Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çıkacak"

Lernen Sie, wie man çıkacak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Kiraz çiçekleri Nisan'da çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarın dışarı çıkacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bütün işle başa çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom dışarı çıkacak kadar güçlü hissetmiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kelly TV'da çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni romanı gelecek ay piyasaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Buradan çıkacak yeterli sağduyuya sahibim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O onunla dışarıya çıkacak kadar aptaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni romanı ne zaman çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yeni kitabı gelecek ay çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yeni romanı önümüzdeki ay çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni kitabı önümüzdeki ay çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu havada dışarı çıkacak kadar aptalsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalbim yerinden çıkacak gibiydi ve ne diyeceğimi bilemiyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Belki Tom yola çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ortaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkes yüreği ağzında, deprem enkazından çıkacak canlı birini bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'la tekrar çıkacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öyleyse, benimle çıkacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Korkuyorum savaşlar çıkacak diye, yine korkuyorum masumlar ölecek diye.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benimle çıkacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yakında birçok türde çiçek çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bu gece yola çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bugün öğlen yemeği için dışarı çıkacak mıyız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu öğleden sonra yemek için dışarı çıkacak mıyız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni dergi ne zaman çıkacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O er geç ortaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni romanın önümüzdeki ay çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni romanı ne zaman çıkacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sandıktan bakalım kim çıkacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'la hâlâ çıkacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gazetelere çıkacak kadar önemli olmadım hiç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gazetelere çıkacak kadar olay işlemedim hiç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu gece yemeğe dışarı çıkacak mıyız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek ortaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yorgunluktan canın çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Para ortaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Michael bu akşam televizyona çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hırsız ortaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yataktan çıkacak kadar yeterince iyi olduğundan emin misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ne yazık ki Tom ortaya çıkacak ve partimi mahvedecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar nasıl başa çıkacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni romanımız gelecek ay piyasaya çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizce birkaç sene sonra dünya dili olmaktan çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hava durumuna göre, bugün sıcaklık otuz iki dereceye kadar çıkacak. Sıcak bir gün olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom üç yılda hapisten çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babam bu akşam televizyona çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni roman ne zaman çıkacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oylar birbirine yakın çıkacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom hapisten yakında çıkacak mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Saklanan her şey ortaya çıkacak.

"Savaş çıkacak" düşüncesini ortaya attılar.

Çiçekler birkaç gün içinde çıkacak.

Tom pazartesi günü çıkacak.

Kim tahta çıkacak?

Onlar ne zaman Boston için yola çıkacak?

O ne zaman Londra için yola çıkacak?

O, Pekin için ne zaman yola çıkacak?

O, Atina için ne zaman yola çıkacak?

Ne zaman yeni bir video çıkacak?

Bir ceket olmadan karda dışarı çıkacak kadar delisin.

Sır yakında ortaya çıkacak.

O tahta çıkacak.

"Superman" bu ay sinema salonlarında çıkacak.

Ansiklopedinin güncel bir baskısı gelecek ay çıkacak.

Tom şimdi nasıl başa çıkacak?

Er ya da geç, gerçek ortaya çıkacak.

Er veya geç gerçek ortaya çıkacak.

Dün gece kendimi dışarı çıkacak gibi hissetmedim ve bir film izleyerek evde kaldım.

Fadıl böyle bir durumla nasıl başa çıkacak?

Tom bununla nasıl başa çıkacak?

Sami bu durumlanasıl başa çıkacak?

Tom çıkacak.

Tom günün geri kalanında dışarı çıkacak.

Tom bu gece dışarı çıkacak.

Sami onunla başa çıkacak.

Tom ve ben onunla başa çıkacak kişileriz.

Tom ne zaman hapisten çıkacak?

Kart çıkacak.

Yenilemenin ardından Anadolu Arena'nın koltuk kapasitesi 70 bine çıkacak.

Anadoluspor ilk ikiye kalırsa gruptan çıkacak.

Kırmızı-beyazlı ekip zorlu maça önemli eksiklerle çıkacak.

Kırmızı-beyazlılar maça mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak.

Anadoluspor maça dört as oyuncusundan yoksun çıkacak.

Anadoluspor ve Yıldızspor yarın yapacakları maçla ezeli rekabetteki 250. randevuya çıkacak.

Bu rüya çıkacak.

Anadoluspor tehlike hattından kurtulmaya çalışan Yıldızspor karşısına çıkacak.

Anadoluspor maça farklı bir taktikle çıkacak.

Tom yarın yola çıkacak.

Anadoluspor sahaya hangi on birle çıkacak?

Gruptan kaç takım çıkacak?

"Evden bir ölü çıkacak." demişler, herkes hizmetçinin yüzüne bakmış.

Tom yakında hapisten çıkacak.

Bunu yaptıktan sonra Tom'un pestili çıkacak.

Saçın yine çıkacak.

Tom yurtdışına turneye çıkacak.

Sandıktan çıkacak karara herkes saygı göstermeli.

Biletler önümüzdeki pazartesi satışa çıkacak.

Ali bu akşam rakibiyle unvan maçına çıkacak.

Bu işten herkes kârlı çıkacak.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen