Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язокУвійти
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Перекладач сайтівОнлайн-перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasПриклади використанняWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язокУвійти
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Перекладач сайтівОнлайн-перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasПриклади використанняWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "din"

Дізнайтеся, як використовувати din у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.

Din özgürlüğü için savaşıyorlar.
Перекласти з турецька на англійська

Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
Перекласти з турецька на англійська

Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Перекласти з турецька на англійська

Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.
Перекласти з турецька на англійська

Her din cinayeti yasaklar.
Перекласти з турецька на англійська

"Simya" kelimesi günümüz Japonya'sında, inandıkları hiçbir ahlâk değeri olmayan siyasetçilerin veya din madrabazlarının gayr-ı ahlâki yollardan para kazanmalarını ifade etmek sadedinde münhasıran mecazi manasıyla kullanılır.
Перекласти з турецька на англійська

Din hakkında hiç fikri yok.
Перекласти з турецька на англійська

Onlar din özgürlüğü için savaştılar.
Перекласти з турецька на англійська

Yarım-doktor seni ve yarım-din alimi inancını öldürür.
Перекласти з турецька на англійська

Din, ahlak ile eş anlamlı olsa, Brezilya dünyada en bozulmamış ülke olur.
Перекласти з турецька на англійська

Din ve siyasetle ilgili tartışmadan kaçınsan iyi olur.
Перекласти з турецька на англійська

İslam ve batı arasındaki ilişki yüzyıllar süren birliktelik ve ortak çalışma fakat aynı zamanda çatışma ve din savaşları içermektedir.
Перекласти з турецька на англійська

Din ve bilim birbiriyle çatışmak zorunda değil.
Перекласти з турецька на англійська

Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.
Перекласти з турецька на англійська

Bilim bir din değildir.
Перекласти з турецька на англійська

Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.
Перекласти з турецька на англійська

Yüz tane versiyonu olsa bile tek bir din vardır.
Перекласти з турецька на англійська

Din konusunu çok merak ediyor musun?
Перекласти з турецька на англійська

Din sıradan insanların metafiziğidir.
Перекласти з турецька на англійська

Budizm bir din midir yoksa bir felsefe mi?
Перекласти з турецька на англійська

Bilim birçok şeyi açıklar ama din asla açıklayamazdı.
Перекласти з турецька на англійська

Din çok bireyseldir. Neredeyse herkesin gerçekten kendi dini vardır. Dindeki bütünlük bir kurnazlıktır.
Перекласти з турецька на англійська

Hristiyanlık Ermenistan'a birinci yüzyılın başında geldi ve 301 yılında resmi din oldu.
Перекласти з турецька на англійська

Sürekli din tartışmaları ve politika tartışmaları yapmak sıkıcı.
Перекласти з турецька на англійська

Gerçekten , Allah İndinde tek din islamdır.
Перекласти з турецька на англійська

Din kitlelerin afyonudur.
Перекласти з турецька на англійська

Din, bütün bölgede özgürlük ve adalet arayışıdır.
Перекласти з турецька на англійська

Din hakkında konuşmak istiyorlar.
Перекласти з турецька на англійська

Din tarafından etkilenmediğinde insan yeterince kibar.
Перекласти з турецька на англійська

Din, insanlığın Tanrı ile olan iletişimini içeren diyaloğudur. Sanat onun monoloğudur.
Перекласти з турецька на англійська

Bu ülkede din özgürlüğü yok.
Перекласти з турецька на англійська

Organ bağışına izin vermeyen hiç din var mı?
Перекласти з турецька на англійська

O, din hakkında çok fanatikti.

Biz din hakkında hiç konuşmadık.

Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.

Din hakkındaki tartışmalar sık sık çok çekişmeli.

Orta Çağda din çok önemliydi.

Din ve felsefe arasındaki fark nedir?

Benimle din hakkında konuşma.

Sen din değiştirmeyi vaaz ediyorsun.

Din, Orta Çağ'da önemli bir rol oynamıştır.

Din, insan zayıflığının veya insan bilgisinin sınırlılığının sonucudur.

Siyaset ve din hakkında benim kendi görüşlerim var.

Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.

Din-i Mübin İslam kıyamete kadar kalacak tek dindir.

Din insanların afyonudur.

Bu iki din arasındaki çok farklı bir düşünme tarzı.

Din pek çok insan için tartışmalı bir konudur.

Futbol bu ülkede bir din gibidir.

Üç ana tek tanrılı din, İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlıktır.

Bu gerçek bir din değil. Bu bir tarikat.

Bazen en dindarlar din değiştiren kimselerdir.

ABD'de din özgürlüğü Haklar Bildirisinin teminatlarından biridir.

Din ile ilişkiniz nedir?

Bazı insanlar, bilim, din ve sihir üçlüsüne inanırlar.

Japonlar din konusunda o kadar özel değiller.

İslam yalnızca bir din değildir. O bir yaşam biçimidir.

Fadıl, İslam'da din ve ileri bilimin el ele verebileceğini buldu.

Din ve bilim arasında büyük bir anlaşmazlık vardır.

Din özgürlüğünü destekliyorum.

Din, Leyla'nın ikinci adıydı.

Din, Leyla'nın göbek adıydı.

Ben asla bir din taraftarı olmadım.

Din bir yalandır.

Dinsiz bilim topal, bilimsiz din ise kördür.

Tom bir din adamı değildi.

Çocuklar ırk ve din bilmezler. İnsan ayrımı yapmazlar. Ölçütleri sadece sevgidir. Nefreti büyüklerden öğrenirler.

Tom pek çok din okudu.

Biz hepimiz önceden ınsandık, ırkcılık bizi birbirimizden ayırmadan, din yarmadan, politika bölmeden ve maddi varlık bizi sınıflamadan.

Sami İslam'ı harika bir din olarak gördü.

Fazıl İslam'da din ve modern bilimin birbiriyle uyumlu olabileceğini fark etti.

İslam'ı öğretemiyoruz çünkü din eğitimi verecek öğretmenimiz yok.

Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.

2. Hemen bilim, iktisat, din örgütleri kurmak.

Ulus ve ordu, padişah ve halifenin hainliğinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal.

Atma, din kardeşiyiz.

Amerika'da birçok din var, mormonluk dahil.

Bin dokuz yüz altmış bir yılı, birçok Baptist'in devletin din karşıtı düzenlemelerine uymayı reddedip bağımsız bir kilise kurduğu, Rus Baptist Kardeşliği'nin uyanış yılı olarak adlandırılır.

Din hakkında konuşmayalım.

Din elden gidiyor!

İnsanlar tanrılara inanmayı bırakırsa din mitoloji hâline gelir.

Atma Recep din kardeşiyiz.

Allah indinde din İslam'dır.

Fakat burada din hassas bir konu.

Din asla sorun olmadı.

Kırkından sonra din değiştirdi.

Ahlak kuralları mı daha eski, yoksa din mi?

Tom bir din adamıdır.

Din için hiç zorlayıcı bir argüman görmedim. Birini görsem değiştirirdim.

Siyasette mevzubahis paraysa din, vatan, millet teferruattır.

Her ideoloji esasında bir din gibidir. Her din de bir ideoloji.

Her din tanrı temelli değildir.

Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçının.

Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçın.

Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak dur.

Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durun.

Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durunuz.

İktidar din ile toplumu kontrol ediyordu.

O hâlâ İslam'ın geri kalmış bir din olduğunu düşünüyor.

Kılıç zoruyla din değiştirilmez.

Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська
Перекласти з турецька на англійська