Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“falan”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 falan。超过 41 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Elma, portakal falan getirdi.

Misafirlere elma, portakal falan ikram edin.

Pazardan elma, portakal falan alacağım.

Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.

Bir bilgisayar çalışıyorsa güncelleme falan yapmam. Bozulur mozulur neme lazım!

Torunlarınla falan oyna olmaz mı?

Ortada komplo falan yok.

Tom'un senden nefret falan ettiği yok, Mary.

Burada sen yalnız mısın, kardeşlerin falan yok mu?

Neden parka falan gitmiyoruz?

Aptal ya da falan olduğumu düşünüyor musun?

Hiç kum fırtınası falan gözükmüyor.

Hayır, başka zaman falan yok.

Biriyle görüştüğümü falan mı sanıyorsun?

Kaza falan mı yapmış?

Işığa karşı hassasiyetiniz falan mı var?

Ermiş falan değil o. Öyleymiş gibi duruyor sadece.

Ne insanlar gördüm üzerinde kıyafet yoktu pabucu yırtıktı falan ama kadını erkeği mertti.

Sarhoş falan mısın?

Dalga geçtiğim falan yok.

Uzay mühendisi falan olsaydım bu matematiksel ifade benim için çocuk oyuncağı olurdu.

Bu bir randevu falan değil.

Sen bir polis falan mısın?

Aması falan yok!

Bir pizza falan sipariş edebiliriz.

Kendi yolundan falan çıkmanı istemiyorum.

Bugün erken dönüp yemek falan mı yapsak.

Sana akşam yemeği falan alabilir miyim, Tom?

Bir film falan izlemek ister misin?

Oha falan oldum.

Benden casus falan olmaz.

Aslında sadece beş dakika falan kalacağız.

Öyle bir çekip gitti ki Kavimler Göçü falan hikâye.

"Virginia, bir kadın kocasından sır saklamamalı." "Öyle mi? Ama benden sır saklıyorsun, değil mi? Yoksa senle Mary'den haberim yok mu sanıyordun?" "Ama Virginia!" "Aması falan yok! Derhal evimi terk et ve Mary'yi maçoluğunla tavlamaya devam et, seni adi herif!"

Üçüncü bir seçenek falan yok.

Öyle deme, babam falan değil o benim!

Ona borcum falan yok benim.

İlle de bahis oynayacağım diyorsan, git adam akıllı yasal sitelerde İddaa falan oyna.

Vurmaya falan kalkmazsın, değil mi?

Vurmaya falan kalkmaz, değil mi?

Mars'tan falan mı geldin?

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语