Дізнайтеся, як використовувати filan у реченні турецька. Понад 10 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Muvaffakiyetsizleşmek ise ancak insanın kendi hatarı nedeniyle gerçekleşir, nazarla filan değil.
Bir sorun filan mı var?
Neyin var, hasta filan mısın?
Tom öyle iyi yetiştiriliş bir insan filan da değildi.
Uyku tulumu, battaniye filan da alın.
Ne yani, köprüden atlamak filan mı istiyorsun?
Bir katı-üt tarîke rast gelse, der: "Ben, filan reisin ismiyle gezerim." Şaki defolur, ilişemez.
Sen özürlü filan mısın?
Sen geri zekâlı filan mısın?
Bana özel bir sorgulama filan mı bu şimdi burada?