学习如何在土耳其语句子中使用 işinden。超过 99 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
O işinden istifa etmeye karar verdi.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden kovuldu.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'nin şu anki işinden istifa etmesi ve yeni bir tane bulması gerektiğini önerdi.
从土耳其语翻译成英语
O asla kendi işinden bahsetmez.
从土耳其语翻译成英语
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.
从土耳其语翻译成英语
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?
从土耳其语翻译成英语
Tom eğer işinden hoşlanmadıysa her zaman onu bırakabilir.
从土耳其语翻译成英语
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden nefret ediyor.
从土耳其语翻译成英语
O işinden bıkmıştı.
从土耳其语翻译成英语
O, işinden memnundur.
从土耳其语翻译成英语
Bay Grey işinden hoşlanmıyordu.
从土耳其语翻译成英语
Onlar senin işinden memnunlar.
从土耳其语翻译成英语
O, her zaman işinden şikayetçi oluyor.
从土耳其语翻译成英语
O, işinden istifa etmeye karar verdi.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden asla bahsetmez.
从土耳其语翻译成英语
Yeni işinden memnun musun?
从土耳其语翻译成英语
Mary birçok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Yeni işinden memnun görünüyordu.
从土耳其语翻译成英语
Şu andaki işinden hoşlanıyor gibi görünüyor.
从土耳其语翻译成英语
Yeni işinden oldukça memnun.
从土耳其语翻译成英语
Tom her zaman işinden şikâyet ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Onun işinden tamamen tatmin olduk.
从土耳其语翻译成英语
Böyle bir yargıç emeklilik yaşından önce işinden emekli olması gerekir.
从土耳其语翻译成英语
Onu iyi işinden dolayı takdir ettik.
从土耳其语翻译成英语
Tom açıkçası işinden bıkmış.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden şikayetçi olmaktan başka hiçbir şey yapmadı.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden bıkmıştı.
从土耳其语翻译成英语
Beğen veya beğenme, işinden ayrılmamalısın.
从土耳其语翻译成英语
Hala işinden ayrılmayı düşünüyor musun?
从土耳其语翻译成英语
Hizmetçi kız, işinden ayrıldı.
从土耳其语翻译成英语
Bu akşam işinden bahsetmeyelim.
从土耳其语翻译成英语
Herkes kendi işinden kendi sorumludur.
从土耳其语翻译成英语
Sen hiç Tom'a işinden bahsettin mi?
从土耳其语翻译成英语
Dan işinden gayet gururlu.
从土耳其语翻译成英语
Dan işinden oldukça gururlu.
从土耳其语翻译成英语
Senin işinden çok memnunum.
从土耳其语翻译成英语
Seni işinden engellememe izin verme.
从土耳其语翻译成英语
Tom geçen hafta işinden kovuldu.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden ayrıldı.
从土耳其语翻译成英语
Jack umutsuzluk içinde işinden istifa etti.
从土耳其语翻译成英语
Tom bana yeni işinden bahsetti.
从土耳其语翻译成英语
Her şeye rağmen, o, çocukları seviyordu ve işinden memnundu.
从土耳其语翻译成英语
Günlük işinden vazgeçme.
从土耳其语翻译成英语
O, işinden hoşlanıyor.
从土耳其语翻译成英语
Seni işinden alıkoymamaya çalışacam.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden hoşnut olmadı.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden hoşlanmadığını söyledi.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'ye yeni işinden bahsetti.
从土耳其语翻译成英语
Tom işinden sıkıldı.
Son işinden kovuldun mu?
Mademki o, işinden ayrıldı ona güvenemem.
Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.
O, işinden kovuldu.
Babam işinden birkaç yıl önce emekli oldu.
Dan su şirketindeki işinden kovuldu.
Ben senin yeni işinden hoşlandığına eminim.
Bana hayatından, işinden ve hobilerinden bahset.
Maria birçok nedenlerden dolayı işinden nefret ediyor.
Maria pek çok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.
O işinden gurur duymaktadır.
Tom görevini terk etti ve işinden ayrıldı.
Tom yeni işinden gerçekten zevk alıyor.
Senin, işinden hoşlandığını düşünüyorum.
"Ben senin işinden hoşlandığına inanıyorum"."Tam tersine, ondan nefret ediyorum.
Bay Grey işinden memnun değildi.
Herkes Tom'un neden işinden ayrıldığını bilmek istiyordu.
Tom geçen ay işinden ayrıldı.
Tom işinden çok tatmin olur.
Karısı onu terk etti ve o işinden kovuldu.
Tom çiçek toptancısı olarak işinden emekli oldu.
Tom gerçekten işinden hoşlanır.
Tom'un işinden hiç memnun değilim.
Tom işinden ayrılmayı düşündüğünü söylüyor.
Tom işinden başını kaldırıp baktı.
Hâlâ işinden ayrılmayı planlamıyor musun?
Tom işinden şikayet etti.
Yalan söylemeyi reddettiği için işinden oldu.
Tom işinden çok şikayet ediyor.
Tom, Mary'nin işinden ayrılmasına şaşırmıştı.
Sami işinden ayrıldı.
Tom yeni işinden gerçekten hoşlanıyor.
Tom işinden çıkarılabileceğinden korkuyordu.
Tom'un neden işinden ayrıldığını merak ediyorum.
Tom birçok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.
Tom asla işinden şikayet etmedi.
Tom asla işinden çıkmamalıydı.
Tom işinden istifa etmek zorunda kaldı.
Tom'un işinden neden ayrıldığı konusunda hiçbir fikrim yok.
Mary işinden hiç bahsetmez.
Burası Almanya. İnsanlar burada Müslüman oldu diye işinden kovulmuyor.
Yaklaşık üç bin kişi işinden olabilir.
Evlendikten sonra eşi işinden ayrılıp ev hanımı oldu.
Bundan dolayı kimse işinden olmayacak.
Gabriel oteldeki işinden ayrılmak zorunda kaldı.
Babam işinden kovuldu.
Bana işinden bahset.
Mary sık sık işinden bahseder.