学习如何在土耳其语句子中使用 karşılık。超过 99 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
Japon shogi satranca karşılık gelir.
从土耳其语翻译成英语
Bir metreküp, 1000 litreye karşılık gelmektedir.
从土耳其语翻译成英语
Tom'a karşılık vermesen iyi olur.
从土耳其语翻译成英语
Başkan Roosevelt, Japonya'da hemen karşılık vermemeye karar verdi.
从土耳其语翻译成英语
Kanıt, bir önceki ifadeye karşılık gelir.
从土耳其语翻译成英语
Köpek John adına karşılık veriyor.
从土耳其语翻译成英语
Bob'a kalırsa, bir şey dönüyor. Buna karşılık, Jane çok dikkatli.
从土耳其语翻译成英语
Bana o şekilde karşılık verme.
从土耳其语翻译成英语
Sen bana her zaman sert karşılık verirsin, değil mi?
从土耳其语翻译成英语
Ebeveynlerine karşılık vermemelisin.
从土耳其语翻译成英语
Ona karşılık vermeyecek kadar akıllıdır.
从土耳其语翻译成英语
O, derhal karşılık verdi.
从土耳其语翻译成英语
Size kötülük yapanlara siz de kötülükle karşılık verdiyseniz ve verecekseniz siz olgun değilsiniz demektir.
从土耳其语翻译成英语
Ben insanlara hiçbir karşılık beklemeden de yardım ettim.
从土耳其语翻译成英语
Tom ateşle karşılık verdi.
从土耳其语翻译成英语
Haritadaki mavi çizgiler nehirlere karşılık gelir.
从土耳其语翻译成英语
Bana karşılık verme.
从土耳其语翻译成英语
Bana karşılık vermeyin.
从土耳其语翻译成英语
Keşke iyiliğe karşılık verebilsem.
从土耳其语翻译成英语
Birinin hayatını kurtardıysam illa ondan bir karşılık mı beklemem lazım?
从土耳其语翻译成英语
Yardımına karşılık, ona üç kitap verdim.
从土耳其语翻译成英语
Bir kilo ketçap, iki kilo domatese karşılık gelir.
从土耳其语翻译成英语
Bize saldıran olursa, aynı şekilde karşılık veririz.
从土耳其语翻译成英语
Tom "Seni seviyorum" der. Mary "Ben de seni seviyorum" diye karşılık verir.
从土耳其语翻译成英语
Tom karşılık olarak ne bekliyor?
从土耳其语翻译成英语
Karşılık olarak ne yapmak zorundayım?
从土耳其语翻译成英语
Tom karşılık olarak bir şey istedi.
从土耳其语翻译成英语
Ateşle karşılık ver.
从土耳其语翻译成英语
Bir parsek bir astronomik birimin bir arksaniyelik bir dereceye karşılık geldiği mesafedir.
从土耳其语翻译成英语
Bir sayısal tarih olarak yazıldığında Mart 14, 2015, pi'nin ilk beş rakamına karşılık gelir- yüz yılda bir kez rastlantı!
从土耳其语翻译成英语
Tom karşılık olarak ne istiyor.
从土耳其语翻译成英语
Ateşe ateşle karşılık ver.
从土耳其语翻译成英语
Karşılık olarak ne istiyorsun?
从土耳其语翻译成英语
Karşılık olarak sana ne verebilirim?
从土耳其语翻译成英语
Ateşe ateşle karşılık vermeyin.
从土耳其语翻译成英语
Ben onun sahtekarlığına karşılık veremem.
从土耳其语翻译成英语
Öyle karşılık vermemelisin.
从土耳其语翻译成英语
Hiç kimse bana karşılık vermedi.
从土耳其语翻译成英语
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.
从土耳其语翻译成英语
Tom sana karşılık olarak ne verdi?
从土耳其语翻译成英语
Sen nasıl karşılık verirdin?
从土耳其语翻译成英语
Bayan Liu, geçen hafta beni ziyaret etti ve bugün onun ziyaretine karşılık vereceğim.
从土耳其语翻译成英语
Oğlum bugünlerde karşılık vermiyor, o yeni bir sayfa açmış olmalı.
从土耳其语翻译成英语
Karşılık olarak her zaman bir soru sorabilirsin.
Onun misafirperverliğine karşılık olarak ona bir demet gül verdim.
O bana bir parça pastaya karşılık bir portakal verdi.
Tom'a karşılık olarak ne veriyorsun?
Tom karşılık olarak bir şey istedi mi?
