Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“sahip”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 sahip。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Ailenizin bir Japon arabasına sahip olmasına şaşırdım.
从土耳其语翻译成英语

Fakir, çok az şeye sahip olan değildir fakat çok isteyendir.
从土耳其语翻译成英语

Daha kaliteli olanlarına sahip misin?
从土耳其语翻译成英语

Windows ile birlikte eklentilere sahip olmak zorundasın yoksa senin dosyalarını okumaz.
从土耳其语翻译成英语

O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.
从土耳其语翻译成英语

1000 yenden fazlasına sahip değilim.
从土耳其语翻译成英语

Ania kahverengi ama Magdalena sarı saça sahip.
从土耳其语翻译成英语

Yüksek yerlerde arkadaşlara sahip olmak güzel olmalı.
从土耳其语翻译成英语

O iş dünyasında başarılı olmak için ne gerekliyse sahip.
从土耳其语翻译成英语

Sahip olduğum çok az para çalındı.
从土耳其语翻译成英语

Balinaların kendilerine ait bir dile sahip olduklarına inanılmaktadır.
从土耳其语翻译成英语

O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
从土耳其语翻译成英语

İki insan aynı akla sahip değildir.
从土耳其语翻译成英语

Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.
从土耳其语翻译成英语

Su yasası bir kaynak olarak suya sahip olma, kontrolü ve kullanımı ile ilgili hukuk alanıdır.
从土耳其语翻译成英语

O, mükemmel reflekslere sahip.
从土耳其语翻译成英语

Kullanılmış araba satıcıları kötü üne sahip bir güruhtur.
从土耳其语翻译成英语

Bir insanın değeri, onun neye sahip olduğuna değil, ne olduğuna bağlıdır.
从土耳其语翻译成英语

O, senin ne kadar değerli olduğunla ilgili değil fakat sana sahip oldukları için ne kadar ödeyecekleri ile ilgilidir.
从土耳其语翻译成英语

Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.
从土耳其语翻译成英语

Tadashi yumuşak bir sese sahip.
从土耳其语翻译成英语

Bay White birçok arkadaşa sahip gibi görünüyor.
从土耳其语翻译成英语

Onu icat eden profesör, üniversiteden makul bir ücret hakkına sahip
从土耳其语翻译成英语

O, Amerikan demokrasisi hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildir.
从土耳其语翻译成英语

O, benim sahip olduğum kadar çok sayıda pula sahip.
从土耳其语翻译成英语

Lucy benim sahip olduğum kadar çok sayıda arkadaşa sahip.
从土耳其语翻译成英语

Ve bizim gerçekten istediğimiz çok sayıda-ve herhangi-dillerde çok sayıda cümlelere sahip olmaktır.
从土耳其语翻译成英语

O, boş fantezilere sahip gibi görünüyor.
从土耳其语翻译成英语

Geçen yıl sahip olduğumdan daha fazla param var.
从土耳其语翻译成英语

Sahip olduğum tek sorunun şu an evde kapalı kalmam olduğunu düşünüyorum.
从土耳其语翻译成英语

Yeni sunucu çok daha iyi performansa sahip olmalıdır.
从土耳其语翻译成英语

Biz oy hakkına sahip özgür vatandaşlarız.
从土耳其语翻译成英语

İyi bir sağlığa sahip olduğum için, kendimi şanslı sayıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Ben beş dolardan daha fazlasına sahip değilim.
从土耳其语翻译成英语

Ben sizinle konuşmak için bu fırsata sahip olduğuma çok memnunum.
从土耳其语翻译成英语

Bu sahip olduğum tek kameradır.
从土耳其语翻译成英语

Bu benim sahip olduğum saatle aynı.
从土耳其语翻译成英语

O elbise pahalı bir görünüme sahip.
从土耳其语翻译成英语

Bu görkemli planları yapmak iyi fakat tabağında sahip olduğunla başlamanı istiyorum.

Benim bisikletim kabak bir lastiğe sahip.

O ülke doğal kaynaklara sahip.

Ne kadar çok sahip olursak o kadar çok isteriz.

Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.

Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.

Bilgelik, bilgeliğe sahip adam için hiçbir şey yapmazsa bir lanettir.

Bu içecek açıkça çayla aynı tada sahip.

Sıradan insanlar muazzam bir güce sahip.

