学习如何在土耳其语句子中使用 casus。超过 43 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。
Onun bir casus olduğundan şüpheleniyordu.
White bir casus olarak polise ihbar edildi.
Adam bir casus olarak tutuklandı.
Yerli bir konuşmacı olmana rağmen etkili bir casus olmak için sınavı geçebilmek zorunda olduğunu düşünüyor musun?
Onlardan biri bir casus.
O bir casus olarak idam edildi.
Casus evrakları yaktı.
O, bir casus olmakla suçlanıyordu.
O aramızda bir casus olduğuna inanıyor.
O bir öğretmen olarak çalışıyor fakat aslında bir casus.
O bir casus olduğunu kanıtladı.
Tom bir casus.
Ben bir casus değilim.
Sen casus değilsin, değil mi?
Senin bir casus olduğunu biliyorum.
O bir casus.
Onun sevgilisi İngiliz hükümeti için çalışan bir casus.
Casus olmakla suçlandı.
Casus ülkesine döner dönmez başka bir ülkeye gitmesi söylendi.
Şirkette içmeyen birisi ya bir hırsızdır ya da bir casus.
Onlar casus.
Tom bir casus olabilir.
Senden harika bir casus olur.
Aramızda bir casus olmalı.
Etrafta bir casus olabilir.
O tutuklandı ve bir casus olmakla suçlandı.
Tom'un casus olduğundan şüpheleniliyordu.
Casus uydular gerçek zamanlı olarak kamyonu takip etti.
Bu adam bir casus; o ölmeli.
Adam casus olarak hapse atıldı.
Tom'dan çok iyi bir casus olurdu.
Tom bir casus olmakla suçlanıyor.
Sami, Leyla'nın bilgisayarına casus yazılım yükledi.
Onun bir endüstriyel casus olabileceğini fark ettim.
Mary bir casus.
Bir yerde Esperanto'yu akıcı bir şekilde konuşan bir casus var.
Casus değilsin, değil mi?
Benden casus falan olmaz.
Tom'un casus olduğunu biliyorum.
Casus belli.
Profesör olarak çalışıyor ama aslında casus.
Onlar beni casus olmakla suçladılar.
Casus değilim.