Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“önem”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 önem。超过 89 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Savaşı kazanıp kazanmamamız çok önem arz edecek.
从土耳其语翻译成英语

Bu konuya çok önem verdi.
从土耳其语翻译成英语

Sözlerime biraz önem verdiler.
从土耳其语翻译成英语

Kendi güvenliklerine önem vermediler.
从土耳其语翻译成英语

Konuşulan İngilizceye büyük önem verdi.
从土耳其语翻译成英语

Paraya çok fazla önem vermemeliyiz.
从土耳其语翻译成英语

Onun söylediklerine çok fazla önem yüklüyorsun.
从土耳其语翻译成英语

İtibarına çok önem verir.
从土耳其语翻译成英语

Onun oraya gitmesine önem verdik.
从土耳其语翻译成英语

Her şeyden önce, sağlığıma önem veririm.
从土耳其语翻译成英语

Neden sterilizasyona önem vermiyorsun?
从土耳其语翻译成英语

Tom'u önem verdiğini söyleyebilirim.
从土耳其语翻译成英语

İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.
从土耳其语翻译成英语

Onun uyarılarına daha fazla önem vermelisin.
从土耳其语翻译成英语

Tom sağlığına önem gösterir.
从土耳其语翻译成英语

Dış görünüşe önem verme.
从土耳其语翻译成英语

Bu hayati önem taşıyan bir konu.
从土耳其语翻译成英语

İnsanlar günümüzde popüler kültüre eskisinden daha çok önem vermekte.
从土耳其语翻译成英语

Özel yaşamıma önem veririm.
从土耳其语翻译成英语

Gerçekten önem verdiğimi düşünüyor musun?
从土耳其语翻译成英语

Tom'un tüm önem verdiği şey para.
从土耳其语翻译成英语

Okul hakkında neye önem veriyorsun? Yarın oraya gidebilirsin.
从土耳其语翻译成英语

Onun eksanterik hareketlerine önem vermemelisiniz.
从土耳其语翻译成英语

Onun eksanterik hareketlerine hiç önem vermemelisin.
从土耳其语翻译成英语

Çiçeklere ne zamandır önem veriyorsun?
从土耳其语翻译成英语

O bu konuya önem vermektedir.
从土耳其语翻译成英语

Onlar temizliğe büyük önem verdi.
从土耳其语翻译成英语

O, olaya büyük önem verdi.
从土耳其语翻译成英语

Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.
从土耳其语翻译成英语

Ne zamandan beri herhangi birinin ne düşündüğüne önem veriyorsun?
从土耳其语翻译成英语

Ne zamandan beri başka birinin ne düşündüğüne önem veriyorsun?
从土耳其语翻译成英语

Ne zamandan beri ne düşündüğüme önem veriyorsun?
从土耳其语翻译成英语

"Aslında beni hiç sevmiyorsun. Tek önem verdiğin şey matematik!" "Ne münasebet, seni seviyorum!" "Kanıtla!" "Peki. Sevdiğim şeyler A kümesi olsun..."
从土耳其语翻译成英语

Başka hiç kimseye önem vermiyorum!
从土耳其语翻译成英语

Çok önem taşıyor.
从土耳其语翻译成英语

O ona önem verecek birini istiyor.
从土耳其语翻译成英语

Randevulara zamanında gitmeye önem veririm.
从土耳其语翻译成英语

Tom Mary'nin önem verdiğini biliyordu.
从土耳其语翻译成英语

Onlar o konuya önem verdi.
从土耳其语翻译成英语

Bu şeyleri önem sırasına göre sıralamaya çalış.
从土耳其语翻译成英语

Çoğu kadın modaya çok önem verir.
从土耳其语翻译成英语

Bu yüzden önem veriyorum.
从土耳其语翻译成英语

Neden bu kadar önem veriyorsun?
从土耳其语翻译成英语

Önem vermemizin nedeni bu.
从土耳其语翻译成英语

Toplumun ne düşündüğüne neden önem vermeliyim?
从土耳其语翻译成英语

Caribou ultraviyole ışığı görebilir. Bu yetenek sert Arktik ortamda yaşamaları için hayati önem taşımaktadır.
从土耳其语翻译成英语

Onların ağımıza sızmasına önem veremeyiz.

