Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimPro'yu edininGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikasıKullanım koşulları
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimPro'yu edininGiriş yap

"bilerek" içeren Türkçe örnek cümleler

bilerek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 99'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikasıKullanım koşulları
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

Bunu bilerek yaptın!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Evet, bunu bilerek yaptım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek onun hislerini incittim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Jack annesinin değerli bir vazosunu kırdı, ama bilerek yapmadı, bu yüzden o kızmadı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom bilerek pencereyi kırdı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom onu bilerek yaptı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O, bana bilerek yanlış bir adres verdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onun bu hatayı bilerek yaptığını mı düşünüyorsun?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

O hatayı bilerek mi yaptın?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek onu tehlikeye maruz bıraktı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onun bilerek geç kaldığından eminim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bana bilerek yanlış adres söyledi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hatayı bilerek yaptın, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

İki gün önce servis bilerek yarım saat geç geldi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sterilizasyon bilerek yapılmadı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sizin beni unutmadığınızı bilerek oyunuma devam ettim hepsi bu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Beni seven kadın fiziksel özelliklerime bakmadan ve tüm hatalarımı bilerek de sevebilir mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Annem babam bile olsa onlara bilerek yaptıkları yanlışları söylemeli miydim?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek ve isteyerek kimseyi üzmek istemedim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Beni bilerek bekletmeniz çıldırtıyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sinirli ve aceleci görünmek hoş değil, bilerek bekletilmek hiç hoş değil.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Arabayı bilerek oraya park ettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sonra arabayı yine bilerek tam ortaya park ettim.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom bilerek başını salladı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Biz onun sırasını bilerek atladık diyenler şimdi nerede?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek yapmadım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben sözümü bozduysam bunu bilerek yapmadım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben hiçbir zaman insanları sizin gibi bilerek kırmak istemem .
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hatalarım olmuştur elbette ama çoğunu bilerek yapmadım.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sen durumu düzeltmek için eline geçen birçok fırsatı kullanmadın. Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom'un onu bilerek yaptığını düşünüyorum.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onu bilerek yaptın, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Beni sinirlendirmek için bilerek vazoyu kırdı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Sen bana bilerek ihanet ettin, değil mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Babamın sırasını bilerek atladık demediniz mi?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek kalp kırmadığımın ne zaman farkına varacaksınız?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu sayfa bilerek boş bırakılmıştır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bana bilerek hata yapmış muamelesi yapma.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek bana yanlış adres verdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bilerek beni şaşırtmaya mı çalışıyorsun?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Onu bilerek yaptın!
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom bilerek son sayfayı boş bıraktı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom o hatayı bilerek yaptı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bana bu yanlışı bilerek yapmamalıydın.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Hayatımı bilerek mahvettin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom'un onu bilerek yaptığını sanmıyorum.

O bunu bilerek yaptı.

Onu bilerek yaptın.

Sanırım Tom tabağı bilerek kırdı.

Her şeyi bilerek doğmuyoruz.

Bunu bilerek mi yaptınız?

Neden biri bunu bilerek yapmak istesin?

Onu bilerek mi yaptın?

Hiç kimse her şeyi bilerek doğmaz.

Üzgünüm. Bunu bilerek yapmadım.

Hadi, Mary. Tom'un onu bilerek yaptığına inanmıyorsun, değil mi?

Ben onu bilerek yapmaya çalışmıyordum.

Ben onu bilerek yaptım.

Ben bilerek doğmadım.

Kimse bilerek doğmaz.

Tom senin bunu bilerek yapıyor olduğunu düşünüyor.

Sanırım onu bilerek yapıyorlar.

Ben onların bunu, bilerek yaptıklarını düşünüyorum.

Tom'un bunu bilerek yaptığını biliyorum.

Güzelliğini bilerek mi gizlediğini söylemek istiyorsun?

O beni bilerek incitti.

O bana bilerek zarar verdi.

Bütün bunları bilerek yaptığını sanıyorlar.

Tom onu bilerek yaptığıma asla inanmayacak.

Onu bilerek yapmadık.

Sanırım onu bilerek yaptın.

Onu bilerek yapmadın, değil mi?

Tom, Mary'nin onu bilerek yapmadığını biliyordu.

Tom onu bilerek mi yaptı?

Tom'un onu bilerek yaptığından oldukça eminim.

Neden Tom onu bilerek yapardı.

Tom'un onu bilerek yapmadığından oldukça eminim.

Tom'un bunu bilerek yaptığını çok ciddiye alıyorum.

Tom bunu bilerek yaptı.

Tom bunu bilerek yapmadı.

Sanırım onlar bunu bilerek yaptı.

Onu bilerek yaptım.

Ben onu bilerek yapmadım.

Bence Tom bunu bilerek yapmamıştı.

Bunu bilerek yapmıştık.

Belki Tom bilerek yapmıştır bunu.

Tom'un bunu bilerek yaptığını düşünüyorum.

Hemen söylemeliyim ki, bana bu yetkiyi onlar bilerek ve anlayarak vermediler.

Bilerek yapmadılar.

Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız."

Bunu bilerek yaptığını biliyorum.

Maçı bilerek kaybetti.

Bunu bilerek yapmamıştım.

Aklıma, Tom'un bunu bilerek yapmış olabileceği geldi.

Bilerek başarısız oldum.

Bilerek kaybettim.

Ana, hışımla Pedro'nun yanına gidip ona çıkıştı: "Beni başka bir Ana ile aldatıyormuşsun! İnsanlar onunla telefonda konuşurken şüphelenmesinler diye bilerek mi böyle yaptın?"

Montumu bilerek evde bıraktım.

Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir