学习如何在土耳其语句子中使用 elmas。超过 95 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
Elmas doğal olarak serttir.
从土耳其语翻译成英语
Annemin elmas yüzüğünü satmaktan başka seçeneği yoktu.
从土耳其语翻译成英语
Bu yüzükteki elmas parlatılır.
从土耳其语翻译成英语
Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un sağlam delili yoktu, fakat o, annesinin elmas yüzüğünü çalan kişinin Mary olduğunu düşünüyordu.
从土耳其语翻译成英语
Kate her zaman elmas yüzüğü ile gösteriş yapar.
从土耳其语翻译成英语
Kate her zaman nişanlısından aldığı büyük elmas yüzükle hava atar.
从土耳其语翻译成英语
Bu elmas gerçek mi?
从土耳其语翻译成英语
Bu elmas gerçek değildir.
从土耳其语翻译成英语
Bu gerçek bir elmas olmalı.
从土耳其语翻译成英语
Bu gerçek bir elmas olamaz.
从土耳其语翻译成英语
Bu gerçek bir elmas olmayabilir.
从土耳其语翻译成英语
O, onu ona elmas bir yüzük alması için ikna etti.
从土耳其语翻译成英语
Bu muhtemelen gerçek bir elmas.
从土耳其语翻译成英语
Bu gerçek bir elmas, değil mi?
从土耳其语翻译成英语
Elmas gerçek gibi görünüyor.
从土耳其语翻译成英语
Sen asla gerçek bir elmas görmedin.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.
从土耳其语翻译成英语
Elmas 1873 yılında bir çocuk tarafından keşfedildi.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'ye bir elmas yüzük vermemeliydi.
从土耳其语翻译成英语
O elmas çaldı.
从土耳其语翻译成英语
Bu elmas servet tutar.
从土耳其语翻译成英语
Zengin bir adam olsaydım sana elmas bir yüzük alırdım.
从土耳其语翻译成英语
Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.
从土耳其语翻译成英语
Hiçbir şey elmas kadar sert değildir.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'ye bir çift elmas küpe verdi.
从土耳其语翻译成英语
Hiç kimse onun bir elmas olduğunu söylemedi.
从土耳其语翻译成英语
Bu gerçek elmas değil, değil mi?
从土耳其语翻译成英语
Onun gerçek bir elmas olduğunu sanmıyorum.
从土耳其语翻译成英语
Bu elmas sahte.
从土耳其语翻译成英语
O gerçek bir elmas mı?
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary için bir elmas yüzük aldığını hiç kimseye söylemedi.
从土耳其语翻译成英语
Onların gerçek elmas olduklarını nereden biliyorsunuz?
从土耳其语翻译成英语
Elmas yüzüğümü kesinlikle geri istiyorum.
从土耳其语翻译成英语
Ona elmas bir bilezik verdi.
从土耳其语翻译成英语
Tom Mary'ye bir elmas yüzük aldı.
从土耳其语翻译成英语
Elmas için ne kadar para aldın?
从土耳其语翻译成英语
O çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
从土耳其语翻译成英语
Bunların gerçek elmas elmaslar olduğunu kesinlikle biliyor musun?
从土耳其语翻译成英语
Bu bir taklit elmas.
从土耳其语翻译成英语
Bu gerçek bir elmas değil.
从土耳其语翻译成英语
Bu elmas gerçek değil.
从土耳其语翻译成英语
Sizin için kara elmas, kandan daha değerli değil mi?
从土耳其语翻译成英语
Petrole kara elmas derler.
从土耳其语翻译成英语
Naber len Belçika? Bu kanlı elmas ne olacak yoksa ayrılacak mısınız?
从土耳其语翻译成英语
Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.
从土耳其语翻译成英语
Tom bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.
O, odasına döndüğünde elmas yüzük gitmişti.
Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
Tom bunun bir elmas olduğunu söyledi.
Elmas saf görünüyor.
Tom Mary'ye elmas bir yüzük verdi.
Tom odadan ayrılmadan önce Mary'nin elmas kolyesini aldı.
Tom, Mary'ye elmas bir kolye satın aldı.
Bu elmas gerçek mi yoksa sahte mi?
Elmas kıymetli bir taştır.
Elmas pırıl pırıl parlıyordu.
Ben bir elmas yüzük takmıyorum, ama mutluyum.
Mary Tom'u ona pahalı bir elmas yüzük almaya ikna etti.
Tom, Maria'ya elmas bir yüzük verdi.
O elmas yüzük, bir servete mal oldu.
O bir elmas keşfetti.
Onun gözleri elmas gibi parladı.
Mary'nin gözleri elmas gibi parladı.
Yıldızlar elmas gibi parıldıyor.
Solda iki adet elmas mağazası var.
Tom evlilik yıldönümü için Mary'ye bir elmas bilezik verdi.
Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi bendim.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu itiraf etti.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu inkar etmedi.
Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.
Tom Mary'ye muhteşem bir elmas yüzük aldı.
Bu elmas ne kadar değerlidir?
Bu elmas yüzük bir servete mal oluyor.
Aşk elmas gibidir. Hiçbir zaman değerini kaybetmez. Bilakis, zaman ilerledikçe değeri artar.
Sami elmas yüzüğünü yanına aldı.
Sami elmas yüzüğünü geri istedi.
Bence Tom, Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi.
Elmas çamura düşse yine elmas.
Tom, Mary'ye elmas bir bilezik verdi.
Elmas çok serttir.
Bu hakiki elmas.
Bu gerçek bir elmas.
Elmas değerli bir taştır.
Böylesine bir yağmurdan sonra güneş çıktığında da orman böyle yeşil bir hal alıyor ve her yeri elmas gibi ışıl ışıl parıldıyor.
Böyle bir yağmurun ardından güneş açınca orman yemyeşil olup her yeri elmas gibi ışıl ışıl parlar.
Bunun gerçek elmas olduğunu sanmıyorum.
Mary için elmas bir yüzük satın alacağım.
Mary'ye elmas bir yüzük satın alacağım.
Elmas yengeyi uzun yıllar önce kaybetmiştik.
Tom, Mary'ye bir elmas yüzük satın aldı.
Yapay elmas sipariş ettim.
Elma bir meyvedir, elmas ise değerli bir taştır.
Elma kendini elmasın sahibi olarak görüyor, ancak elmas kız kardeşine ait.