Tüm eleştrilerine önem verirsem, olduğum yerde olmam.

Tüketiciler genelde kaliteden ziyade miktara önem verir.

Eğer gerçekten aile değerlerine önem veren bir milletsek, çoğu kadının doğum yapmak için ücretli izin bile alamadığı gerçeğine katlanmazdık.

Onun yardımı, bu planın başarısı için hayati önem taşıyor.

Neden bu olaya önem veriyorsunuz?

Tom senin düşündüğünden daha fazla önem verir.

Hiç kimse ne düşündüğüme önem vermez.

Hiç kimse ne düşündüğüne önem vermez.

Hiç kimse onun ne düşündüğüne önem vermez.

Bu soru büyük bir önem taşımaktadır.

Ben onun sözlerine önem vermedim.

Tom çocuklar yedikten sonra yemek yemeye önem vermediğini söyledi.

Hayatta, kendince ne çok şeyin önemsiz olduğunu göreceksin, neylerin kendin için önem taşıdığını daha iyi anladığında.

Tom temizliğe çok önem verdi.

O gün benim sözlerime önem verilmedi.

Elden gelen bölgesel önlemlerin alınmasına ve özellikle halkın gerçek durum üzerinde aydınlatılmasına ve orada bulunan yabancı birlik ve subaylardan çekinmeye yer olmadığının anlatılmasına önem verildi ve hemen o bölgede ulusal örgütler kurmaya girişildi.

Türk kültüründe ekmeğe büyük önem atfedilir.

Sporcu yaşantısında, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra psikolojik dayanıklılık da oldukça önem taşır.

İplemek; umursamak, aldırış etmek, değer ve önem vermek

İnternette gizliliğime önem vermiyordum, ama geçenlerde bir kimlik hırsızı benim kimlik bilgilerimle banka hesabımı boşalttı.

''Romantik akşam yemeği'' sözcük öbeğinin ''Romantik'' kısmı daha çok kadınlara hitap ediyor iken, erkekler için önem arz eden ''Akşam yemeği'' olmaktadır.

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler elinden büyük iş gelmeyenlerdir.

Durres turizm açısından da önem taşıyor.

Genişleme, coğrafi açıdan da önem taşıyor.

Makedonya son yıllarda bilime büyük önem veriyor.

Eğitim, bu toplum için hayati önem taşıyor.

Terör, fazla önem vermediğimiz bir sorun.

Projeler turizm açısından da önem taşıyor.

Hükümet sürece çok önem verdi.

Yaz aşklarına hak ettiğinden fazla önem atfetmemek lazım.

Tom ve Mary; kimsenin onlardan hoşlanmıyor gibi görünmesine önem veriyor gibi görünmüyordu.

İnsanların görünüşlerine pek önem vermiyorum.

İnternetin uçsuz bucaksız imkânları dünyanın dört bir köşesine yayıldıkça okul dışı öğrenim de okulda öğrenim kadar önem kazandı.

Endotrakeal tüp takarken gırtlağa zarar vermemek her zaman önem arz eden bir konudur.

Bu bir gerçek önem mevzuu.

Buraya nasıl geldiğin önem arz etmez.

Ne kadar süreceği önem arz etmez.

Keske benim fikirlerime daha çok önem verseydi.

Spora her zaman ve özellikle tüm hükümetler tarafından en büyük önem verilmiştir ve bunun iyi bir nedeni vardır: kitleleri eğlendiriyor, şaşırtıyor ve aptallaştırıyor; ve her şeyden önce diktatörler neden her zaman ve her durumda spor yanlısı olduklarını biliyorlar.

Üretimde ham maddenin vakitlice tedarik edilmesi büyük önem teşkil eder.

Dakiklik yeni işinde büyük önem arz ediyor.

Görme ve işitme duyularının gerçeklik algısı oluşturmada öteki duyularımızdan daha büyük önem arz ettiği düşünülegelmiştir.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语