Lernen Sie, wie man çalıp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Tom geçen gün benimle temasa geçti, bir yardım konseri için gitar çalıp çalamıyacağımı sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bana piyano çalıp çalamadığımı sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çimlere oturmuş, ukulele çalıp, şarkı söylüyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Soyguncular kasadaki bütün parayı çalıp kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir istek parça çalıp çalmayacağımız seyirciye bağlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar onun sefer tasını çalıp pencereden dışarı attılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun gitarını çalıp çalamayacağımı Tom'a sordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bütün gün gitar çalıp duruyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bırak, kendileri çalıp kendileri oynasınlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her gün kemençe çalıp pratik yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ali'nin çoğul konuştuğuna bakma. Yine kendi çalıp kendi oynuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary bir müzik grubunda çalıp baş solistlik yapıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Robert tekrar çalıp hapishaneye geri döndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gabriel kapıyı çalıp bekledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen