Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“savunma”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 savunma。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

O, böyle bir savunma istemedi.
从土耳其语翻译成英语

Bu bilgi savunma için önemsizdir.
从土耳其语翻译成英语

Saldırı en iyi savunma şeklidir.
从土耳其语翻译成英语

Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.
从土耳其语翻译成英语

En etkili savunma taarruzdur.
从土耳其语翻译成英语

O savunma avukatına güvendi.
从土耳其语翻译成英语

O doğal savunma stili egzersizi yaptı.
从土耳其语翻译成英语

Tom bir suç savunma avukatı olmak istiyordu.
从土耳其语翻译成英语

Erkek bir kule savunma oyunu oynuyor.
从土耳其语翻译成英语

Beklenmedik bir saldırıya karşı savunma yoktur.
从土耳其语翻译成英语

Her insanın kendini savunma hakkı var.
从土耳其语翻译成英语

Rusya'nın savunma bakanlığı, gönüllülerden oluşacak birkaç rezerv ordusu oluşturma projesi üzerinde çalışıyor.
从土耳其语翻译成英语

Tom, mahkemede kendini savunma konusunda daha çok toydu.
从土耳其语翻译成英语

En iyi savunma iyi bir saldırıdır.
从土耳其语翻译成英语

Kendimi savunma hakkına sahibim.
从土耳其语翻译成英语

Kendimi savunma hakkım var.
从土耳其语翻译成英语

Benim kendimi savunma hakkım var.
从土耳其语翻译成英语

O sadece iyi bir vuruşçu değil fakat aynı zamanda harika bir savunma.
从土耳其语翻译成英语

Futbol takımımız iyi savunma yaptı.
从土耳其语翻译成英语

Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.
从土耳其语翻译成英语

Yasayı bilmemek bir savunma gerekçesi olarak kabul edilmez.
从土耳其语翻译成英语

Savunma avukatı doğru sorular sormadı.
从土耳其语翻译成英语

Savunma dinlenir.
从土耳其语翻译成英语

Birçokları, savunma bütçesindeki kesintilerin ordunun etkinliğini baltalayacağından korkuyorlar.
从土耳其语翻译成英语

Savunma avukatı hemen itiraz etti.
从土耳其语翻译成英语

Karate silahsız bir savunma sanatıdır.
从土耳其语翻译成英语

Savunma avukatı karardan memnundu.
从土耳其语翻译成英语

İnsanların kendilerini savunma hakları vardır.
从土耳其语翻译成英语

Mary kendini savunma dersi aldı.
从土耳其语翻译成英语

Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır.
从土耳其语翻译成英语

Ateş, vücudun savunma mekanizmalarından biridir.
从土耳其语翻译成英语

İnkar, en güçlü insan savunma mekanizmalarından biridir.
从土耳其语翻译成英语

Neden Japonya Savunma Ajansı Japon Savunma Bakanlığı'na yükseltildi?
从土耳其语翻译成英语

Bir savunma pazarlık söz konusu değildir.
从土耳其语翻译成英语

Önemli miktarda para ulusal savunma için tahsis edilmiştir.
从土耳其语翻译成英语

Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.
从土耳其语翻译成英语

O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.
从土耳其语翻译成英语

Polis, Dan'in kendini savunma sınırları içinde hareket ettiğini tespit etti.
从土耳其语翻译成英语

Tom polise Mary'yi kendini savunma amacıyla vurduğunu söyledi.
从土耳其语翻译成英语

Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; Yerinde olsam şahsen bunu kabul etmezdim.
从土耳其语翻译成英语

O savunma değil.
从土耳其语翻译成英语

Fadil'i savunma.
从土耳其语翻译成英语

Fadıl'ın savunma ekibi sürpriz bir hamle yaptı.
从土耳其语翻译成英语

Tom kendini savunma hakkına sahiptir

Tom'un kendini savunma hakkı var.

Tom kendini savunma hakkına sahipti.

Tom'un kendini savunma hakkı vardı.

Tom'un kendini savunma şansı yoktu.

Öfke bir savunma mekanizmasıdır.

