Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“ilişki”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 ilişki。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

O her zaman büyük işletmeler ile ilişki kurmuştur.
从土耳其语翻译成英语

Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.
从土耳其语翻译成英语

Tom Mary ile gizlice ilişki kuruyor.
从土耳其语翻译成英语

O bir ilişki yaşıyor mu?
从土耳其语翻译成英语

İslam ve batı arasındaki ilişki yüzyıllar süren birliktelik ve ortak çalışma fakat aynı zamanda çatışma ve din savaşları içermektedir.
从土耳其语翻译成英语

İnsanlarla ilişki kuramamaktan da bıktım.
从土耳其语翻译成英语

İştar ile Easter arasında bir ilişki var mı?
从土耳其语翻译成英语

Ciddi bir ilişki ile ilgilenmiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Sudan’da geçen yıl, cinsel ilişki halinde yakalandığı keçi ile evlenmek zorunda bırakılan adam "dul" kaldı.
从土耳其语翻译成英语

Aralarında ilişki kurmak olanaksız.
从土耳其语翻译成英语

Ne zamandan beri bir ilişki içindesiniz?
从土耳其语翻译成英语

Çocukluktan beri onunla yakın bir ilişki yaşıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Tom'la ilişki kur.
从土耳其语翻译成英语

O ciddi bir ilişki istiyor.
从土耳其语翻译成英语

O ciddi bir ilişki ister.
从土耳其语翻译成英语

Tom, hafta sonu Meryem'in internette biriyle ilişki yaşamakta olduğunu fark edince ipler kopma noktasına geldi.
从土耳其语翻译成英语

Bir ilişki gizli olmak zorundaysa, onun içinde olmamalısın.
从土耳其语翻译成英语

Onunla iyi ilişki kurabilirim.
从土耳其语翻译成英语

Dün gece kadın komşumun dairesinden yayılan cinsel ilişki sesleri yüzünden uykum bölündü.
从土耳其语翻译成英语

Öğretmen ve öğrenci arasında uyumlu bir ilişki olmalı.
从土耳其语翻译成英语

Bu, Mary'yi tatmin etmedi, onlar arasındaki ilişki daha mesafeli oldu.
从土耳其语翻译成英语

Tinder'deki birçok kişi sadece kısa vadeli bir ilişki arıyor.
从土耳其语翻译成英语

İlgisizlik bir ilişki için ölüm öpücüğü ise öyleyse rahatlık bir iş için ölüm öpücüğüdür.
从土耳其语翻译成英语

Nedensel ilişkiyle gündelik ilişki arasındaki fark nedir?
从土耳其语翻译成英语

Onunla normal bir ilişki kurmak istedi.
从土耳其语翻译成英语

Meryem ile Selime arasında kommensalist bir ilişki var.
从土耳其语翻译成英语

Tom bir ilişki aramıyor.
从土耳其语翻译成英语

Doğrudan bir ilişki var mı?
从土耳其语翻译成英语

Toplam dürüstlüğe dayalı bir ilişki başarısızlığa mahkûmdur.
从土耳其语翻译成英语

İster tek başına uçuyor ol, ister bir ilişki içinde ol, bu Sevgililer Günü seni düşünüyor olacağım.
从土耳其语翻译成英语

O adam senin kız kardeşin ile bir ilişki yaşıyor!
从土耳其语翻译成英语

Ben bir ilişki aramıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Bir ilişki var mıydı?
从土耳其语翻译成英语

O, ilişki hakkında biliyordu.
从土耳其语翻译成英语

Böylesine garip bir ilişki uzun süre tekrar olmayacak.
从土耳其语翻译成英语

Bu Tom'u tatmin etmedi ve onlar arasındaki ilişki soğudu.
从土耳其语翻译成英语

Bu Mary'yi tatmin etmedi ve onlar arasındaki ilişki soğudu.
从土耳其语翻译成英语

Bu kadar garip bir ilişki uzun bir süre tekrar olmayacak.
从土耳其语翻译成英语

Bir ilişki benim için yeterli.
从土耳其语翻译成英语

Tom Mary ile kararlı bir ilişki içinde olmak istedi.
从土耳其语翻译成英语

William Maya kentlerinin konumu ve takımyıldızlarındaki yıldızların konumu arasında bir ilişki keşfetti.

