Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimPro'yu edininGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikasıKullanım koşulları
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimPro'yu edininGiriş yap

"nihayet" içeren Türkçe örnek cümleler

nihayet kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikasıKullanım koşulları
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

Nihayet!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, nihayet IBM'in başkanı oldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet bugün Cuma.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet o eski arkadaşı ile irtibata geçebildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet doktor olma hayali gerçekleşti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu giysiler nihayet kuru.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet çalışmayı sona erdirdiler.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, onlar kanla özgürlüğü satın aldı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, o, sınavı geçmeyi başardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

"Tamam, pekala", Willie nihayet kabul etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Büyük anlaşmazlıklara karşı zorlu bir mücadeleden sonra, onlar nihayet şirketi tekrar kendi ayakları üzerinde durdurdular.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, iki Kızılderili kabilenin şefleri savaş baltalarını gömmeye karar verdiler ve barış çubuğu tüttürdüler.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, Japonya'nın bu bölümüne bahar geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Vay be, işte nihayet Paris'teyiz. Önce nereyi gezsek?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, Mario prensesin sevgisini kazanmayı başardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet akşama doğru yağmur durdu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sabaj 02:00 de o nihayet çözümü buldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet geçen yaz Boston'a gitti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom ve Mary nihayet evlenmeye karar verdiler.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Yıllar süren hüsranlardan sonra, nihayet çabalarım meyve verdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet sürekli formumu yeniden kazandım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, nihayet isteğini gerçekleştirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet uykuya daldı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Benim sıram nihayet geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, ben testi geçtim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet planımızı onayladı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet, bir resim bitirdim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Dönem sınavları nihayet bitti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet sorunu anladı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet bu Yaz İngiltere'ye gittim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet Mary ile bağlantı kurabildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet uyandığında kuşluk vaktiydi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Başkan Pierce nihayet onu imzalamayı kabul etti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Birkaç ertelemeden sonra, uçak nihayet kalktı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

İki taraf nihayet bir uzlaşma üzerinde anlaştılar.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Yağışlı sezon nihayet bitti gibi görünüyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nihayet Tom'a telefonda eriştim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hafta nihayet bitti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Okul nihayet bitti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bunu nihayet kabul ettiğini görüyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet Mary ile irtibat kurabildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom nihayet arabasını çalıştırabildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Çocuklar nihayet uyuyor.

Hazine nihayet ellerimde!

Tom nihayet Mary ile tanıştı.

Tom nihayet Mary'nin dikkatini çekti.

Tom nihayet Mary'nin ne yaptığını fark etti.

Teşekkürler, nihayet anladım.

Nihayet işi bitirebildi.

Nihayet o burada.

Nihayet bir karar verdim.

Nihayet ihtiyaç duyduğum her şeyim var.

Nihayet kırık bacağı iyileşti.

Nihayet serbest bırakıldım.

Tom nihayet yakalanmıştı.

Kız kardeşim nihayet nişanlandı.

Uzun süren tartışma nihayet sonlandı.

Nihayet oyuncağı satın aldım.

Baş ağrım nihayet bitti.

Tom nihayet dün beni aradı.

Şimdi nihayet biraz uyuyabileceğim.

Tahminin nihayet gerçek oldu.

Tüm hafta sonu sıkı çalıştıktan sonra, nihayet yaşanabilir bir daireye sahibiz.

Tom nihayet gitti.

Annem nihayet eve geldi.

Tom nihayet eve geldi.

Tom nihayet evine giderken yolunu buldu.

Nihayet.

Tom nihayet uyandığında nerede olduğunu bilmiyordu.

Tom nihayet öğle yemeği sırasında buraya geldi.

İkimiz nihayet yalnızız.

Yıllarca acı çektikten sonra, nihayet geçmişi unutmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verdi.

Tom nihayet Boston'dan ayrıldı.

Nihayet bugün onlarla buluştum.

Nihayet bugün onunla buluştum.

Tom nihayet affetti beni.

Nihayet, ilk bölümü bitirdik.

Tom nihayet onun yapmasını istediğimiz şeyi yaptı.

Tom nihayet sorun için bir çözüm buldu.

Tom nihayet bize inanıyor.

Nihayet Tom'la bir araya geldim.

İnsanların neden beni aptal yerine koyduklarını nihayet bana açıkladığın için teşekkürler.

Belki bu yıl nihayet Eurovision'u kazanırız.

Yağmur nihayet düzeliyor.

Nihayet yardımına ihtiyacımız olacak.

Bugün nihayet seni sevdiğimi söyleyecek cesareti topladım.

Onun hakkında gerçekten ne düşündüğümü bugün nihayet Tom'a söyleyeceğim.

Tom'un nihayet evet dediğini bana söyleme.

Yemek nihayet masaya geldi.

Nihayet Tatoeba'ya değişik dillerde 10,000 cümle katkıda bulundum.

Yağış mevsimi nihayet bitti gibi görünüyor.

Bugün nihayet ona seni seviyorum deme cesaretini buldum.

Nihayet kararımı verdim.

O nihayet planı uyguladı.

Nihayet zil çaldı.

Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir