Дізнайтеся, як використовувати tadına у реченні турецька. Понад 62 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
İlk defa mı tadına bakıyorsun?
Перекласти з турецька на англійська
Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.
Перекласти з турецька на англійська
Annem sütün tadına baktı.
Перекласти з турецька на англійська
O, peynirli kekin tadına baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Yaptığı kekin tadına baktım.
Перекласти з турецька на англійська
Ekmeğin tadına baktılar.
Перекласти з турецька на англійська
Köftenin de tadına baktım, pek fena değildi.
Перекласти з турецька на англійська
Abi patates püresi ne kadar da sertti değil mi? Gerçi tadına bile bakmadım.
Перекласти з турецька на англійська
Tadına bak.
Перекласти з турецька на англійська
Tom güvecin tadına baktı ve kaşlarını çattı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom güvecin tadına baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Hiç böyle iyi bir çorbanın tadına baktın mı?
Перекласти з турецька на англійська
Tadına bir bak.
Перекласти з турецька на англійська
Tom kekin tadına baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Tadına bakmak ister misin?
Перекласти з турецька на англійська
Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.
Перекласти з турецька на англійська
Onun tadına bakayım.
Перекласти з турецька на англійська
Tom çorbanın tadına baktı ve onun lezzetli olduğunu söyledi.
Перекласти з турецька на англійська
Buyur, bir tadına bak.
Перекласти з турецька на англійська
O asla alkolün tadına bakmadı.
Перекласти з турецька на англійська
O gıdanın tadına baktı ve yüzünü buruşturdu.
Перекласти з турецька на англійська
Onlar pirincin tadına bakıyorlar.
Перекласти з турецька на англійська
Tom tadına doyamıyor.
Перекласти з турецька на англійська
Balığı kızartır kızartmaz tadına bakabilirsin.
Перекласти з турецька на англійська
Gel de tadına bak!
Перекласти з турецька на англійська
Onun yeterince tatlı olup olmadığını anlamak için kekin tadına baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Daha fazla tuz gerekip gerekmediğini görmek için pirincin tadına bak.
Перекласти з турецька на англійська
Daha fazla kırmızı biber gerekip gerekmediğini görmek için sosun tadına bak.
Перекласти з турецька на англійська
Daha fazla sarımsak gerekip gerekmediğini görmek için çorbanın tadına bak.
Перекласти з турецька на англійська
Onun tadına bakmamış olabilirim ama onu görmüş olmalıyım.
Перекласти з турецька на англійська
Bu pastanın tadına baktın mı?
Перекласти з турецька на англійська
Neden bunun tadına bakmıyorsun?
Перекласти з турецька на англійська
Tom patlamış mısırın tadına baktı ve yeterince tuzlu olmadığına karar verdi, bu yüzden biraz daha tuz serpti.
Перекласти з турецька на англійська
Kasırganın kurbanları üç gündür gıdanın tadına bakmadı.
Перекласти з турецька на англійська
Tadına baktığın yemek hoşuna gitti mi?
Перекласти з турецька на англійська
Küçük şeylerin tadına var!
Перекласти з турецька на англійська
Bu peynir şimdiye kadar tadına baktığım en iyisi.
Перекласти з турецька на англійська
Güvecin tadına baktım.
Перекласти з турецька на англійська
Ben şarabın tadına baktım.
Перекласти з турецька на англійська
"Bu meyve suyunun tadı göz damlası gibi." "Göz damlasının tadına baktın mı?"
Перекласти з турецька на англійська
Çorbayı deneyin ve tadına göre tuz ekleyin.
Перекласти з турецька на англійська
Balığın tadına baktım.
Перекласти з турецька на англійська
Çorbanın tadına baktım.
Перекласти з турецька на англійська
Sami kahvenin tadına baktı.
Перекласти з турецька на англійська
Tom asla balina etinin tadına bakmadığını söylüyor.
Перекласти з турецька на англійська
Sabret! Kendi yolunu git! Kendine inan! Kalbinin sesini takip et! Mutlu ol! Güçlerine güven! Yıldızlara uzan! Yağmurda dans et! Hep kendin ol! Küçük şeylerin tadına var! Cesur ol! Dünyayı keşfet! Asla pes etme! Seni mutlu edeni yap! Kendinle gurur duy! Hayal kurmaktan asla vazgeçme! Seni itip kakmalarına izin verme!
Hiç olmadı bir tadına bak!
Tavuğun tadına baktın mı?
Tavuğun tadına baktınız mı?
Geri durmayın lütfen, ikramlık kurabiyelerin bir tadına bakın.
Tom şarabın tadına baktı.
Şunun tadına bakıp yorumlasana.
Zeytinin tadına bakabilir miyim?
Bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varabilmektir.
Balıklarla birlikte denizin tadına varabilirsiniz.
Janos yemeğin tadına baktı.
Janos, Martha'dan pastanın tadına bakmasını istedi.
Mary suyun tadına kendisi baktı.
Bir yemek yeterince tadına varılarak yenilemez.
Rus yemeklerinin tadına baktım.
Bu onun damak tadına uygun mu?
Tadına bakmak ister misiniz?