Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çekip"

Lernen Sie, wie man çekip in einem Türkisch Satz verwendet. Über 56 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye resmini çekip çekmeyeceğini sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O sadece ev işlerini çekip çevirmiyor, aynı zamanda bir okul öğretmeni olarak da çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kendi başına çekip çeviremez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sevenleri bir bir çekip gitmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen çekip gitme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bankadaki paranı çekip fakirlere yardım eden bir kuruluşa bırakabilir misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ölüm çok yakında, çekip gidemezsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Protesto için çekip gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kalktı, çekip gitti, Mary'yi yalnız bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, mendilini çekip çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun gözlerinin içine baktı ve aniden çekip gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sizin de biraz daha acı çekip olgunlaşmanızı istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Buradan çekip gitmeliyiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylece çekip gitmene izin veremeyiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylece çekip gidemezsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylece buradan çekip gidemem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çekip gidemez miydiniz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öylece çekip gidecek misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Neden çekip gittin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin çekip gitmesini istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tek kelime etmeden çekip gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çocuklar bir şarkı söyleyerek çekip gittiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom sadece çekip gidecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu hafta sonu çekip gidelim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece çekip gidemezsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen çekip gider misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir gün Tom çekip gidiverdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şehrin gürültüsünden uzak bir yere çekip gitmeyi çok istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece çekip gidelim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çekip gidebilirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece çekip gidemez misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Keşke herkes çekip gitse.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir haftalığına çekip gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babam oyuncağımı ellerimden çekip aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çocuklar monoton bir sesle "Yağmur, çekip git. Başka bir gün yine gel."dedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kapıyı çekip arkasından kapattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, hoşça kal demeden çekip gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece çekip gitmem gerekirdi ama gitmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Nereye çekip gitsem, onun gözleri her zaman beni izler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Anadoluspor rakibi üzerine çekip ani kontrataklarla etkili olmaya çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öyle çekip gidemem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yalnızlığı çok seversek o da bir gün çekip gider mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.

İç çekip başını salladı.

Öyle bir çekip gitti ki Kavimler Göçü falan hikâye.

Yalnızlığı çok seversek bir gün o da çekip gider mi?

Karşı komşu her yaz balkona ip çekip biber kurutur.

Kırkından sonra evlendiği kadının çekip çevirmesiyle günahkâr gecelerin tövbekâr delikanlısı modunda yeni bir hayata yelken açtı.

Salatayı söğüş mü istersin rondodan çekip ezme mi yapayım?

Yanlış yere park edince arabasını çekip ceza yazmışlar.

Tom arkasını döndü ve çekip gitti.

Ali kredi çekip tüm parayı bitcoine bastı.

Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.

Sabrımı taşırmadan çekip gidin buradan.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen