Lernen Sie, wie man çalışkan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O çok çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japonya'ya gitmek istemeyi tercih etmemin sebebi onların çalışkan ve dürüst kişilikleridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buradaki öğrencilerin çoğunluğu çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ikisinden daha çalışkan olanıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Adam akıllı ve çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Bill'den daha çalışkan değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sınıfta en çalışkan öğrencidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sınıfında en çalışkan öğrencidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, çalışkan bir öğrenci mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu kız kesinlikle çalışkan bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bush çalışkan bir ekip kurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çinliler çok çalışkan bir halktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ona dahi denilmez, daha doğrusu o çalışkan bir işçidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, senden bile daha çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kadın doktor çalışkan mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çalışkan bir işçi olmasına rağmen fakir kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ondan daha çalışkan değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok çalışkan bir öğrencidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sonuçta çalışkan kişi başarır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çalışkan bir öğrenci.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom işinde çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tanrı, çalışkan insanlara karşılığını verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her zaman tıp öğrencilerinin çalışkan ve çok meşgul kişiler olduklarına inanırdım. Seninle tanışana kadar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bildiğim kadarıyla, o çalışkan bir öğrenci.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kunduzlar çalışkan hayvanlardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çalışkan olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çalışkan mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok çalışkan değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gruptaki diğer herkes kadar çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çalışkan kişi hayatta başarılı olacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Burada öğrencilerin çoğu çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bütün sınıfım çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çalışkan olmadan başarılı olamazsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, zeki olmasa da çalışkan bir işçidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen çalışkan mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım Tom çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanların çalışkan olması gerektiğine inanıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sorumlu, çalışkan ve her şeyden önce, profesyonel bir kişiyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar onun çalışkan olduğunu söylüyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok çalışkan biri.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom azimli ve çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çalışkan bir adamdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, herhangi biri kadar çalışkan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kimse sizden daha çalışkan değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, sınıfında çalışkan bir çocuktur.
Sen çok çalışkan olamazsın.
George sınıfımızda en çalışkan çocuk.
Tom çalışkan ve güvenilir.
Tom akıllı ve çalışkan.
O, zeki ve çalışkan.
O çalışkan ve güvenilir.
O ondan daha az çalışkan değil.
Hayatta, çalışkan insanlar başarılı oldu.
Çalışkan bir adam uzun vadede başarılı olur.
O gerçekten çok çalışkan bir işçi.
Almanların çalışkan olduğu söyleniyor.
Tom çalışkan bir aile adamı.
Erkek kardeşim ne kadar çalışkan olduğumu öğrendi.
Tom çok azimli ve çalışkan.
Mary çok çalışkan bir kadın.
Tom çalışkan bir adamdır.
Tom çalışkan bir öğrenci değildir.
Biz çalışkan bir aileydik.
Beni sık sık iyi ve çalışkan olmam için teşvik edersin.
Beni sık sık iyi ve çalışkan olmam için cesaretlendirirsin.
Sami çok çalışkan bir bankacıydı.
Çocukların çalışkan olmaları iyidir.
Tom çalışkan bir kişidir.
Sen çok çalışkan bir işçisin.
Tom çok çalışkan değildi.
Tom gerçekten çalışkan bir işçidir.
Tom, Mary'nin çalışkan olduğunu söyledi.
Tom her zaman çalışkan bir işçiydi.
Tom eskiden olduğu kadar çalışkan değildir.
Sami çok çalışkan biri adamdı.
Tom benim kadar çalışkan değil.
Tom çalışkan, değil mi?
Tom ve Mary çalışkan.
Tom çok çalışkan, değil mi?
Mary çalışkan bir kızdır.
Tom her zamanki kadar çalışkan.
Tom, sınıfın en çalışkan öğrencisiydi.
Tom çalışkan bir adam.
Tom çok çalışkan bir insan.
Tom'un çalışkan olduğunu biliyorum.
Sınıfın en çalışkan öğrencisi o.
Sınıfındaki diğer bütün öğrencilereden daha çalışkan.
Sınıfının en çalışkan öğrencisi o.
Türkiye'nin bereketli toprakları, çalışkan insanı var. En büyük kaynak gençlerimiz.
Tom çalışkan değil, ama Mary çalışkan.
Babama çalışkan olduğumu söyle.
Sanırım titiz ve çalışkan biriyim. İşimi çok ciddiye alırım.
Biz çalışkan kızlar ve erkekleriz.
Ferhad çalışkan bir esnaftır.