学习如何在土耳其语句子中使用 endişe。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
Babasının sağlığı için endişe duyuyor.
从土耳其语翻译成英语
Çok çalışmak ve endişe onun sağlığının bozulmasına neden oldu.
从土耳其语翻译成英语
Ben onun kötü sağlığı hakkında endişe duyuyorum.
从土耳其语翻译成英语
Endişe onun sağlığını etkiledi.
从土耳其语翻译成英语
Böyle bir şey için endişe etmeyin.
从土耳其语翻译成英语
Biz şimdi onun nerede olduğu hakkında endişe ediyoruz.
从土耳其语翻译成英语
Bir arkadaşım hakkında gerçekten endişe duyuyorum.
从土耳其语翻译成英语
Ben onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.
从土耳其语翻译成英语
Ben sizin sağlığınız için endişe duyuyorum.
从土耳其语翻译成英语
Öğretmen Tom'un sık sık derse gelmemesinden endişe duyuyordu.
从土耳其语翻译成英语
Annesi Tom'un öksürüğü hakkında endişe ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Bay Johnson dikkatsiz yönetimi nedeniyle kaybedilen para miktarı hakkında endişe ediyordu.
从土耳其语翻译成英语
İyi bir baba olup olmayacağım konusunda endişe ediyorum.
从土耳其语翻译成英语
O, babasının rahatsızlığı ile ilgili endişe duymaktadır.
从土耳其语翻译成英语
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'nin nasıl geçineceği hakkında endişe ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Onu hakkında endişe ediyorum.
从土耳其语翻译成英语
Benim hakkımda endişe etmeyin.
从土耳其语翻译成英语
Hakkımızda endişe etmeyin.
从土耳其语翻译成英语
Bu konuda endişe etmeyin.
从土耳其语翻译成英语
Diğerleri hakkında endişe etmeyin.
从土耳其语翻译成英语
Biz geleceğin hakkında endişe duyuyoruz.
从土耳其语翻译成英语
Ne hakkında endişe ediyorsun?
从土耳其语翻译成英语
Endişe için hiçbir neden yoktur.
从土耳其语翻译成英语
Ben kilom hakkında endişe duyuyorum.
从土耳其语翻译成英语
O, sınavları hakkında endişe duyuyor.
从土耳其语翻译成英语
Onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.
从土耳其语翻译成英语
O, hasta annesi için endişe ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Sonuçtan endişe ediyorum.
从土耳其语翻译成英语
Onun hakkında endişe etmezdim.
从土耳其语翻译成英语
Annem her şey hakkında endişe eder.
从土耳其语翻译成英语
Onun güvenliğinden endişe ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Önemsiz konularda her zaman endişe eder.
从土耳其语翻译成英语
Test sonuçların hakkında endişe etme.
从土耳其语翻译成英语
Sağlığınızdan endişe ediyor.
从土耳其语翻译成英语
O varlıklıdır, bu yüzden para hakkında endişe etmez.
从土耳其语翻译成英语
Endişe etmeli miyiz?
从土耳其语翻译成英语
Tom hakkında endişe ederek gecenin çoğunda yatmadım.
从土耳其语翻译成英语
Endişe etmemeliyim.
从土耳其语翻译成英语
Endişe ediyorum.
从土耳其语翻译成英语
O endişe edecek bir şey değil.
从土耳其语翻译成英语
Endişe etmeyin. Ben doktorum.
从土耳其语翻译成英语
Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.
从土耳其语翻译成英语
Yerinde olsam bu konuda endişe etmem.
从土耳其语翻译成英语
Asla endişe etmem.
从土耳其语翻译成英语
Tom hakkında hiç endişe etmedim.
从土耳其语翻译成英语
Ben o çocuğun yolunu kaybedeceğinden korkup endişe ediyorum.
从土耳其语翻译成英语
Tom hakkında endişe ettiğini biliyorum.
从土耳其语翻译成英语
Tom hakkında endişe etmen gereken kişidir.
Tom her zaman gerçekten çok önemli olmayan şeyler hakkında endişe eder.
Hakkında endişe edeceğin herhangi bir şey yok.
Tom'un çok parası olsa bunun hakkında endişe etmek zorunda kalmaz.
Tom neden endişe ederdi?
Tom neden endişe edecekti?
Tom senin hakkında endişe ettiğinden söz etti.
Hakkında endişe ettiğim Tom değil.
Endişe etme! Sınav kolay.
Sana inanıyorum fakat olacaklar hakkında endişe etmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Tom'un endişe etmem gereken kişi olduğundan emin değilim.
Beyaz Saray, krizin tırmanabileceğinden endişe ediyor.
Endişe verici bir sessizlik vardı.
Benim sorunlarım hakkında endişe etmeden senin aklında yeterince var.
Endişe etme. Dudaklarım kapalı.
Bütün bunlar çok endişe verici.
Artık endişe etmek zorunda kalmayacağım.
Tom bize endişe etmememizi söyledi.
Onun için endişe etmeyeceğim.
Niye Tom için endişe edecekmişim?
Neden Tom için endişe etmeyecekmişim?
Onun hayatından endişe duyuyorum.
O endişe neden?
Mary hakkında asla endişe etmedim.
Sana güveniyorum, endişe etme.
Endişe için bir neden yok.
Tom'a ne olduğu hakkında endişe etmekten vazgeç.
Bu çok endişe verici.
Vurulma hakkında endişe etmeden bu caddede yürüyebilmeyi istiyorum.
Senin hakkında bu kadar endişe etmeme gerek yoktu.Tom'un sana bakacağını bilmeliydim.
Onlar nükleer silahlardan endişe duyuyor gibi görünüyorlar.
Tom çocukları hakkında çok endişe ediyor.
Tom her zaman her şey hakkında endişe eder.
Onun hakkında endişe ederek zamanını israf etme.
Doktor bu kadar çok endişe etmekten vazgeçmem gerektiğini söylüyor.
Bu kadar çok endişe etmekten vazgeçmelisin.
Neden bu kadar çok endişe ediyorsun?
Endişe etme. Her şeyin iyi gideceğini söylemedim mi?
O hakkında endişe edeyim.
Tom endişe ile Mary'yi izledi.
Bizim hakkımızda endişe ediyor musun?
Yakalanmak hakkında hiç endişe eder misin?
Bu konuda çok endişe etmezdim.
Şimdi onun hakkında endişe etmeyelim.
Onlar bize endişe etmememizi söylüyor.
Geleceğin hakkında endişe duyuyorum.
Yarın onun hakkında endişe edeceğiz.
Sadece Tom'a endişe etmemesini söyle.
Tom hakkında endişe etmemeye çalış.
Sen Tom'a yardım etme hakkında endişe ediyorsun ve ben Mary hakkında endişe edeyim.
Tom bana endişe etmememi söyledi.
Endişe etmek enerji kaybıdır.