Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“şiddetle”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 şiddetle。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Durum şiddetle sonuçlandı.
从土耳其语翻译成英语

Ben ona biraz nasihat vermeye çalıştım fakat o bana şiddetle kötü davrandı.
从土耳其语翻译成英语

Senatör Hoar şiddetle antlaşmaya karşı konuştu.
从土耳其语翻译成英语

Otobüs yukarı ve aşağı şiddetle sarstı.
从土耳其语翻译成英语

Tekne dalgalı denizde şiddetle sallandı.
从土耳其语翻译成英语

Birlik askerleri şiddetle savaştı.
从土耳其语翻译成英语

Onlar şimdi şiddetle mücadele ediyorlar fakat çok uzun zaman geçmeden önce savaş baltasını gömeceklerine sizi temin ederim.
从土耳其语翻译成英语

Bunu şiddetle tavsiye ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Tom şiddetle özlemiş olacak.
从土耳其语翻译成英语

John Rutledge şiddetle karşı çıktı.
从土耳其语翻译成英语

Kyoto'yu ziyaret etmeni şiddetle öneriyorum.
从土耳其语翻译成英语

O öğretmen tarafından şiddetle azarlandım.
从土耳其语翻译成英语

İyi örnek cümleler yazmak o kadar kolaydır ki bir sürü kötü olanlardan kurtulma sürecinde birkaç iyi cümleyi kazara iptal etsek bile, sanırım çok sayıda iptal yaparak bu korpusun kalitesini şiddetle geliştirebiliriz.
从土耳其语翻译成英语

Tavsiyemi dinlemenizi şiddetle ısrar ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Bunu kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Bu ilacı derhal kullanmanı şiddetle tavsiye ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Tekrar düşünmeni şiddetle tavsiye ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Onu yapmamanı şiddetle tavsiye ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un bununla başa çıkmasına izin vermeni şiddetle tavsiye ediyorum.
从土耳其语翻译成英语

Tom şiddetle çarptı.
从土耳其语翻译成英语

Tom şiddetle çöp kutusunu tekmeledi.
从土耳其语翻译成英语

Bu teknoloji güneş enerjisinin maliyetini şiddetle düşürecektir.
从土耳其语翻译成英语

Ne kadar şiddetle kar yağarsa yağsın gitmek zorundayım.
从土耳其语翻译成英语

Yaşamanın maliyeti şiddetle artmıştır.
从土耳其语翻译成英语

Tom şiddetle öksürmeye başladı ve onun sağlığı hakkında endişeliyim.
从土耳其语翻译成英语

Ona sokakta şiddetle çarptım.
从土耳其语翻译成英语

Vandallığın, eşkıyalığın her türlüsüne şiddetle karşıyım.
从土耳其语翻译成英语

O unutkan oldu, bu onu şiddetle sinirlendirdi.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetle cezalandırılmalıdır.
从土耳其语翻译成英语

Tom şiddetle öksürdü.
从土耳其语翻译成英语

Tom şiddetle mücadele ediyor.
从土耳其语翻译成英语

Bu sabahtan beri şiddetle yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Ona şiddetle ihtiyacımız var.
从土耳其语翻译成英语

Bir an bile tereddüt etmeden , komploya karşı şiddetle harekete geçtiler.
从土耳其语翻译成英语

Fırtına üç gün şiddetle devam etti.
从土耳其语翻译成英语

Yer fıstığına şiddetle alerjim var.
从土耳其语翻译成英语

Seni şiddetle özleyeceğiz.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetle aynı fikirdeyim.
从土耳其语翻译成英语

Tom suçlamaları şiddetle reddetti.
从土耳其语翻译成英语

Ben şiddetle bir uzlaşmaya karşıyım.
从土耳其语翻译成英语

Şiddetle karşı çıkıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Ben şiddetle hastayım.
从土耳其语翻译成英语

Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.

Ben nefesimi tutmaya çabalarken dalgalar beni şiddetle ileri geri fırlatıyordu.

Avrupa'da bir kamusal alan eksikliği giderek şiddetle hissedilmektedir.

Şiddetle yağmur yağdığı için okula geç kaldık.

O, inancına şiddetle bağlandı.

Rüzgar şiddetle esiyor.

Tom şiddetle yumruğunu masaya vurdu.

Bu konuda çok şiddetle hissettim.

Ben derhal buradan çıkmanı şiddetle tavsiye ediyorum.

Tom şiddetle titremeye başladı.

Bunu ne kadar şiddetle istiyorsun?

Tom şiddetle aynı fikirde değil.

Fırtına bütün o gece şiddetle esmişti.

O şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyor.

Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.

Biz şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyoruz.

O şiddetle politik doğruluğa karşı oluyor.

Politik doğruluğa şiddetle karşıyım.

Tom suçlamaları şiddetle savunacağını söyledi.

Buna karşı şiddetle tavsiye ediyorum.

Tom'un önerdiğini yapmanızı size şiddetle tavsiye ederim.

Tom'dan uzak durmanızı şiddetle öneriyorum.

Zemin şiddetle sarsıldı.

İnsanlar, inşaatı sırasında Eyfel Kulesi'ni şiddetle eleştirdiler.

Tavsiyesine uymanızı şiddetle tavsiye ederim.

Tom'u görmezden gelmeni şiddetle tavsiye ederim.

Eğer çok şiddetle yağmur yağmasaydı oyun iptal edilmezdi.

Son zamanlarda başkentte şiddetle yağmur yağıyor.

Tom'un tavsiyesini takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Sami'nin vücudu zehire şiddetle tepki gösterdi.

Şiddetle nerede olursa olsun savaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.

Şiddetle aynı fikirde değilim.

Bu tür eylemleri şiddetle kınıyoruz.

Sami, Leyla'ya şiddetle tecavüz etti.

Ayaklanma şiddetle bastırıldı.

Sami şiddetle ilgili hikayelerinden etkilenmişti.

Patronun yapmanı istediği şeyi şiddetle yapmanı tavsiye ederim.

Kişi şiddetle ikna olmaz

İnsanlar şiddetle ikna olmazlar.

Kalbimin şiddetle çarptığını hissettim

Tom, Mary'ye bunu yapmasını şiddetle tavsiye etti.

Tom, Mary'ye bunu yapmamasını şiddetle tavsiye etti.

Bunu yapmayı kesmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Sami şiddetle dövüldü ve kafası kesildi.

Sami'nin evi şiddetle yanıyordu.

Tom'u şiddetle cezalandırmak zorundayız.

Bundan sonra işler şiddetle farklı olacak.

Onun kalbi korkudan şiddetle çarpıyor.

Boris Johnson'un Kurtuluş Savaşı'na şiddetle muhalefet eden Türk büyük dedesi hain olarak görülüp linç edilmişti.

Durum şiddetle sona erdi.

Ne zaman taşaklarına bir sinek konar, işte o zaman her sorunun şiddetle çözülemeyeceğini anlarsın.

Cinayet kamuoyunu şiddetle sarstı.

Bina şiddetle sallanıyordu.

Janos o karara şiddetle karşıydı.

Tatile şiddetle ihtiyacın var.

Polisi aramanı şiddetle tavsiye ederim.

Polisi aramanızı şiddetle tavsiye ederim.

Savaşı şiddetle kınamayan kim var? Ve barışı tutkuyla sevmeyen kim var?

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语