Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“izin”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 izin。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Kendimi tanıtmama izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez.
从土耳其语翻译成英语

Öğretmen çocuğun eve gitmesine izin verdi.
从土耳其语翻译成英语

Kütüphanede konuşmaya izin verilmiyor.
从土耳其语翻译成英语

Babam üniversiteye devam etmeme izin vermezdi.
从土耳其语翻译成英语

Telefonu kullanabilmek için benden izin istedi.
从土耳其语翻译成英语

Babam benim köpek bakmama izin vermez.
从土耳其语翻译成英语

Burada oturanların bu alandan geçmelerine izin verilmedi.
从土耳其语翻译成英语

Mayuko'yu sana tanıtmama izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Su içebilirsin fakat aynı zamanda da onun yürümesine izin verebilirsin.
从土耳其语翻译成英语

Mary, kız kardeşinin elbiselerini ödünç almasına izin vermez.
从土耳其语翻译成英语

Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.
从土耳其语翻译成英语

Kendimi tanıtmama izin verin.
从土耳其语翻译成英语

Onu görmeme izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Şunu görmeme izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Lütfen ona bir göz atmama izin verir misin?
从土耳其语翻译成英语

Yasalar örümcek ağı gibidir, küçük sinekleri yakalayabilirler fakat yaban arısı ve eşek arılarının geçmesine izin verirler.
从土耳其语翻译成英语

Şartlar benim yurt dışına gitmeme izin vermedi.
从土耳其语翻译成英语

Patron hepimize bir günlük izin verdi.
从土耳其语翻译成英语

Ben ona tek başına izin veremem.
从土耳其语翻译成英语

O köpeğin gitmesine izin vermeyin.
从土耳其语翻译成英语

Ofisin yarısı izin aldı.
从土耳其语翻译成英语

Bir sözleşmede belirsizliklere izin verilmez.
从土耳其语翻译成英语

Tom her zaman öğretmenler kendisine izin verdiği sürece geç saatlere kadar okulda kalır.
从土耳其语翻译成英语

Size bir içki ısmarlamama izin verin.
从土耳其语翻译成英语

Bir gün izin almamın bir sakıncası var mı?
从土耳其语翻译成英语

Zaman hayatınızın parasıdır. Onu harcayın. Başkalarının sizin için harcamasına izin vermeyin.
从土耳其语翻译成英语

Dün bir gün ücretli izin aldım.
从土耳其语翻译成英语

Seninle gitmeme izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.
从土耳其语翻译成英语

Bitirmeme izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Bölgeye yerlilerin girmesine izin verilmiyor.
从土耳其语翻译成英语

Yerlilerin bölgeye girmesine izin verilmiyor.
从土耳其语翻译成英语

Bu fırsatın kaçmasına izin vermeyin.
从土耳其语翻译成英语

Sigaranı söndür. Burada sigara içmeye izin verilmez.
从土耳其语翻译成英语

Bu dumanlı havanın odadan çıkmasına ve biraz temiz havanın içeri girmesine izin ver.
从土耳其语翻译成英语

Tom insanların evine girmesine izin vermez.
从土耳其语翻译成英语

Çocuğun bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.
从土耳其语翻译成英语

Pasaportunuzu görmeme izin verir misiniz?
从土耳其语翻译成英语

Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmem için bana izin vermedi.
从土耳其语翻译成英语

O iki hafta izin aldı ve Çin'i ziyaret etti
从土耳其语翻译成英语

Sizin için yeni olan birçok şeyi göstermeme izin verin.
从土耳其语翻译成英语

Lütfen içeri girmeme izin verin.
从土耳其语翻译成英语

Baylar, karşılamada birkaç söz söylemem için bana izin verin.

Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.

Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.

Çevirdiğiniz cümlenin iyi bir çevirisini yapın. Diğer dillere yapılan çevirilerin sizi etkilemesine izin vermeyin.

Sana olan aşkım sana her şeyi söylememe izin vermeyecek. Bazı şeyler söylenmemiş olarak bırakılsa iyi olur.

Fransa'da işçiler her yıl dört haftalık ücretli izin alırlar.

Kate'e eve gitmesi için izin verdim.

Onların Kanada'ya geçmeleri için izin verilmedi.

Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?

Hastaya izin verildi.

Lütfen ölçünüzü almak için bana izin verin.

Hiç kimsenin kararlaştırılmış işlerini gevşetmelerine izin verilmemesi önemlidir.

Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.

İstediğini yapması için ona izin verdim.

Tom'a diğer çocuklarla birlikte kampa gitmesine izin verilecek mi?

Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.

Tom Mary'den ona eve erken gitmesi için izin vermesini rica etti fakat o izin vermedi.

Tom Mary'nin erken ayrılması için izin verdi.

Tom'un gitmesine izin verilmesinin benim için bir anlamı yok fakat Mary'ye izin verilmemesinin var.

Şimdi gitmeme izin verir misiniz, lütfen?

Affedersiniz, yukarıdaki makaledeki üç hatayı göstermeme izin verin.

Bir sonraki oyunu oynamama izin ver.

Telefonunuzu kullanmama izin verir misiniz, lütfen?

Tom bize bu müzede fotoğraf çekmek için izin verilmediğini söyledi.

Yarın benim izin günüm.

Tom, bir günlük izin almalı.

Kuvvetli yağış dışarı çıkmama izin vermedi.

Kız kardeşimle flört etmene izin vermeyeceğim.

Tom onun gitmesine izin vermezdi.

Tom, gitmene izin vermeyecektir.

Tom, Mary'nin gitmesine izin vermeyecektir.

Tom Mary'nin karar vermesine izin verecek.

Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.

Tom onun olmasına asla izin vermezdi.

Annesi ona izin verseydi, Tom bir boksör olmak isterdi.

Tom polisi aramak istedi fakat Mary ona izin vermedi.

Tom mayoyu daha büyük bir bedenle değiştirmeye çalıştı fakat tezgahtar ona izin verilmediğini söyledi.

Tom eşinin ne kadar para harcamasına izin verilmesi gerektiği hakkında bir limit olması gerektiğini düşündü.

Tom kedinin çantasından çıkmasına izin verdi.

Tom'un başka birinin bir şey söylemesine asla izin vermeyen bir ünü vardır.

Tom Mary'nin gitmesine izin vermek istemiyor.

Tom birkaç gün izin almayı hak ediyor.

Tom bir gün izin almaya karar verdi.

Tom geri çekilmeye ve bir süre işleri Mary'nin idare etmesine izin vermeye karar verdi.

Açıkçası, Tom'un onun olmasına izin vermeye niyeti yoktu.

Tom kesinlikle bugün geleceğini herhangi birinin bilmesine izin vermedi.

Tom'a kesinlikle onun yaptığını yapmasına izin vermedim.

Tom, geçmişin gitmesine izin veremez.

Tom çikolatayı onun istediğinden çok daha fazla istediği için, Mary ona onu yemesine izin verdi.

Sanırım sonunda Tom Mary'yi yeni bir motosiklet almaya izin vermeye ikna edecek.

O, oğlunun gitmesine izin vermedi.

Kapa çeneni ve düşünmeme izin ver.

Ehliyetine bakmama izin ver.

Lütfen çantanı taşımama izin ver.

İnşallah ebeveynlerin evlenmemize izin verecekler.

Sen bitirdiğinde gazeteyi okumama izin ver.

Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语