学习如何在土耳其语句子中使用 ileri。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
Saatim on dakika ileri.
从土耳其语翻译成英语
Odada ileri geri yürüdü.
从土耳其语翻译成英语
O, bana bir yalan söyleyecek kadar çok ileri gitti.
从土耳其语翻译成英语
O, ona vuracak kadar ileri gitti.
从土耳其语翻译成英语
Çalar saat on dakika ileri.
从土耳其语翻译成英语
Çok ileri gidiyorsun.
从土耳其语翻译成英语
Çok ileri gitmedin mi?
从土耳其语翻译成英语
O, şu ana kadar nerede yeni bir şube açma fikrini ileri sürdü?
从土耳其语翻译成英语
Öyle şeyler söyleyecek kadar ileri gitmem.
从土耳其语翻译成英语
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.
从土耳其语翻译成英语
Saatim günde beş saniye ileri gider.
从土耳其语翻译成英语
Saatim bir günde bir dakika ileri gider.
从土耳其语翻译成英语
Saatim bir ya da iki dakika ileri olabilir.
从土耳其语翻译成英语
Saatim bir ayda otuz saniye ileri gider.
从土耳其语翻译成英语
O, sana aptal diyecek kadar ileri gitti.
从土耳其语翻译成英语
Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?
从土耳其语翻译成英语
Tom yeni bir çözüm ileri sürdü.
从土耳其语翻译成英语
Tom iyi bir fikir ileri sürdü.
从土耳其语翻译成英语
Tam yol ileri!
从土耳其语翻译成英语
Jim ve Mike topu ileri ve geri attı.
从土耳其语翻译成英语
Tom yeni bir sistem ileri sürdü.
从土耳其语翻译成英语
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.
从土耳其语翻译成英语
Daha ileri gidemem.
从土耳其语翻译成英语
Daha ileri yürüyemem.
从土耳其语翻译成英语
Ben daha ileri yürüyemem.
从土耳其语翻译成英语
Biz ileri geri koşuyorduk.
从土耳其语翻译成英语
Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.
从土耳其语翻译成英语
Bu saat tamir edilmeli. O günde 20 dakika ileri gidiyor.
从土耳其语翻译成英语
İki adım ileri.
从土耳其语翻译成英语
O saat bir dakika ileri.
从土耳其语翻译成英语
Fred benden nefret ettiğini söyleyecek kadar ileri gitti.
从土耳其语翻译成英语
Hepimiz insanlığın bir zamanlar inandığı tanrıların çoğuna karşı ateistiz. Bazıları sadece bir tanrı daha ileri gidiyor.
从土耳其语翻译成英语
Başını ileri geri salladı.
从土耳其语翻译成英语
Daha ileri yürüyemeyecek kadar çok yorgunum.
从土耳其语翻译成英语
Saatim günde beş dakika ileri gider.
从土耳其语翻译成英语
Bu saat günde bir dakika ileri gider.
从土耳其语翻译成英语
Daha ileri gidemeyecek kadar çok yorgundu.
从土耳其语翻译成英语
Saatim ayda iki dakika ileri gider.
从土耳其语翻译成英语
Bu saat günde iki dakika ileri gidiyor.
从土耳其语翻译成英语
Buluşma tarihini ileri aldık.
从土耳其语翻译成英语
Sana ikiyüzlü diyecek kadar ileri gitti.
从土耳其语翻译成英语
Onun evinin önünde bir ileri bir geri yürüdü.
从土耳其语翻译成英语
Saat ileri gidiyor.
从土耳其语翻译成英语
Biz çok ileri gittik.
从土耳其语翻译成英语
Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.
从土耳其语翻译成英语
Diğer erkeklerin ve kadınların iş birliği, güveni ve dostluğu olmadan, asla ileri gidemezsin.
从土耳其语翻译成英语
Bu çok ileri gidiyor.
从土耳其语翻译成英语
Bir ileri bir geri yürüyordu.
从土耳其语翻译成英语
Saatimi bir saat ileri aldım.
Bu çılgın fikri nasıl ileri sürdün.
Bilim adamları gökyüzünün mavi olmasıyla ilgili birçok açıklama ileri sürmüştür.
Konuşman için alışılmamış bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.
Konuşman için tuhaf bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.
İyi bir fikir ileri süremiyorum.
Saatleri ayarlama enstitüsü saati 10 dakika ileri aldı.
Tom çok ileri gitmedi.
Çok ileri gitmeyeceğim.
Şimdi ileri git.
Doğru bir yol bulmadıkça bu alanda asla ileri gitmeyeceksin.
Finlandiya'ya cennet diyecek kadar ileri gitmezdim.
Hatta Tom onu daha ileri aldı.
O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.
Daha hızlı gitmek için yalnız gitsen iyi olur, daha ileri gitmek için biriyle gitsen iyi olur.
Tom daha ileri yürüyemedi.
O tam bir ileri öncelik değil.
Bu sefer, fazla ileri gittin!
Sen beni bile ihanetle suçlayacak kadar ileri gittin.
Daha ileri gitmeyi denemedim.
Ülkenin gelişimi, ileri görüşlülüğü reddeden bir lider tarafından kısıtlandı.
Toplantıda bir sürü yeni fikirler ileri sürdük.
Çok daha ileri değil.
Bana evlenme teklifi edecek kadar ileri gitti.
Şimdi çok ileri gidiyorsun.
Benim saatim günde on dakika ileri gider.
Bu saatin tamir edilmesi gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.
Bu saatin onarılması gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.
Biraz daha ileri gidelim.
Çok ileri gittin!
Mary çok ileri gitti.
Sen çok ileri gittin.
Çok ileri gittiğini düşünüyorum.
Bu defa çok ileri gittin.
Parlak bir fikir ileri sürdüm.
Bir plan ileri sürmeliyiz.
Bütün bunu nasıl ileri sürdün?
Bu planı nasıl ileri sürdün?
Başka bir plan ileri sürmemiz gerekecek.
Yeni bir plan ileri sürmeliyiz.
1920'de İngiliz astronom Arthur Eddington güneş ve diğer yıldızların nükleer reaksiyonlar tarafından desteklendiğini ileri sürdü.
Şimdi çok ileri gittin.
Bu çok ileri gitti.
Saatim iki dakika ileri.
Tom ileri geri adımlıyor.
Tom benden çok daha ileri yüzebilir.
Çok ileri gittiğimi mi düşünüyorsun.
Çok ileri gittin.
Tanımadığım bir adam evimin önünde ileri geri yürüyordu.
Bir şey ileri süreceğinden eminim.
Tom ileri gelen insandır.
Biz filmi hızlı ileri sardık.