Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çabuk"

Lernen Sie, wie man çabuk in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Aptal ve parası çabuk ayrılırlar
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aptal parasını çabuk harcar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu yaz tatili çok çabuk bitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babanızın çabuk iyileşmesi için isteklerim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çabuk cevabından şaşırmıştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona mümkün olduğunca çabuk ihtiyacım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen mümkün olduğunca çabuk eve gel.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu elimden geldiği kadar çabuk bitireceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaza hakkında beni en çok şaşırtan şey avukatların olay yerine ne kadar çabuk varmalarıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bakım onu çabuk yaşlandırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çabuk öğrenilirse, çabuk unutulur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Buraya çabuk vardık, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birinci Dünya Savaşı, çabuk ve kolay sona ermedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zaman çabuk geçer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom işi mümkün olduğu kadar çabuk bitirmeye çalışacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çabuk öfkelenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oleg sorulara her zaman çabuk cevap verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oraya en çabuk kim varacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ev, yangın çabuk söndürüldüğü için fazla zarar görmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnşallah çabuk karar verirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnşallah çabuk iyileşirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çabuk gelin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Taro oldukça çabuk öfkelenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok çabuk bir şekilde ilave yapmamız mümkündür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çabuk bir cevap için beni zorladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary'nin bu kadar çabuk geleceğini beklemiyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zaman çabuk geçiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mümkün olduğunca çabuk ona ihtiyacım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kötü haber çabuk yayılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sakalım çabuk büyüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sincaplar çabuk hareket ederler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Haydi, çabuk cevap ver.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çabuk! Biz geç kalacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar çabuk hareket etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hey! Burada Uygurca konuşan bir Amerikalı var. Bilgisayarını araştırmak için çabuk buraya gel.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu daha önce Benjamin Franklin'in söylediğini söylersen, insanlar senin fikrini daha çabuk kabul edeceklerdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Süt çabuk bozulur mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tatilim çabuk bitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çocuklar çok çabuk büyürler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, çabuk karar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İşin çabuk yapılmasını istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, mümkün olduğunca çabuk kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Karım çok çabuk soğuk kapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Patron onu çabuk bitirmeleri için adamlarını yönetti.

Ağabeyim ev ödevini çok çabuk bitirdi.

Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.

Çabuk, onun peşinden koşun.

İlaç çabuk etki eder mi?

Yazın et çabuk kötü olur, eti buzdolabında saklamalısın.

Yazın, yumurtalar çabuk bozulur.

O iş çok çabuk yapıldı.

Bir çocuk bir şarkıdan daha çabuk ne öğrenir?

Çabuk ol, yoksa uçak sensiz gidecek.

Çok çabuk geldik değil mi?

Rolünü çok çabuk öğrendi.

Onun çabuk cevabı tarafından şaşırdım.

Onlar savaşın çabuk bitmesini istiyordu.

Süt sıcak havada çabuk bozulur.

Gençken çabuk öfkelenirdim.

Bu sorunu çabuk çözsem iyi olur.

Zaman çok çabuk geçiyor, değil mi?

Soğanlar patateslerden daha çabuk pişer.

Bu soğuk havaya çabuk alışırsınız.

Bu resimleri ne kadar çabuk bitirebilirsin?

Gece yarısı aperitifi olarak çabuk erişte yedim.

Zaman çok çabuk geçti.

Çabuk gel.

O, küçük şeylere çabuk sinirlenen birisi.

Onu çabuk yap.

Değişiklikler çabuk geldi.

Yazın, yumurta çabuk bozulur.

Değişimler çabuk adapte oldular.

Çabuk gel!

Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.

Çabuk ağlar mıyım?

Sence düşüncelerim çabuk değişir mi?

Çabuk hareket etmek zorunda kaldım.

Tom çabuk sıvışıyor.

Ben eskiden çok çabuk kızan biriydim.

İşler çabuk oldu.

Onu kaybetmemek için yalan söylemiştim ama daha çabuk kaybettim.

Mümkün olabildiğince çabuk eve gitmek istiyorum.

Bu kazada beni en çok şaşırtan şey avukatların olay yerine bu kadar çabuk gelmeleri.

Çabuk, lambayı söndür, karanlıkta saklanmak istiyorum.

Mümkün olduğunca çabuk gel.

Çabuk hareket etmeliyiz.

Tom genellikle bu tür bir şeyi çok çabuk yapar.

Tom çabuk konuştu.

Tom yaz tatili başladıktan sonra elinden geldiği kadar çabuk Boston'a gitmeyi planlıyor.

Tom çok çabuk sinirlenir.

Tom onu elinden geldiğince çabuk yaptı.

Neden bu kadar çabuk gidiyorsun?

Eğer çabuk hareket etmezsek durumun kontrolünü kaybetmeyi göze alırız.

Elimden geldiğince çabuk orada olacağım.

Onu nasıl bu kadar çabuk yaptın?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen