Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“rekabet”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 rekabet。超过 79 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Sporu rekabet için değil zevk için yapıyorum.
从土耳其语翻译成英语

İki adam rekabet kazasından sonra Taiwan'da kollarını koparttılar.
从土耳其语翻译成英语

Ben tanıtım için onunla rekabet etmek zorunda kaldım.
从土耳其语翻译成英语

İhracat pazarlarında rekabet gücünün güçlendirilmesi acil bir ihtiyaçtır.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet şiddetlendi.
从土耳其语翻译成英语

Ben rekabet edemem.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet faydalıdır.
从土耳其语翻译成英语

Üniversitedeyken öfkeyle rekabet ederdik.
从土耳其语翻译成英语

Seninle asla rekabet etmek istemedim.
从土耳其语翻译成英语

Bir ihale ediyor, ki o yüzden rekabet oluşuyor.
从土耳其语翻译成英语

Kayak yarışlarında rekabet ederiz.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet had safhada.
从土耳其语翻译成英语

Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
从土耳其语翻译成英语

Bizimle rekabet edemezsin.
从土耳其语翻译成英语

Onlarla rekabet edemezsin.
从土耳其语翻译成英语

Benimle rekabet edemezsin.
从土耳其语翻译成英语

Onunla rekabet edemezsin.
从土耳其语翻译成英语

Onunla nasıl rekabet edebiliriz?
从土耳其语翻译成英语

Ülkemizin yeni küresel ekonomide rekabet etmeyi öğrenmesi gerekiyor.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet aslında ne iyi ne de kötü.
从土耳其语翻译成英语

Nasıl rekabet edebilirim?
从土耳其语翻译成英语

Onunla nasıl rekabet edeceğim?
从土耳其语翻译成英语

Onunla nasıl rekabet etmem gerekiyor?
从土耳其语翻译成英语

Rekabet olmazdı.
从土耳其语翻译成英语

Tekstil endüstrisi serbest rekabet pazarına önümüzdeki yıllarda uyum sağlayacaktır.
从土耳其语翻译成英语

Asya ile rekabet edemeyiz.
从土耳其语翻译成英语

O elinden geleni yaptı ama kısa sürede böyle bir hızlı atlet ile rekabet edemeyeceğini gördü.
从土耳其语翻译成英语

İşte çok rekabet var.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet gittikçe daha sert oluyor.
从土耳其语翻译成英语

"Tüketici elektroniği" denen üreticiler arasında acımasız bir rekabet vardır.
从土耳其语翻译成英语

Kıyasıya bir rekabet vardı.
从土耳其语翻译成英语

Bu haksız rekabet.
从土耳其语翻译成英语

Çok fazla rekabet var.
从土耳其语翻译成英语

Biraz rekabet iyidir.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet çocuklar için iyi mi?
从土耳其语翻译成英语

Rekabet sağlıklı bir şeydir.
从土耳其语翻译成英语

Çetin rekabet olacak.
从土耳其语翻译成英语

Adil rekabet sektörünün sağlıklı büyümesi için gereklidir.
从土耳其语翻译成英语

Ben asla seninle rekabet edemem.
从土耳其语翻译成英语

Tom artık Amazonla rekabet edemeyeceğini söylediği için kitabevini kapattı.
从土耳其语翻译成英语

O makam için rekabet çok yoğun.
从土耳其语翻译成英语

Rekabet yoğun olacak.
从土耳其语翻译成英语

Acımasız rekabet karşısında, bizim iş hayatta kalmakta başarısız oldu.
从土耳其语翻译成英语

Bu rekabet katı.
从土耳其语翻译成英语

Ben onunla rekabet edemem.

Ben bununla rekabet edemem.

Sistem mühendisleri ayrılmaya devam ederse, şirketin rekabet üstünlüğü aşınmış olacak.

Rekabet etmekten hoşlanıyoruz.

Rekabet gerçektir.

Aile üyeleri birbirlerine karşı rekabet etmemelidir.

Onların aralarındaki rekabet kısa sürede ortaya çıktı.

Bununla nasıl rekabet etmemiz gerekiyor?

O konuda nasıl rekabet edebilirsin?

Rekabet müthiştir.

Rekabet sizi daha iyi yapar.

Onunla rekabet edemedim.

Tom biraz rekabet edebilir.

Nasıl rekabet edeceğimizi öğreniyoruz.

Rekabet olacak.

O konuda rekabet gücünü seviyorum.

Küresel olarak rekabet etmeye çalışıyoruz.

Her zaman iyi bir rekabet vardı.

Sağlıklı rekabet her zaman iyidir.

Rekabet o kadar kötü mü?

Rekabet fiyatları indiriyor.

Tekrar rekabet etmek istiyorum.

Anadoluspor ile Yıldızspor arasında ezeli rekabet ve ebedi dostluk var.

Ligin zirvesinde kıran kırana bir rekabet yaşanıyor.

Rekabet de böyle değil midir zaten?

Rekabet kaliteyi artırır.

Kapitalist dünyada rekabet yeni bir kavram değil.

Bu, rekabet kültürünü artıracaktır.

Brkiç'e göre rekabet artıyor.

Pek çok çiftlik rekabet edemediği için kapandı.

Rekabet yorabilir.

Okullarımız arasında rekabet var.

Platform ve Kalamar Oyunu gibi yapay tanrıcılık ve ölümcül rekabet temasını işleyen yapımlar insanların maskesiz hâllerini ve içgüdüsel doğalarını iyi yansıttığından olsa gerek, dünya genelinde büyük ilgi uyandırıyor.

Bundan dolayı aynı pazarda rekabet ediyorlar.

Tom rekabet etmek istiyor.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语