoktan elli yaşından daha fazla olduğunu, tam olarak elli beş olduğunu söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çocuklar çoktan okula gittiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Son tren çoktan gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İşini çoktan bitirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Okula gittiğimde zil çoktan çalmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben vardığımda, o çoktan gitmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çoktan hazırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok geç oldu, bu yüzden çoktan yatakta olmalıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Salona girdiğimizde konser çoktan başlamıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çoktan başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan yatma vaktini geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazıları çoktan fazlasıyla sarhoştular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan beri Tom'la konuşmadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un sorularını çoktan cevapladım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok emin olma belki de Tom çoktan ölmüştür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan odamı temizledim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çoktan yemeği yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan unutmuşsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan unutmuşsundur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben istasyona vardığımda tren çoktan gitmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fransızca öğrenmeye çoktan başladın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoktan başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yollarını kaybettiler, yoksa çoktan varmış olurlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Beni sen çoktan kaybettin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Geçen yıl çoktan bitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Saat sekizi çoktan geçmişti bu yüzden paydos ettik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O hikayeyi çoktan duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çoktan gitti mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu çoktan denedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ölümden korkmasaydınız problem çoktan çözülürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Okula koştum, ama zil çoktan çalmıştı.

Tom ve Mary çoktan buradalar.

Ben işimi çoktan bitirdim.

Onu görmeye gittiğim her seferde, o çoktan çıkmış oluyor.

Gençler var çoktan yaşlanmış, yaşlılar var genç kalmayı başarmış. Ben bu sondaki kategorideyim.

Kahvaltıyı çoktan yaptım.

İlk bakışta, evin çoktan kaybolduğunu gördüm.

Görünen o ki saat çoktan 8 oldu, okula gitmen için kısa zamanda çıkman gerektiğini düşünüyorum.

Bu, kadınların çoktan bildikleri bir şey.

Tom'a senin bunu çoktan bildiğini söyledim.

Betty çoktan hırsızlıktan hüküm giymişti.

Tom her şeyi bizim için çoktan yaptı.

O çoktan yapıldı.

Onu çoktan okudum.

Eve döndüğü zaman, çocuklar çoktan uyumuştu.

Biz evlendiğimiz zaman, anne ve babalarımız çoktan vefat etmişti.

Çocuklar çoktan yoruldular.

Yediğiniz yemeğin parası çoktan ödendi.

Eve geldiğimde, babam çoktan oradaydı.

Mary çoktan başladı mı?

Akşam yemeğini çoktan yedin mi?

Kitabı çoktan okudun mu?

Bu tartışma çoktan bitmiş sanıyordum.

Test çoktan seçmeliydi.

Emin değilim ama belki de Tom çoktan öldü.

Tom şimdiye kadar çoktan Avustralya'da olmalı.

Komşumun yazlığını satın almak istedim, ama ben oraya vardığımda çoktan satılmıştı.

Tom Mary'nin çoktan öldüğünü bilmiyordu.

Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.

Tom çoktan ölmüş olabilir.

Dodo, soyu çoktan tükenmiş bir türdür.

Tom çoktan terk etti.

Paramı çoktan aldım.

Çoktan affedildin.

Tom Mary'ye John hariç herkesin çoktan geldiğini söyledi.

Konser çoktan başladı.

Toplantı çoktan başladı.

Trenimiz çoktan yola çıkmış.

Senin elbisenin çoktan modası geçmiş.

Dün çağrılan kadın çoktan geldi.

Hâlâ burada mısın? Çoktan gittiğini düşünmüştüm.

Hâlâ burada mısınız? Çoktan gittiğinizi düşünmüştüm.

Uyandığımda, güneş çoktan doğmuştu.

Tom çoktan razı.

Çoktan evet dedim.

Çoktan hayır dedim.

Çoktan geç oldu. Eve git.

Çoktan geç oldu. Eve gidin.

Bu öğrenciyle çoktan konuştum.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen