学习如何在土耳其语句子中使用 rol。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
Bu bilgi çağıdır, ve bilgisayarlar günlük hayatımızda gittikçe önemli rol oynuyorlar.
从土耳其语翻译成英语
TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.
从土耳其语翻译成英语
Jane öğrencilerin sahnede iyi rol yaptıklarını gördü.
从土耳其语翻译成英语
Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
O gerçekten üzgün değil; o sadece rol yapıyor.
从土耳其语翻译成英语
O onu demek istemiyor; o sadece rol yapıyor.
从土耳其语翻译成英语
Kate'e bir filmde önemli bir rol oynama fırsatı verildi.
从土耳其语翻译成英语
O oyunda rol yaptı.
从土耳其语翻译成英语
O, kuruluşumuzda önemli bir rol oynuyor.
从土耳其语翻译成英语
Favori rol-yapma oyununuz hangisidir?
从土耳其语翻译成英语
Sınavlar eğitimde büyük rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Kadınların özgürlüğü hareketinde bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Biz sadece rol yapıyoruz.
从土耳其语翻译成英语
Tom hiç iyi rol yapamıyor.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un erkek rol modeline ihtiyacı var.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un iyi rol modelleri var.
从土耳其语翻译成英语
İyi bir rol modelisin, Tom.
从土耳其语翻译成英语
Rol yapma oyunlarıyla zerre kadar ilgilenmiyorum.
从土耳其语翻译成英语
Petrol,Japon sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
Büyü, ilkel toplumda önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Televizyon ve gazeteler tamamlayıcı rol oynuyorlar.
从土耳其语翻译成英语
Rol yapamam.
从土耳其语翻译成英语
Ve her vatandaş böyle vazgeçilmez bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Rusya ve İran çabalarını birleştirmeli ve Kafkasya'da istikrarsızlığı önleme amacıyla lider bir rol oynamalı.
从土耳其语翻译成英语
Şans, hayatta önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Sen hiç bu eserde rol aldın mı?
从土耳其语翻译成英语
O bizim için harika bir rol modeliydi.
从土耳其语翻译成英语
Tom sahnede rol yapmaya hazır olduğundan emin değil.
从土耳其语翻译成英语
Gözde rol yapma oyununuz hangisi?
从土耳其语翻译成英语
Doğa, hayatımızda önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Japonya dünya ekonomisinde anahtar bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Sen sadece rol oynuyorsun.
从土耳其语翻译成英语
O önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
Bu önemli rol.
从土耳其语翻译成英语
Şans hayatta önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
O, komitede önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
O bu projede önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
Japonya dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynar.
从土耳其语翻译成英语
Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.
从土耳其语翻译成英语
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
Doktor Yukawa bilimsel çalışmada önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
O, bilimsel araştırmamızda çok önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
Petrol medeniyetin ilerlemesinde önemli bir rol oynadı.
从土耳其语翻译成英语
O, kadınların özgürlük hareketinde aktif bir rol aldı.
Sorular ve cevaplar etkileşimde büyük bir rol oynarlar.
Spor onun hayatında önemli bir rol oynar.
Çin'in aktif bir rol oynayacağını düşünüyorum.
Din, Orta Çağ'da önemli bir rol oynamıştır.
Facebook, Arap Baharı'nda önemli bir rol oynadı mı?
Filmde bir rol istiyor musun?
Ben rol yapmayı ve şarkı söylemeyi severim.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.
Tom kötü bir rol model.
Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.
Japon dili dünya barışının teşvik etmede önemli bir rol oynar.
Japon dünyada barışın desteklenmesinde önemli bir rol oynar.
Japon dili dünyada barışı teşvik etmede önemli bir rol oynar.
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.
Bu, politikanın gelişiminde önemli bir rol oynar.
Ben bir rol model olmak istiyorum.
Başkaları için bir rol model olmak güzel.
Tom yerel politikada aktif bir rol oynuyor ve gelecek yıl belediye başkanlığı için aday olmayı planlıyor.
Kenichi Matsuyama çok iyi rol yapıyor.
O, hareket içinde önemli bir rol oynadı.
Filmde çoğunlukla Amerikalılar rol aldı.
Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.
Hepimizin çevresinde pek çok rol modeli vardı.
Önemli bir rol oynuyor.
O, harekette önemli bir rol oynadı.
O, harekette kilit bir rol oynadı.
Part-time çalışanlar ekonominin gelişmesinde önemli bir rol oynar.
Tom benim rol modelimdi.
Aktör duygu ile rol oynadı.
Devrimde etkin bir rol oynadı.
Tekrarlama, dil öğrenmede çok önemli bir rol oynamaktadır.
Tekrarlama, dil çalışmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Tom'a bir korku filminde baş rol önerildi.
O sadece rol yapıyor.
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.
Fadıl çok özel bir rol oynadı.
Bölgesel örgüt, Etiyopya-Eritre diplomatik krizine aracılık etmede kilit bir rol oynadı.
Rol Dili, Japonca'da erkek ve kadın toplu isimler içerir.
Şans hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır.
Şans, hayatımızda önemli bir rol oynar.
O, organizasyonumuzda önemli bir rol oynuyor.
BM, uluslararası krizleri ortadan kaldırmada ve çatışmaları önlemede önemli bir rol oynadı.
Kötü bir rol modelisin.
Sami bir baba olarak rol aldı.
Tom rol yapıyor.
Sami, Leyla'nın hayatında önemli bir rol oynuyordu.
Tom rol aldı.
Sait Molla'nın, derneğin açık girişimlerinde olduğu gibi ondan daha çok gizli işlerinde de rol oynadığı görülecektir.
Onun aldığı rol çok ufak, ismi jenerikte bile geçmiyor.
Daha fazla rol yapamam.
Sami rol için seçmelere girdi ve kazandı.
Hoşumuza gitsin veya gitmesin, ama hiç süphesiz, bilgisayarlar hayatımızda önemli bir rol oynuyor.
Sen sadece rol yapıyorsun.
Rol yapma, bal gibi de her şeyi anlıyorsun.