Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“yeterli”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 yeterli。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Sadece beyaz kağıt yeterli.
从土耳其语翻译成英语

Bir gün için bu kadarı yeterli.
从土耳其语翻译成英语

Hepimiz için yeterli yiyecek vardı.
从土耳其语翻译成英语

On bin yen yeterli mi?
从土耳其语翻译成英语

Bir dil asla yeterli değildir.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli param olsaydı o hoş arabayı alırdım.
从土耳其语翻译成英语

Öncelikle,devlet tahvilleri bir bakkal dükkânı çalıştırmak için yeterli değiller.
从土耳其语翻译成英语

Maaş altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
从土耳其语翻译成英语

Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
从土耳其语翻译成英语

Herkes için yeterli sandalye var mı?
从土耳其语翻译成英语

Bir günde 1800 kalorilik yemek yeme yeterli midir?
从土耳其语翻译成英语

Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.
从土耳其语翻译成英语

Onu mahkûm etmek için suçla ilgili yeterli kanıt yoktu.
从土耳其语翻译成英语

Mezun olmak için yeterli kredim yok.
从土耳其语翻译成英语

Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
从土耳其语翻译成英语

Dolaşmak için yeterli yiyecek var.
从土耳其语翻译成英语

Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.
从土耳其语翻译成英语

Ödeme altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli param olsa, ben yurtdışına gidebilirim.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli zamanım olsa, seninle konuşurum.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli param olsaydı, onu alabilirdim.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli param olsa, onu satın alabilirim.
从土耳其语翻译成英语

Bir gün için yeterli.
从土耳其语翻译成英语

Amerika'da hapishanede mahkumlar için ayrılan yer mahkumlara yeterli değildir.Bu yüzden hapishaneler çok kalabalıktır.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un yeterli arkadaşı yok.
从土耳其语翻译成英语

Tom bir treni kullanmak için yeterli deneyime sahip değildir.
从土耳其语翻译成英语

Tom yeterli parası olmadığı için bizimle Boston'a gidemedi.
从土耳其语翻译成英语

İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.
从土耳其语翻译成英语

O ona bir dişçi görmesini tavsiye etti fakat o öyle yapacak yeterli zamanı olmadığını söyledi.
从土耳其语翻译成英语

Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.
从土耳其语翻译成英语

Tom yemek için yeterli zamanı olmadığından öğle yemeği yemeden gitti.
从土耳其语翻译成英语

Seyahatim için yeterli param yok.
从土耳其语翻译成英语

Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un birkaç bakkal almak için yeterli parası vardı.
从土耳其语翻译成英语

Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.
从土耳其语翻译成英语

Yeterli zamanım olsaydı, Londra'nın daha çok kısmını görebilirdim.
从土耳其语翻译成英语

Bol zamanım var, ama yeterli param yok.
从土耳其语翻译成英语

Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.
从土耳其语翻译成英语

Tom emekli olmak için yeterli parasının olmasını diledi.
从土耳其语翻译成英语

Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.

Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.

Tom'un bu mağazadaki herhangi bir bilgisayarı almak için yeterli parası var.O sadece hangisini alacağına karar vermeli.

Tom yapmayı söz verdiği yetimhaneyi yaptırmak için yeterli parayı toplamada zor zamanlar geçirdi.

Tom hesabı ödemek için cüzdanında yeterli parası olduğunu düşünmüyordu.

Tom'un başka bir şey yapacak yeterli zamanı yoktu.

Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.

Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.

Eğer yeterli parasını olmadığını bilseydi Tom Mary'nin biletini ödeyebilirdi.

Hem Tom hem Mary için burada yeterli yer yok.

Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.

Bileti ödemek için cebinde yeterli paran olduğundan emin olmalısın.

İstediğimiz her şeyi satın almak için yeterli paramız olmadığını varsaymalısın.

Bir karar vermek için henüz yeterli bilgimiz yok.

Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.

Yeterli zamanın var mı?

Yeterli paran var mı?

Yeterli enerjin var mı?

Yeterli battaniyelerin var mı?

Dün gece yeterli uyku aldın mı?

Maaşın aileni geçindirmen için yeterli mi?

O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?

Sorun yeterli paraya sahip olmamamızdır.

Tom projeyi terk etti. Çünkü o yeterli paraya sahip değildi.

İstediği tabloyu Tom'a almak için yeterli paramız olup olmayacağını merak ediyorum.

Araba sürmek için yeterli yaşta.

Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.

Tom'un o tür bir sorunla ilgilenmek için yeterli deneyimi yoktu.

Tom işi iyi yapmak için yeterli tecrübeye sahip değildi.

Tom ne yapacağını bilmek için yeterli tecrübeye sahip değildi.

Tom'un yeterli parası yoktu.

Tom'un yapmak istediği şeyi yapmak için yeterli yeri yoktu.

Tom yeterli paraya sahip olmamaktan hoşlanmıyordu.

Tom Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.

Tom'un henüz istediği arabayı almak için yeterli parası yok.

Tom'un yeterli parası yok.

Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.

Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.

Yeterli.

Bu yeterli.

Şimdilik bu kadar yeterli.

Yeterli yiyeceğimiz var mı?

Yeterli RAM'im yok.

Şimdi yeterli yiyeceğimiz var.

Yeterli yiyeceğin var mı?

Yeterli yakıt yoktu.

Bin yen yeterli midir?

Onun için yeterli zamanım var.

O şimdilik yeterli olacaktır.

O, görev için yeterli değildir.

Onun yeterli parası yoktu.

Tom'un çok yeterli maaşı var.

Onlar yeterli yiyecek alamadılar.

Çalışanlarınızın mutlu olmasını istiyorsanız, onlara yeterli bir ücret ödemelisiniz.

Yemek yemek istememe rağmen, yemek yiyecek yeterli zamanımın olmadığını fark ettim.

Bu yeterli olmalıdır.

Neredeyse onun yeterli yiyeceği yoktu.

Ev küçük fakat bizim için yeterli.

Buradan çıkacak yeterli sağduyuya sahibim.

Trene yetişmek için yeterli zamanımız var.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语