Ne olduğun neye sahip olduğundan daha önemlidir.

Ben her zaman kardeşlere sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hep merak ettim.

Bir araba sürebilmenden önce bir ehliyete sahip olman gerekir.

Bir araba sürebilmek için önce bir ehliyete sahip olmalısın.

Bir araba sürmek için bir ehliyete sahip olmak gereklidir.

O, yarışmada hangi yeteneğe sahip olduğunu gösterdi.

Enstrüman paneli, çok ergonomik bir düzene sahip.

21. yüzyılda eğitimli bir akla sahip olmak ne anlama geliyor?

"Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı." "Ben de aptalım. Öyleyse, tamam. "

Ver onu. Sahip olduğunun hepsi bu kadar mı?

Bir bebek konuşma yeteneğine sahip değildir, bu yüzden istediğini alana kadar sadece bağırır.

Sırası gelmişken, bu odada klimaya benzer bir şey yok. Onun sahip olduğu tek şey elle tutulan kağıt yelpaze.

Sayfaların boyutu genellikle en az 4 KiB (4 × 1024 bayt) büyüklüğündedir ve büyük sanal adres alanlarına ya da büyük gerçek bellek miktarlarına sahip sistemler genellikle daha büyük sayfalar kullanırlar.

Yarasasız bir çan kulesine nasıl sahip olabilirsin?

Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.

O, benim sahip olduğum bisikletle aynıdır.

Bizim görüşümüz sahip olduğumuz bir fikirdir; inancımız bize sahip olan bir fikirdir.

Bu bir dizüstü bilgisayara sahip olmak pratiktir.

O zarif bir görünüme sahip.

Ben, şimdi benimle evlenmek istediğini biliyorum, ama siz daha sonra ikinci düşüncelere sahip olacağınızı düşünmüyor musunuz?

O, şimdiye kadar sahip olduğumuz tek erkek evlat.

Eğer bir çocuk kendine ait bir odaya sahip olabiliyorsa, hoştur.

Keşke bir zamanlar sahip olduğum tonu ve atikliği geri alabilsem.

Tom'un erkek kardeşinin sahip olduğundan daha az parası var.

Arkadaşım Tom benim sahip olduğumun iki katı kadar çok sayıda pula sahip.

Tom bir treni kullanmak için yeterli deneyime sahip değildir.

Tom'un tam Boston'un dışında bir sürü arsaya sahip.

Çocuk en büyük miktarda meyveye sahip.

Güzel havaya sahip olacağımızı düşünüyor musun?

Ben hiç bu kadar büyük bir paraya sahip olmadım.

Bu şimdiye kadar sahip olduğum en güzel hediye.

Tom'un bir bavul içine sahip olduğu her şeyi sığdırması mümkün oldu.

Tom bir tartışmada her zaman son söze sahip olduğu için sinir bozucudur.

Tom her zaman kendi metoduna sahip olduğu için sinir bozucudur.

Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.

Birçok Amerikalının bir otomobile sahip olmak için parası yoktu.

Burada sahip olduğumuz tek şey budur.

Benim hayalim ben emekli olduğumda işimi devralacak bir erkek evlada sahip olmaktır.

Sahip olduğum tüm parayı ona verdim.

Tom konuşacak birine sahip olmayı diledi.

Tom Mary'ye şu ana gördüğü en güzel gözlere sahip olduğunu söyledi.

Tom Mary'ye bankada otururken paraya sahip olmanın iyi bir fikir olmadığını söyledi.

Tom Mary'nin bir kertenkele IQ'süne sahip olduğunu düşündü.

Babam dün bir kalp krizi geçirdi fakat yakınlarda bir kliniğe sahip olduğu için şanslıydı.

Tom şimdiye kadar sahip olduğumuz en iyi eleman.

Tom başarılı olmak için gerekli niteliklere sahip.

Tom başarılı olmak için gereken niteliklere sahip.

Tom, iyi bir öğretmen olmak için gereken niteliklere sahip.

Tom her şeye kendi yoluyla sahip olmak zorunda.

Tom Mary'nin sahip olduğu araba gibi bir arabada asla bulunmadı.

Tom'un Mary'nin sahip olduğundan çok daha fazla deneyimi var.

Tom'un benim sahip olduğumdan daha çok parası var.

Tom bir aşağılık kompleksine sahip.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语