Lernen Sie, wie man çıkmaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yol bir çıkmaz sokağa geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun planlarından bir şey çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Can çıkar, huy çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bir çıkmaz sokak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çıkmaz bir sokak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu leke çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom asla daha yaşlı kadınlarla çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Karanlıktan sonra o asla dışarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, evin dışına fazla çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, odadan çıkar çıkmaz, hepsi kahkahalarla gülmeye başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu mürekkep lekesi yıkayarak çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çıkar çıkmaz, banka kapandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her sabah duştan çıkar çıkmaz tıraş olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom genellikle yaklaşık altı buçukta uyanır ama genellikle yediye kadar yataktan çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İstasyondan çıkar çıkmaz sola dön.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neredeyse gece geç saatlerde hiç dışarıya çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom geceleri asla dışarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom asla tek başına kanosuyla dışarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dükkandan çıkar çıkmaz öğretmenimle karşılaştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok açık havaya çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neredeyse hiç odasından çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu asansör altıncı kattan yukarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kapıdan çıkar çıkmaz, Mary ağlamaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu yıkasanız bile rengi çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok şehir dışına çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok sık tatile çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yol bir çıkmaz sokak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üç doktor odadan çıkar çıkmaz Peri, Pinokyo'nun yatağına doğru gitti ve alnına dokununca onun ateşler içinde yandığını gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz çıkmaz bir sokaktayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer benim tavsiyemi dinleseydin böyle bir çıkmaz içinde olmazdın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, tatile çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Umarım Tom asla hapisten çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O hatalıydı, bu yol kaleye çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Can çıkar huy çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Umarım Tom çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom telefonunu almadan asla evden çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sami asla evinden dışarı çıkmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çıkmaz ayın son çarşambası.
Bu leke kolay çıkmaz.
Can çıkmayınca huy çıkmaz.
Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz.
Sana buradan ekmek çıkmaz.
Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.
Mart çıkmadıkça dert çıkmaz.
Tom genelde odasından çıkmaz.
Buradan ekmek çıkmaz sana.
Ali okuldan çıkar çıkmaz soluğu internet kafede aldı.
Arkadaşım evden sigarasız çıkmaz.
Kendinden büyük kadınlarla asla çıkmaz.
Herkese cadde olduğun için bana çıkmaz sokaksın.
Çıkmaz sokakta geri adım atmak ilerlemek sayılır.
O şehirden adam çıkmaz.
Adam memleketten çıkmaz, anasının amından çıkar.
Bu leke kolay kolay çıkmaz.
Ali'ye buradan ekmek çıkmaz.
Sen bir çıkmaz sokaksın, ben de üzerinde bile bile ilerleyenim.
Dönmeliyiz, çıkmaz sokaktayız.
Tom asla yürüyüşe çıkmaz.
Çıkmaz bir sokaktayım.
Bir iyimser her zaman bir yol bulur. Bir kötümser ise her zaman bir çıkmaz sokak.
Tom hava sıcak olduğunda dışarı çıkmaz.
Burası bir çıkmaz sokak.
Tom asla dışarı çıkmaz.