Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

含“çalışma”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 çalışma。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.
从土耳其语翻译成英语

Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.
从土耳其语翻译成英语

Aşırı çalışma ve yetersiz yemeklerden dolayı, o hastalandı.
从土耳其语翻译成英语

Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
从土耳其语翻译成英语

O, 200 saat ücretsiz çalışma cezasına çarptırıldı.
从土耳其语翻译成英语

Çalışma sigara içmenin sağlığımızı mahvettiğini netleştirmiştir.
从土耳其语翻译成英语

Sıkı çalışma başarının önemli bir faktörüdür.
从土耳其语翻译成英语

O çalışma masası Meg için çok küçük.
从土耳其语翻译成英语

Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?
从土耳其语翻译成英语

Çalışma odasının mobilyasını vergiden düşürebildi.
从土耳其语翻译成英语

Onun çalışma odasının mobilyası vergiden düşürülebilirdi.
从土耳其语翻译成英语

Çalışma odasısının mobilyasını vergiden düşebildi.
从土耳其语翻译成英语

O hiç çalışma yapmadı.
从土耳其语翻译成英语

O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.
从土耳其语翻译成英语

O kuşların nasıl uçtuğu üzerine çalışma yaptı.
从土耳其语翻译成英语

Çalışma çok fazla enerji alır fakat bu çabaya değer.
从土耳其语翻译成英语

Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."
从土耳其语翻译成英语

Sık sık kendini çalışma odasına kapatır ve böyle şeyler yazar.
从土耳其语翻译成英语

Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.
从土耳其语翻译成英语

Yeni bir ticaret bölgesi için planlar henüz çalışma aşamasında.
从土耳其语翻译成英语

Onlar daha iyi çalışma koşulları talep etmedi.
从土耳其语翻译成英语

Çalışma size iyi gelecek.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un ders çalışma isteği yok.
从土耳其语翻译成英语

Tom normal çalışma saatlerinin dışında çalıştığında %50 zamlı aldı.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un çalışma alanı hukuktur.
从土耳其语翻译成英语

Tom'un Fransızca çalışma isteği yok.
从土耳其语翻译成英语

Tom ve Mary daha iyi çalışma koşulları talep etti.
从土耳其语翻译成英语

Zaman, çalışma, eğlence, ve eğitim için ayrılmıştır.
从土耳其语翻译成英语

Bu, kürtaj hakkında sosyolojik bir çalışma
从土耳其语翻译成英语

Neden bir çalışma grubu oluşturmuyoruz?
从土耳其语翻译成英语

Tom'un şirketindeki işçiler daha kısa çalışma saatleri talep ediyorlar.
从土耳其语翻译成英语

Çok sıkı çalışma.
从土耳其语翻译成英语

Benim çalışma odam yukarıda.
从土耳其语翻译成英语

Ben Manny tarafından yönetilen, veri transferi üzerine çalışan çalışma grubu, 14 Ocak 1999'da bir toplantı yapacak.
从土耳其语翻译成英语

Onun çalışma odası parka bakıyor.
从土耳其语翻译成英语

Çalışma yapmak için çok yorgunum.
从土耳其语翻译成英语

Yılın en soğuk günlerini yaşadığımız şu günlerde soğuk ve yağışlı havadan halkın olumsuz etkilenmemesi için belediye ekipleri aralıksız çalışma yapmaktadır.

Sanırım benim için çalışma zamanıdır.

Haftada kaç kez futbol takımı çalışma yapar?

Değiştiremediğin şeyler hakkında şikâyet ederek çok fazla zaman harcamaya çalışma.

Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.

Onlar çalışma arkadaşlarımdır.

Çalışma şartlarını iyileştirmek istiyorlar.

Ekonomide hiçbir sistematik çalışma dayanışmayı öngörmez

Çalışma neredeyse tamamlandı.

Çalışma odasında hâlâ iş başında.

Bu iş çok çalışma gerektirir.

Yazar çalışma odasında kendini öldürdü.

Çalışma odasında bir sürü kitap var.

Bu işlerin hepsini bir defada yapmaya çalışma.

Daha kısa çalışma saatleri istiyorlar.

Babam bir garajı bir çalışma odasına dönüştürdü.

Su polosu takımı sabah 5:30'da çalışma yapar.

Bu çalışma odasını misafirleri kabul etmek için de kullanırım.

Roman yazarı çalışma için malzemeleri topladı.

Seninle çalışma fırsatı için memnun oldum.

Çok fazla çalışma!

Beni kandırmaya çalışma.

Beni durdurmaya çalışma.

Bu onun çalışma şekli mi?

işçiler çalışma saatlerinin uzatılmasını şikayet ettiler.

Çalışma zamanı çalış, eğlence zamanı eğlen.

Tüm suçu bana yüklemeye çalışma.

Daha iyi maaş ve daha iyi çalışma koşulları için temizlik emekçileri grevine barış içinde yardım etmek için oraya gitmişti.

Niyetimiz aynı ancak çalışma biçimimiz değil.

Bana kazık atmaya çalışma!

Çalışma arkadaşlarımın çoğu benden büyük fakat bana laf sokmayı çok seviyorlar.

Beni yönlendirmeye çalışma.

Çalışma arkadaşlarımın hepsi benden nefret etse bile ben onları içten içe seviyorum.

Çalışma arkadaşlarınız içerideyken siz dışardasınız ne garip değil mi?

İslam ve batı arasındaki ilişki yüzyıllar süren birliktelik ve ortak çalışma fakat aynı zamanda çatışma ve din savaşları içermektedir.

Çok fazla çalışma.

Konuşmaya çalışma.

Onu saklamaya çalışma.

Bunu inkar etmeye çalışma.

Hareket etmeye çalışma.

Tom onu tek başına yapmaya çalışma hatası yaptı.

Windows'un Çalışma Grubu 3.11 için tek eksik özelliği Türkçe klavye düzenidir.

Ders çalışma.

Bunu anlamaya çalışma.

Beni taklit etmeye çalışma.

Beni korkutmaya çalışma.

Çalışma.

Komik bir şey yapmaya çalışma.

Kaçmaya çalışma.

Tom çalışma arkadaşlarıyla iyi geçinmez.

Ana çalışma alanınız nedir?

Bu bir İncil çalışma grubudur.

İşçiler çalışma şartlarına karşı söyleniyorlar.

Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.

Yardımım olmadan yapamayacağını bildiğin için bana şirin gözükmeye çalışma!

Metindeki bütün cümleleri hatırlamaya çalışma, bu neredeyse imkansız.

Şimdi çalışma vakti. İşe başlayalım.

O cadde çalışma nedeniyle kapalı.

Kütüphanenin sessizliği, çalışma için mükemmel bir çevre sağladı.

Uyumlu çalışma son derece değerlidir.

Öğretmenimiz çalışma sırasında sözlük kullanmamıza izin verdi.

Onu taklit etmeye çalışma.

Evin bir yemek odası, bir yatak odası ve bir çalışma odası var.

Makine gibi çalışma!

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语