Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“yerde”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 yerde。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Bunlar her yerde satılıyor.
从土耳其语翻译成英语

Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.
从土耳其语翻译成英语

Onu iki yıl önce bir yerde gördüm.
从土耳其语翻译成英语

Parayı güvenli bir yerde tut.
从土耳其语翻译成英语

Değerli şeylerini güvenli bir yerde muhafaza etmelisin.
从土耳其语翻译成英语

Ayırdedilebilir bir işlev her yerde süreklidir.
从土耳其语翻译成英语

Hepinizi bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Moğolistan'da her yerde onunla karşılaştım.
从土耳其语翻译成英语

Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
从土耳其语翻译成英语

Onunla bir yerde buluştuğumuzu hatırlıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Bu yerde yaşıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Doğru akıl bir yerde kalmayan akıldır.
从土耳其语翻译成英语

Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.
从土耳其语翻译成英语

O, mükemmel bir bilim adamıdır, bu itibarla her yerde tanınır.
从土耳其语翻译成英语

Ona her yerde baktılar, ama hiçbir yerde bulamadılar.
从土耳其语翻译成英语

Loş bir yerde yaşadı ve öldü.
从土耳其语翻译成英语

" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
从土耳其语翻译成英语

Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!
从土耳其语翻译成英语

Bunu güvenli bir yerde sakla. Ona kimsenin dokunmasını istemiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Polisler yerde biraz kan buldular.
从土耳其语翻译成英语

Parayı güvenli bir yerde saklayın.
从土耳其语翻译成英语

Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.
从土耳其语翻译成英语

O, burada bir yerde yaşıyor.
从土耳其语翻译成英语

O, parkın civarında bir yerde yaşıyor.
从土耳其语翻译成英语

O, civarda bir yerde olmalıdır.
从土耳其语翻译成英语

O buralarda bir yerde yaşıyor.
从土耳其语翻译成英语

"Olduğun yerde yağmur yağıyor mu? " " Hava açık. "
从土耳其语翻译成英语

Bebek yerde yatıyordu.
从土耳其语翻译成英语

O buraya yakın bir yerde mi yaşıyor?
从土耳其语翻译成英语

Herhangi bir yerde bir telefon var mı?
从土耳其语翻译成英语

Onu bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Ben bir yerde hata yapmış olmalıyım.
从土耳其语翻译成英语

Bir yerde içki içmek için dışarı çıkmak ister misiniz?
从土耳其语翻译成英语

Bir yerde paramı çaldılar.
从土耳其语翻译成英语

Bir yerde paramı çaldırdım.
从土耳其语翻译成英语

Seni bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Seninle bir yerde karşılaştığımı düşünüyorum.
从土耳其语翻译成英语

Oralarda bir yerde bir çay molası verelim.
从土耳其语翻译成英语

Onlar yakın bir yerde yaşıyorlar.
从土耳其语翻译成英语

Aşkın ince olduğu yerde hatalar kalındır.
从土耳其语翻译成英语

Bu yüzük hiçbir yerde bulunmayacaktı.
从土耳其语翻译成英语

Herhangi bir yerde evinizdeymiş gibi hisseder misiniz?
从土耳其语翻译成英语

Ben yüzmeyi iyi bilmediğim için, boyumu aşan yerde yüzmekten sakınırım.

Onlar kurşunu olduğu yerde bırakmaya karar verdiler.

ABD'de bir restorana girerken seçeneğin vardır, sigara içilen ya da sigara içilmeyen yerde oturmak.

Banka soyguncusu " hepiniz, olduğunuz yerde kalın!" diye bağırdı

Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.

Gittiği her yerde karşılandı.

Çakmağımı her yerde aradım ama bulamadım.

Yanlış zamanda, yanlış yerde.

Fred annemi gittiği her yerde takip etti.

Tom Boston'un her yerinde birçok yerde bulundu.

Tom Mary'nin muhtemelen hâlâ Boston'da bir yerde olduğunu düşündü.

Tom'un durumu istediği yerde bir ev alacak kadar oldukça iyidir.

Tom, Mary'ye tapıyor ve onun gittiği her yerde onu takip ediyor.

O birçok yerde bulundu.

Tom otuzlu yaşların sonlarında bir yerde görünüyordu.

Tom çalıştığı yerde bir kravat takmalı.

Tom her yerde Mary'yi aradı.

Tom her yerde seni arıyordu.

Tom Mary'den kendisi geri dönünceye kadar olduğu yerde kalmasını istedi.

Tom Mary'ye tubasını başka bir yerde pratik yapmasını söyledi.

Tom Mary'ye başka bir yerde park etmesini söyledi.

Asker yerde yaralı yatıyordu.

Tom herhangi bir yerde yaşayabileceğini sandığını söylüyor.

Tom Japonya'yı ziyaret ettiğinde her yerde otomat gördü.

Tom şu anda herhangi bir yerde çalışmıyor.

Tom insanların sigara içtiği yerde yemek yemeği sevmez.

Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.

Tom her yerde uyuyabilir.

Başka hiç kimsenin bakmadığı yerde beni buldun.

Bu Tokyo'da bir yerde en iyi hint restoranıdır.

Kasabada ayaklarımın beni götürdüğü yerde dolaştım.

Yerde ayak izleri bırakılmıştı.

Bill 20 dakika geç kaldı. Bir yerde kaybolmuş olmalı.

Tom hiçbir yerde dışarı çıkmadı.

Tom anahtarını bir yerde bulamadı.

Tom Mary'yi daha önce bir yerde gördüğü hissinden kurtulamadı.

Tom Mary'yi hiçbir yerde görmedi.

Olduğun yerde kal.

O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.

Onu serin bir yerde tut.

O birçok yerde bulunmuştur.

Böylesine gürültülü bir yerde yaşamaktan nefret ediyorum.

Yerde bir çukur kazdık.

O yerde oturuyordu.

Onu bir yerde bulamadım.

O, yerde yaralı yatıyordu.

Onları herhangi bir yerde görmedim.

Yerde bir şey var mıdır?

Şimdi bir yerde saat beştir.

Olduğun yerde kal, geleceğim ve seni alacağım.

Son zamanlarda her yerde kargalar görüyoruz.

Dün buraya yakın bir yerde bir gemi battı.

Yanlış yerde mi bekliyorum?

Söylenti her yerde yayıldı.

Onunla öyle bir yerde karşılaşmayı asla ummadım.

Buralarda bir yerde anahtarımı kaybettim.

Bir kerede iki yerde olamazsın.

İsteğin olduğu yerde, bir yol vardır.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语