Savunma kefalet istedi.

Bir ceza savunma avukatı tutmanız gerekir.

Tom savunma dersi aldı.

Tom ve benim kendimizi savunma hakkımız var.

Sami Bekir, Leyla'nın savunma avukatıdır.

Sami'nin savunma stratejisi işe yaradı.

Tom bir savunma avukatıdır.

Sami iyi bir savunma takımı tuttu.

Savunma son anda ayak koydu.

Anadoluspor golden sonra savunma güvenliğini öne alıp, alan daraltmaya çalıştı.

Ali sol kanattan ortaladı, savunma uzaklaştırdı.

Anadoluspor bu maç savunma güvenliğini elden bırakmadı.

Anadoluspor Yıldızspor karşısına farklı bir savunma kurgusuyla çıktı.

Savunma vurdurmadı.

Savunma geçit vermedi.

Yıldızspor risk alıp savunma arkasında boşluk bırakmaya başladı.

Anadoluspor'da savunma kurgusu değişmeli.

Ali, Yıldızspor maçı öncesi Mehmet'in yokluğunda savunma kurgusunu belirlemeye çalışıyor.

Doğuda, Erzurum'da ve Elazığ'da, genel merkezi İstanbul'da olmak üzere Doğu İlleri Ulusal Hakları Savunma Derneği kurulmuştu.

Dahası, Milli Savunma Bakanı olan Şakir Paşa bu yönergeyi okuduktan sonra imzalamaktan çekinmiş, anlaşılır anlaşılmaz bir biçimde mührünü basmıştır.

Türkiye'nin hava savunma sistemi alması Amerika'ya niye dert oluyor?

Yıldızspor'un savunma göbeği zayıf.

2016 tarihli bir Savunma Bakanlığı raporunda, genç Amerikalıların yaklaşık dörtte üçünün Amerika’nın ordusunda hizmet etmeye uygun olmadığı tespit edildi.

Sami eski bir savunma avukatıdır.

Ali savunma sanayiine meraklıdır.

Ali savunma sanayisine ilgi duyar.

Mary, İsrail'in savunma hattında görev aldı.

Meşru savunma yasaklanmamıştır.

En iyi savunma saldırıdır.

Bruce Lee bir savunma sanatları ustasıdır.

Savunma harcamalarının da kısılması planlanıyor.

Savunma en güçlü unsur.

Boskovski'nin savunma ekibi henüz teyid edilmedi.

Savunma makamı karara itiraz edeceğini belirtti.

Ancak mahkemede sessiz savunma yapmayı seçti.

Artık sadece bir savunma kurumu var.

Savunma reformu, Makedonya için güçlü bir koz.

Sırbistan savunma bakanı Bağdat'ı ziyaret etti.

Savunma az adamla yakalandı.

Satrançta, atağın düzenli koordinasyonu ve savunma güçleri son derece önemlidir.

Savunma çizgi hâlinde yakalandı.

Anadoluspor savunma derinliği olan bir takım.

Düşmanın savunma hatlarını yarmaya çalıştık.

Yabancılar, futbol kulüpleri gibi stratejik önemi olmayan çerez sektörlerdeki markaları Körfez'e iteleyip adamların petrodolarlarını sağarken, bizim aklıevveller telekom ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerden satış yapıyor.

Ukrayna'daki savaşın Avrupa'nın savunma harcamalarını ciddi biçimde artırıp enerjide alternatif pazarlara yöneltmesinden Amerikan ekonomisi faydalanacak.

Filistin, tartışılmaz bir şekilde topraklarını savunma hakkına sahiptir.

Sayısız ülke Filistinlilerin kendilerini savunma hakkını tanıyor.

"Filistinlilerin kendilerini savunma hakkına sahip olduklarına katılıyor musunuz?" "Kesinlikle."

Filistinlilerin kendilerini savunma hakkına sahip olduklarında ısrar ediyoruz.

Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; yerinde olsam bunu kişisel algılamazdım.

Bazen kişinin içinde bulunduğu pozisyonu haklı bir şekilde savunma çabası, inatçılıkla karıştırılabilir.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语