Ateşe ateşle karşılık vermek zorundayız.
Bana karşılık olarak ne vereceksin.
Bir Florida şehri sokaklardaki tuzlu suyu emmek için vakum hortumları ile donatılmış tanker kamyonları göndererek düzenli gelgit sel baskınına karşılık veriyor.
Ben suçlamalara karşılık vermiyorum.
Polis ateşle karşılık verdi.
Buna karşılık yapabileceğim bir şey var mı?
Karşılık olarak sana bir şey öneremiyorum.
Polisler ateşle karşılık verdiler.
O, iyiliğe karşılık vermedi.
O, onların teklifine şaşırtıcı bir öneri ile karşılık verdi.
Nasıl karşılık verdin?
Bu sefer nasıl karşılık vermemiz gerekir?
Tom'un karşılık verme zamanı.
Neye karşılık veriyorsun?
Karşılık olarak ne aldın?
Marie aşırı derecede kızardı, başını indirdi ve hiç karşılık vermedi.
Bu tweet'e karşılık bir kullanıcının yazdığı bir tweet büyük tepki çekti.
Burçların on iki işareti on iki takımyıldızına karşılık gelir.
Küstahça bir karşılık verme duymak istemiyorum.
Tom polise ateşle karşılık verdi.
Sami karşılık vermedi.
Kulübü alacaklarına karşılık Ali'ye bonservisini verdi.
İnsanlar cesaretlendirmeye karşılık verir.
İstanbul'daki yönetim merkezlerinden verilmiş olan bu yönerge gereğince, Erzurum Şubesi, doğu illerinde Türklerin haklarını korumakla birlikte Ermenilerin göçü sırasında yapılan kötü işlerle halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını ve Ermeni mallarının, buralara Ruslar girinceye dek korunduğunu; buna karşılık Müslümanlara çok kıyasıya davranıldığını ve dahası, buyruk dışı olarak göçten alıkonulan kimi Ermenilerin, koruyucularına yaptıkları kötülükleri, kanıtlanmış belgelerle uygarlık dünyasına sunmaya ve bildirmeye ve doğu illerine dikilen açgözlü bakışları söndürmek için çalışmaya karar veriyor.
Tom'a yardım edebilmek için elimden ne geliyorsa yaptım, o ise yaptıklarıma karşılık bana bunu reva görüyor.
Bu neye karşılık geliyor?
RAB Tanrı kadına, "Nedir bu yaptığın?" diye sordu. Kadın, "Yılan beni aldattı, o yüzden yedim" diye karşılık verdi.
RAB Kayin'e, "Kardeşin Habil nerede?" diye sordu. Kayin, "Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?" diye karşılık verdi.
Kayin, "Cezam kaldıramayacağım kadar ağır" diye karşılık verdi.
Elişa, “Korkma, çünkü bizim yandaşlarımız onlarınkinden daha çok” diye karşılık verdi.
Tom bir gülümsemeyle karşılık verdi.
Kalabalığın içinden bazıları açılan ateşe karşılık verdi.
Nasıl bu kadar etkisiz olabiliyorsun? Neden karşılık vermiyorsun?
Türk Dil Kurumu internet için Türkçe karşılık olarak "genel ağ" kelimesini gösterirken, Dil Derneği de "bilgisunar" kelimesini öne çıkarıyor.
Ona karşılık vermezsen iyi edersin.
Ona karşılık vermesen daha iyi olur.
Tüm yaptıklarına karşılık ne kazanıyor?
Ataput'u döviz bürosunda liraya karşılık dolar alırken gördüm.
Ya aşkıma karşılık ver ya da peşinden koşarken eskittiğim ayakkabıların parasını.
Ona sordum ama karşılık vermedi.
Buna karşılık hediye veya rüşvet kabul etmeyecek.
Ancak bu strateji sandıkta karşılık görmedi.
AI yapay zekâya karşılık gelir.
Efe Aydal'ın nabız yoklamak için bahsini açtığı hayali partinin internet çağında yetişmiş gençlerde karşılık bulabileceğini düşünmek hayalperestlik olmaz.
İçten misafirperverliğinize karşılık size daha fazla zahmet vermek istemiyorum.
Tom o soruya nasıl karşılık verdi?
Ne türde bir karşılık umuyordunuz?
Tom selamıma başını belli belirsiz eğerek karşılık verdi.
Öğretmen tersledi ve Sami de karşılık verdi.
Sami karşılık vermeyecek.
O karşılık beklemeden başkalarına yardımcı olmayı sever.