O bir ilişki yaşıyor.

O, kadınlarla ilişki kurmada hızlıdır.

O, kızlarla ilişki kurmada hızlıdır.

Bu sonu olmayan bir ilişki.

Sen bir ilişki yaşıyor musun?

Tom Mary ile bir ilişki içindeydi.

Tom hiç ciddi bir ilişki içinde olmadı.

Bir ilişki arayışında değilim.

Bir ilişki ile ilgilenmiyorum.

Tom, Mary'ye bunun tek gecelik ilişki olduğunu söyledi.

Epilepsi ve glukoz metabolizması arasındaki ilişki 85 yıldan daha fazla süre önce kuruldu.

O yerliler ile samimi bir ilişki kurdu.

Bu Tom'u tatmin etmedi ve aralarındaki ilişki daha uzak oldu.

O bir ilişki istemiyor. O sadece benimle yatmak istiyor.

Onunla cinsel ilişki kurdu.

Onunla ilişki içinde olmaya devam etmek istiyor musun?

Hiçbir ilişki bulunmadı.

Karı koca arasındaki ilişki aşka dayalı olmalıdır.

Şirketin bir Amerikan şirketi ile ilişki kuracağı söylentileri var.

Arz ve talep arasında yakın ilişki vardır.

Fadil ve Dania romantik bir ilişki geliştirdiler.

Fadil ve Dania bir ilişki başlattı.

Fadıl eski arkadaşıyla romantik bir ilişki içinde olmadığını söyledi.

Fadıl, Leyla ile ilişki kuruyordu.

Portekiz ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bu ilişki bugün de devam etmektedir.

Seninle cinsel ilişki kurmak cennette olmak gibidir.

Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmazsan bir hastalık kapabilirsin.

Biz hep iyi bir ilişki yaşadık.

Edward Zuckerberg kızıyla bir ilişki yaşadı mı acaba?

Jimmy, Cindy ile ilişki yaşadı.

Tom kararlı bir ilişki içinde.

Leyla ve Sami bir ilişki yaşıyorlardı.

Sami ve Leyla romantik bir ilişki geliştirdiler.

Sanırım annem bir ilişki yaşıyor olabilir.

Leyla cinsel ilişki kurmaya başladı.

Ben, şimdi Kaşgar'da duruyor olduğum için Uygurlar ile ilişki kurma fırsatım çok oluyor.

Sami ve Leyla'nın ilişki sorunları ofiste bir miktar gerginlik yaratmaya başladı.

Mary kardeşi Tom ile ensest bir ilişki içindeydi.

Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?

Tom bir ilişki aramadığını söyledi.

Sami ilişki hakkında bilgi sahibi olmayı hak ediyor.

Sami, Leyla ile bir ilişki içindeydi.

Sami ve Leyla arasında gizli bir ilişki vardı.

Sami, Leyla ile uzun süreli bir ilişki yaşıyordu.

Sami evli bir kadınla bir ilişki yaşıyordu.

Kusursuz bir ilişki diye bir şey yoktur. O yüzden kendine hem cennette, hem de cehennemde beraber olabileceğin birini bul!

Sami, Leyla ile iyi bir ilişki kuruyordu.

Sami iş yerindeki bir kadınla ilişki yaşıyor.

Sami biriyle ilişki içindeydi.

Sami, Leyla ile romantik bir ilişki kurmayı umuyordu.

Sami ve Leyla yakın bir ilişki yaşıyorlardı.

Sami, Leyla ile bir ilişki başlattı.

Sami, Leyla ile bir ilişki kurdu.

Sami, Leyla'nın bir ilişki yaşadığına inanmayı reddetti.

Tom ve Mary yıllardır ihtiraslı bir ilişki sürdürüyorlardı.

Tom bir iş arkadaşıyla ateşli bir ilişki yaşadı.

Ben yeni ilişki aramıyorum.

Sami Leyla adlı bir kızla ilişki içindeydi.

Bu düşünceyle kimi yabancı devlet adamlarıyla ilişki kurmak ve konuşmak yollarını da aramışlardı.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语