Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“şiddetli”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 şiddetli。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Hava çok şiddetli soğuk.
从土耳其语翻译成英语

Onun gözlemi şiddetli fakat o çok az diyor.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmurdan dolayı trenler durdu.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur sonucunda trenler durdu.
从土耳其语翻译成英语

Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.
从土耳其语翻译成英语

Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.
从土耳其语翻译成英语

Hepimiz şiddetli soğuktan titriyorduk.
从土耳其语翻译成英语

Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.
从土耳其语翻译成英语

Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.
从土耳其语翻译成英语

Ben bütün gün bilgisayar ekranı önünde otururum, bu yüzden elektro-manyetik dalgalar tarafından oldukça şiddetli şekilde bombardıman edilirim.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.
从土耳其语翻译成英语

İki lider arasında şiddetli bir fikir çatışması vardı.
从土耳其语翻译成英语

Onlar şiddetli düşmanlar.
从土耳其语翻译成英语

Omzumda şiddetli bir ağrı hissettim.
从土耳其语翻译成英语

Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
从土耳其语翻译成英语

Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.
从土耳其语翻译成英语

Komedyenler şakalarını şiddetli ölüm ya da ciddi kazalar gibi trajik durumlara dayandırırlar.
从土耳其语翻译成英语

Toplantıya katılamamamın nedeni şiddetli bir baş ağrımın olmasıydı.
从土耳其语翻译成英语

Bu yıl şiddetli bir kış var.
从土耳其语翻译成英语

Kışlar şiddetli soğuktu.
从土耳其语翻译成英语

Şu anda çok şiddetli bir deprem her an olabilir.
从土耳其语翻译成英语

Bir tayfun kuvvetli rüzgarlarla ve toplu taşıma araçlarını durduran şiddetli yağmurlarla çarşamba günü Tokyo'yu vurdu.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un şiddetli bir baş ağrısı var.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur nedeniyle, oyun iptal edildi.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmurdan sonra büyük bir sel vardı.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur sel getirdi, hasara sebep oldu.
从土耳其语翻译成英语

Yarın şiddetli yağış bekliyoruz.
从土耳其语翻译成英语

Bu son 30 yıl içerisinde en şiddetli kar yağışıdır.
从土耳其语翻译成英语

O, havlayan köpeğe şiddetli bir tekme attı.
从土耳其语翻译成英语

John, eşi ile şiddetli bir tartışma yaşadı.
从土耳其语翻译成英语

Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur yağdı.
从土耳其语翻译成英语

Dün şiddetli yağmur yağdı.
从土耳其语翻译成英语

Dün şiddetli kar yağdı.
从土耳其语翻译成英语

Üç gün şiddetli yağmur yağdı.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli yağmur yağmaya başladı.
从土耳其语翻译成英语

Bu gece şiddetli yağmur yağıyor.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetli gürültü onu hoplattı.
从土耳其语翻译成英语

Yağmur iyi ve şiddetli yağıyordu.
从土耳其语翻译成英语

Yangın şiddetli bir şekilde yanıyor.
从土耳其语翻译成英语

Dün gece şiddetli bir yağmur vardı.
从土耳其语翻译成英语

Kısa sürede yağmur şiddetli yağmaya başladı.

Osaka'da şiddetli yağmur yağıyordu.

Şiddetli kardan dolayı tren iki saat gecikmişti.

Dün sabah şiddetli yağmur yağdı.

Şiddetli kara rağmen o geldi.

Şiddetli yağmurdan dolayı evden çıkamadık.

Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.

Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.

Şimdi şiddetli yağmur yağıyor.

Ben şiddetli bir hayal kırıklığına uğradım.

Şiddetli yağmurla seli hep ilişkilendirirlerdi.

Dün şiddetli yağmur vardı.

Kasırgalar şiddetli fırtınalardır.

Şiddetli bir krizle karşı karşıyayız.

Sabahleyin şiddetli yağmur yağdı.

Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.

Dün gece şiddetli yağmur vardı.

Şiddetli yağmur gidişimi engelledi.

Şiddetli yağmurlar bir günden daha fazla yağdı.

Şiddetli yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.

Şiddetli yağmura rağmen dışarı çıktı.

Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.

Böylesine şiddetli bir kar yağışı asla olmadı.

Şiddetli bir okyanus fırtınası Batı Hint adalarını vurdu.

Şiddetli bir savaş daha başlamaya hazırdı.

Sırtında ve bacaklarında şiddetli ağrı hissetti.

Uzun süredir ilk kez Kyoto'da şiddetli kar yağdı.

Şiddetli yağmur nedeniyle gelemedim.

Şiddetli kar sonucu olarak geç kaldı.

Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.

Şiddetli kar dışarı çıkmamı engelledi.

Monte Cassino'da şiddetli bir savaş oldu.

Savaş hızla şiddetli ve kanlı oldu.

Şiddetli havalarda, evde kalmak en iyisidir.

Bu şiddetli ısı sizi rahatsız ediyor gibi görünmüyor.

İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.

Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.

Savaş şiddetli ve inanılmaz şekilde kanlıydı.

Şiddetli yağmur onların oraya gitmesini engelledi.

Göğsümde şiddetli bir ağrı var.

Şiddetli bir gök gürültüsü vardı.

Şiddetli yağmur yağıyor.

Dünkü şiddetli kar yağışından dolayı, yer çok kaygandı. Dışarıya adım atar atmaz kaydım ve kıçımın üstüne düştüm.

Tom son derece şiddetli.

Tom şiddetli değildi.

İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.

Tom şiddetli oldu.

Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.

Rüzgâr dışarıda gerçekten şiddetli.

Onun yokluğunun nedeni şiddetli baş ağrısıydı.

Tom şiddetli acı içindeydi.

Tom şiddetli hayal kırıklığına uğradı.

Tom şiddetli bir güney aksanıyla konuşur.

Tom normalde şiddetli bir kişi değil.

Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.

Tom şiddetli ağrı içinde.

Tom şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi yaşıyor.

Şiddetli rüzgarlar yüksek profilli araçlar için seyahati tehlikeli yapıyorlar.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语