Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimPro'yu edininGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikasıKullanım koşulları
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimPro'yu edininGiriş yap

"geçmek" içeren Türkçe örnek cümleler

geçmek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikasıKullanım koşulları
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Denizaltı yüzeye doğru ince bir buz tabakasını yarıp geçmek zorunda kaldı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O çölü geçmek tehlikelidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Testi geçmek için çok çalışmalıyım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek için şanslıydı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nehri yüzerek geçmek imkânsız. Çok geniş!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Yüzerek geçmek imkânsız. Nehir çok geniş.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom Mary ile temasa geçmek istiyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek için sıkı çalıştım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek için çok çalıştı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek için çok çalışıyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O eski köprüden geçmek tehlikelidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Burada caddeyi geçmek tehlikelidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Testi geçmek için çok çalıştı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu caddeyi geçmek tehlikelidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek için gerçekten çok çalıştım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Harekete geçmek zorundayız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onun amacı testi geçmek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Düzensizden düzenli bir yaşama geçmek için çabalayacağım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben iletişime geçmek için ekstra bir çaba harcamalı mıyım?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu köprüyü şimdi geçmek gerçekten güvenli değil.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Boston'da temasa geçmek zorunda olduğum birisi var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ne yazık ki geçmek zorunda kalacağız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Her iki tarafa bakmadan yolları geçmek tehlikelidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu reklamı es geçmek için buraya tıkla.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hedefimiz karşıya geçmek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek istiyorsan ciddi olarak çalışmalısın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek istiyorsan çok çalışmalısın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sanırım geçmek için yeterince iyi Fransızca konuşabilirim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Matematik testini geçmek için çok çalıştım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Giriş sınavını geçmek için çok çalışıyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O sınıfı geçmek için biraz ekstra kredi çalışması yaptım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu köprüyü geçmek güvenli mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben bu sınavı geçmek zorundayım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Gemi ile okyanusu geçmek çok güzel.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ne yardan ne de serden geçmek.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nehri geçmek için bir tekne ya da köprüyü kullanabilirsiniz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sınavı geçmek istiyorsanız, ciddi bir şekilde çalışmalısınız.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Köprüyü geçmek tehlikelidir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Köprüden geçmek tehlikeli.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarf ediyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Giriş sınavını geçmek için elimden geleni yapacağım.

Sence tüm sınavları geçmek mümkün müdür?

Tom harekete geçmek istiyor.

Güvenlik kapısından geçmek için acele edin, uçak yakında havalanacak.

Sen bizimle tekrar temasa geçmek istedin mi?

Gölü yüzerek geçmek neredeyse beni bitirdi.

O giriş sınavını geçmek zorunda.

O nehri yüzerek geçmek istedi ama başarısız oldu.

O, sınavı geçmek için çok çabaladı.

O, sınavı geçmek için canını dişine taktı.

Giriş sınavını geçmek için tüm yapmanız gereken bu kitabı okumaktır.

Caddeyi geçmek için bu düğmeye basın.

Tom orada durdu, işlek yolu geçmek için bekliyordu.

O benimle dalga geçmek istiyor.

Bu gemi, kanaldan geçmek için fazla büyük.

Girişinizde gümrükten geçmek gerekiyor.

Tom artık harekete geçmek zorunda.

Hepimiz geçmek istiyoruz.

Fabrikalar kömürden temiz bir yakıta geçmek için teşvik edilmiştir.

O, sınavı geçmek için bir çaba harcadı.

Sınavı geçmek istersen, ders çalışman gerek.

Fadıl harekete geçmek zorunda olduğuna karar verdi.

Sokağı geçmek zorundayız.

Caddeyi geçmek zorundayız.

Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.

Tom nehri yüzerek geçmek için yeterince iyi bir yüzücü değil.

Bunu geçmek zorunda kalacağım.

Tom seninle iletişime geçmek istiyor.

Tom Mary ile temasa geçmek istedi.

Tom, bu dersi geçmek istiyorsa daha fazla çalışması gerekir.

Tom'un bir telefonu yok, bu yüzden onunla iletişime geçmek zor.

Güvenlikten geçmek zorundayız.

Sami hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorundaydı.

Sami, İslam'a geçmek istemiyor.

Kuyruktakilerin önüne geçmek çok kabaca.

Bu köprüyü geçmek istiyorum.

Havaalanında gümrükten geçmek ne kadar sürer?

Girişi sonlandırıp esas kısımların icrasına geçmek istiyorum.

Sırf Rusları geçmek gibi bir amacım var.

Sami İslam'a geçmek istiyor.

Sami'nin İslam'a geçmek gibi bir niyeti hiç olmamıştı.

Hayvancağızla bu kadar dalga geçmek yeter.

Tom vatandaşlığa geçmek istiyordu.

Nehri yüzerek geçmek çok zordu.

Vatandaşlığa geçmek istiyor.

İslam'a geçmek istiyorum.

Fakat bunu yapmak için ülke sınırını geçmek gerekmedi mi?

Onunla dalga geçmek istiyorlar.

Ali harekete geçmek için boşluğumu arıyor.

Sınavı geçmek istiyorsan çok çalışman gerekecek.

"Sokağın diğer tarafına gitmeliyiz." "Buradan geçmek yasak. Bir sonraki trafik ışığında geçmeliyiz."

Benimle dalga geçmek mi istiyorsun?

Ali'nin yaptığı bölüm geçmek için tüm tuşlara basmak.

Bazen saatler geçmek bilmiyor.

Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir