Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım MerkeziİletişimGiriş yap
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web sitesi çeviriciÇevrimiçi çeviriciFiil çekimleriDer Die Das aramaKullanım örnekleriWordsDefinitionIdioms

"park" içeren Türkçe örnek cümleler

park kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Londra'da birçok güzel park vardır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Araba, binanın önüne park edildi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Arabanızı buraya park edemezsiniz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Arabanı buraya park edemezsin.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Central Park çalıştığım yere yakındır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park oldukça büyüktür; Çok sayıda ağaçları ve çok sayıda çiçekleri vardır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park bana çocukluğumu hatırlatıyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park, bahar ayında en iyi durumundadır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park gerçekten güzel ve temiz.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park çocuklar için bir cennet.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park asil bir aile için bir avlanma yeriydi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park gülleriyle ünlü.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park ne kadar büyük?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park herkese açıktır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park ondan daha güzel.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bu park kiraz çiçekleri ile ünlüdür.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tam benim yeni spor arabamın arkasında park edilmiş eski bir külüstür vardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom bana park civarını gezdirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Pazar olduğundan park kalabalıktı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom otelin arkasında park etmeyi başardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom caddenin her iki tarafına da park edebilirsiniz diyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom Mary'ye onun yerine park ettiği için kızgındı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom Mary'ye başka bir yerde park etmesini söyledi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom arabasını bir metro park garajında parketti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom dün öğleden sonra bir park cezası aldı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom insanların onun evinin önüne park etmelerini sevmiyor.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom park edecek bir yer bulamadı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom bir park yeri bulamadı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom arabasını park yerinden çıkardı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Polisler park yakınında terk edilmiş bir arabada bir ceset buldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Bazı insanlar, park bankları üzerinde rahatlayarak zaman öldürüyorlar.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park hangi yönde?
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park çocuklarla doludur.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park insanlarla doluydu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park nehre kadar uzanmıştı.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Park kısa bir mesafededir.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Ben park boyunca yürüdüm.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom'un arabası dükkânın önünde park edilmişti.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir

Nereye park edebilirim?

Burada park edebilirsiniz.

Bir park yeri var mıdır?

Park insan doluydu.

Arabamı buraya park edebilir miyim?

Arabamı kapının yanına park ettim.

Park Ridge'ye giden otobüs bu mudur?

Ona arabasını nereye park ettiğini sor.

Tepeler, küçük bir müze, bir park ve büyük bir kilise vardır.

O, park civarında koşuyor olabilir.

O, boş bir arazide arabasını park etti.

Londra'da çok sayıda park vardır.

Okulumun yanında büyük bir park vardır.

Burada büyük bir park vardı.

Ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordum.

Sana arabanı nereye park edeceğin söylendi mi?

Kasabanın merkezinde güzel bir park vardır.

Buradan Park Street'e nasıl gideceğimi bana söyler misiniz?

Buraya park edebilirsin.

Park her mevsimde kalabalıktır.

Evimin yanında bir park vardır.

Park çocuklarla dolu.

Orada araba park etmek yasal değildir.

Park edecek başka bir yer yok.

En sevdiğin milli park hangisi?

İki park arasında bir nehir var mıdır?

Arabanızı burada park etmeniz yasal değil.

İşaret insanları park etmemesi için uyarıyordu.

Buraya park etmek için izin aldın mı?

Lütfen arabamı nereye park edeceğimi söyle.

Park şehrin merkezindeydi.

Evimin yanında güzel bir park var.

Tom arabasını Mary'nin evinin arkasına park etti.

Müşteriler için bir park yerimiz var.

Buralarda park edecek birkaç yer var.

Polis ona orada park etmesi için izin verdi.

Kanuna aykırı park etmekten, ona 5.000 yen ceza verdiler.

Caddenin her iki tarafında da park edebilirsiniz.

Arabasını binanın önünde park etti.

Park Street'e nasıl gidileceğini bana söyler misiniz?

Tom, okulun önünde park edilmiş araba olmadığını fark etti.

Evimin önüne garip bir araba park edildi.

Otoparka yüzlerce araba park edildi.

Park şehir merkezinde yer almaktadır.

Tom'un bir park bankında hiç uyuyup uyumadığını merak ediyorum.

Park nerede?

Buraya park edebilir misin?

Burada park edemezsin.

Ona, arabamı nereye park edebileceğimi sordum.

Tom okulun önünde park etmiş otobüste oturan Mary'ye bakıyordu.

Niçin buraya park ettin?

Tom'un arabasını park alanında gördüm.

Tom'u park alanında gördüm.

Çifte park etmişsiniz.

Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir
Türkçe dilinden İngilizce diline çevir